• ArÅŸiv

  • Kasım 2008
  • Ekim 2008
  • Eylül 2008
  • AÄŸustos 2008
  • Temmuz 2008
  • Temmuz, 2008

    « Sonraki Sayfa


    Bu ördek altın yumurtlayacak!

    İnanılmaz ama resimde gördüğünüz ördek, bir kaç aya kalmaz altın yumurtlayacak. Veterinerler de ördeğe iyi bakın dedi!

    Kayseri’de ”altın yumurtlayan tavuk” hikayesi gerçek oldu. Bankalar caddesindeki bir iÅŸ hanında sarraflık yapan Tansel Turgut’un, kızı için aldığı yavru ördek, 1 gram altını yuttu.

    Turgut, 4. sınıfa geçen kızı Özge için dükkanına gelen bir satıcıdan 2 YTL’ye yavru bir ördek aldığını, tezgahın üstünde beslemek istediÄŸi ördeÄŸin ise hurda altın kutusundan bir parça altını yuttuÄŸunu söyledi.

    Ördeğin altını çıkarmasını beklediklerini, ancak henüz bunun gerçekleşmediğini belirten 20 yıllık sarraf Tansel Turgut, şöyle devam etti:

    ”2 YTL’ye kızım için aldığım yavru ördek, 1 gram civarındaki hurda altını yuttu. Altının ÅŸu andaki deÄŸeri 42 YTL. BaÄŸ evimizde ördeÄŸimizi besliyoruz. Sabahleyin ördeÄŸin kutusuna baktım dışkı yoluyla altın çıkmamış. Biraz zaman alabilir. Çok sevimli bir hayvan.

    AkÅŸam evde kızıma ve annesine ördeÄŸin altın yuttuÄŸunu ve yakın zamanda çıkartabileceÄŸini söyledim. Böyle bir ÅŸey ilk defa başıma geliyor. ‘Altın yumurtlayan tavuk’ hikayesini duymuÅŸtum ama hikayenin benzerinin başıma geleceÄŸi aklımdan geçmezdi.”

    Babasının kendisi için aldığı ördek yavrusu ile oynadığını belirten 10 yaşındaki Özge ise, ”Babam benim için ördek almış. Ancak iÅŸyerinde korkunç bir olay olmuÅŸ. Bir parça altını yutmuÅŸ. Babam akÅŸam baÄŸ evimize ördeÄŸi getirdiÄŸinde bu olayı bize anlattı. Çok ÅŸaşırdık. Åžampuanla ördeÄŸi yıkadık. Åžimdi, altının çıkmasını bekliyoruz”dedi.

    Erciyes Üniversitesi Veteriner Fakültesi Parazitoloji Ana Bilim Dalı BaÅŸkanı Prof. Dr. Abdullah İnci de ördeÄŸin karnındaki altının dışkı yoluyla ne zaman çıkacağını net olarak söylenemeyeceÄŸini belirtti. İnci, ”Altının ne zaman çıkacağını bilemeyiz. Tavsiyem, ördeÄŸin sahibi olan vatandaÅŸlarımız hayvana iyi baksınlar” diye konuÅŸtu.

    Yorgan gitti kavga bitti

    Paksüt, “Kıyamet kopacak” demiÅŸti ya… Hayır kopmadı… Zafer nidaları da yoktu. Peki Ankara’da ne vardı derseniz, özeti şöyle;



    ZÜBEYİR KINDIRA
    İNTERNETHABER

    ANKARA- Anayasa Mahkemesi BaÅŸkanvekili Osman Paksüt’ün, ‘Karar ne olursa olsun sonuçta Türkiye’de kıyamet kopacak’ öngörüsünün aksine Türkiye bugün oldukça sakin bir gündemle uyandı. Mart ayından bu yana her gün tartışmalar, karşılıklı suçlamalar, grup toplantılarında liderlerin eleÅŸtirileri, laiklik- dincilik tartışmaları, gerginlikler ve de kapanırsa ne olur senaryoları ile çalkalanan Ankara siyaset sahnesi, karar açıklandıktan sonra adeta sütliman oldu.

    SUS MESAJI
    Karar sonrası AK Parti Grup BaÅŸkanvekilliÄŸinden hemen bir cep mesajı geçilerek, milletvekillerinden aşırı sevinç ve konuÅŸma, deÄŸerlendirme yapılmaması istendi. Açıklama yasağı gelen milletvekilleri, demeç vermeyince bir anda AKP grubu sessizliÄŸe büründü. Dün gece AK Parti genel merkezi’nde baÅŸbakan ErdoÄŸan’ın yaptığı açıklama yapması sonrasında ortalık bir anda duruldu.

    GÜNDEM SAKİNLEŞTİ
    Sabah Türkiye adeta yepyeni bir gündemle daha doÄŸrusu gündemsiz uyandı. Ve sonuç ne olursa olsun kıyamet kopacağı söylenen Türkiye’nin dünkü görüntüsü bu görüşün aksine oldukça sakindi. Ankara ve siyaset gündemi bugün şöyle geçti:

    - Sabah TBMM’nin tatile girmesi gündeme geldi ve tatil kararı alındı.
    - AK Partililerin de büyük çoğunluğu Meclis yerine seçim bölgelerine gitti, meclis kulisleri sakinleşti.
    - Muhalefet TBMM’nin yasalarla ilgili gündemine döndü ve gergin tartışmalar olmadı.
    - AK Parti Grubu toplanacak dendi. Sonra iptal edildi. Dahası rutin olarak yapılan Grup Yönetim Kurulu toplantısı bile iptal edildi.
    - Cumhurbaşkanı Gül, Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile son olağan görüşmesini yaptı. Neredeyse duyulmadı.
    - Gül, Başbakan Erdoğan ile de görüştü. Ama bu da gündemde yer teşkil etmedi.
    - BaÅŸbakan önce dinlendi. Sonra MGK Genel Sekreterini kabul etti. İçeriÄŸi tartışılmadı bile. BaÅŸbakan köşk sonrası HaÅŸimi’ye geçmiÅŸ olsun ziyaretine gitti.
    - Meclis’te anlaÅŸmaya varıldı. İvedi birkaç yasa görüşülüp, tatile gidecekler. Ne muhalefet ne iktidar gerginlik çıkartacak bir konuyu gündeme getirmedi bile.
    - TBMM Başkanlık Divanı toplandı. Yeni hiçbir konu gündeme gelmedi.
    - TV kanalları bile öğle saatlerinden sonra mahkeme kararı üzerine yorum ve değerlendirmeleri azalttılar.
    - Sonuçta tansiyon düştü.
           Ve Anayasa Mahkemesi BaÅŸkanvekili Osman Paksüt’ün öngördüğü ‘kıyamet’ kopmadı. Aksine sütliman bir Türkiye fotoÄŸrafı ortaya çıktı…

    Süper Loto çekildi

    Sezen Aksu İzmirliler`i coşturdu

    Tunceli`de iki terörist öldürüldü

    Erdoğan`dan birlik çağrısı

    ErdoÄŸan ulusa seslendi. Güngören’deki saldırıyı kınayan ErdoÄŸan, çetelerle mücadeleye devam edeceklerini söyledi.

    ErdoÄŸan, televizyonlarda yayımlanan “Ulusa SesleniÅŸ” konuÅŸmasında, yeni bir baÅŸlangıcın arifesinde olduklarını ifade ederek, “Hep söylerim; her gün yeni bir baÅŸlangıçtır. Her yıl, her mevsim, her ay da yeni bir baÅŸlangıçtır” dedi.

    BİRLİK VE BERABERLİK ÇAĞRISI

    Her devlet gibi Türkiye’de de sorunların olduÄŸunu ifade eden BaÅŸbakan ErdoÄŸan, birlik çaÄŸrısı yaptı. Birlik ve beraberlik saÄŸlandığı sürece bütün sorunların aşılabileciÄŸini belirten ErdoÄŸan, konuÅŸmasını şöyle sürdürdü;

    “Bizim sabit noktamız, birlik ve bütünlüğümüzdür. Bunu koruduÄŸumuz takdirde, önümüzde parlak bir gelecek için tarihi imkan ve fırsatlar bulunduÄŸunu bilelim. Yeter ki, birbirimize inanalım, güvenelim. Aramızda kuÅŸkuya, evhama, güvensizliÄŸe yer olmasın. Aramıza fitne, nifak tohumları ekmek isteyenler fırsat bulmasın. Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak, Atatürk’ün gösterdiÄŸi çaÄŸdaÅŸlaÅŸma hedeflerine doÄŸru durmadan yoluna devam edecektir. Bu yolun özellikle dönüşü yoktur.

    Zaman zaman birliÄŸimize, bütünlüğümüze, gelecek umutlarımıza, huzur ve istikrarımıza kast edenler yolumuza çıkabilir. ÇeteleÅŸmeler, hukuk dışı yapılanmalar, terör ÅŸebekeleri karşımıza çıkabilir. Ama milletimiz, hükümetimiz ve anayasal kurumlarımız mücadele iradesine sahiptir. Sonuna kadar da mücadelemiz devam edecektir.”

    GÜNGÖREN’DEKİ PATLAMA

    Ulusa SesleniÅŸ konuÅŸmasında İstanbul Güngören’de yaÅŸanan patlamaya da deÄŸinen ErdoÄŸan, iÅŸlek bir caddede ve yoÄŸunluÄŸun bulunduÄŸu bir saatte kadın, erkek, çocuk, yaÅŸlı ayırt etmeyen alçakça bir terör tuzağının masum vatandaÅŸlarımızı hedef aldığını söyledi.

    O akşamda söylediği gibi, nefretle lanetledikleri bu vahşetin sorumlularının, nerede olurlarsa olsunlar hiçbir şekilde kendilerini bekleyen sondan kurtulamayacağını ifade eden Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

    “Millet olarak acımız büyük. 17 kardeÅŸimizi bu hunhar saldırıda kaybettik. Çok sayıda vatandaşımız da yaralı olarak hastanelere kaldırıldı. Hemen ertesi gün Bakanlar Kurulu toplantımızı iptal ederek, biz de 8 bakan arkadaşımla Güngören’e gittik. Oradaki kardeÅŸlerimizle kucaklaÅŸtık, acılarını paylaÅŸmaya gayret ettik. Hastanelerde yatan yaralı vatandaÅŸlarımızı ziyaret ederek durumlarını takip ettik, geçmiÅŸ olsun dileklerimizi ilettik. Bir kez daha gösterdik ki, bu tür hain saldırılar, hiçbir zaman amacına ulaÅŸamayacağı gibi, terörle mücadeledeki azim ve kararlılığımızı daha da artırmaktadır. İnanıyorum ki aziz milletimiz, huzur ve istikrarına kast eden terör odaklarına en güçlü cevabı, kararlı duruÅŸuyla birlik ve beraberliÄŸine daha çok sahip çıkarak vermeye devam edecektir.”

    TSK, İÇERİDE VE DIŞARIDA OPERASYONLARINI SÜRDÜRÜYOR

    Türk Silahlı Kuvvetlerinin terör örgütü hedeflerine yönelik operasyonlarını karadan ve havadan vurarak sürdüğünü belirten BaÅŸbakan ErdoÄŸan, “Terör örgütü, aldığımız siyasi, diplomatik, sosyal ve ekonomik tedbirler neticesinde giderek daha fazla yalnızlığa mahkum olmaktadır. Son günlerde artan bir ÅŸekilde giriÅŸtikleri çaresiz ve amaçsız eylemler gösteriyor ki artık hiçbir yerde güvenli bir sığınak bulamayacaklarını anlamış bulunuyorlar. Bu çırpınışları da fayda getirmeyecektir. Terörle ne bir yere varmak ne de herhangi bir ÅŸey elde etmek mümkün deÄŸildir. Herkes bunu böyle bilmeli, insanlık dışı terör vahÅŸetine karşı ortak bir duruÅŸ geliÅŸtirmelidir.”

    BÖLGEDEKİ SORUNLARA SEYİRCİ KALAMIYORUZ

    Türkiye’nin dünyadaki yerini güçlendirmesi yolunda emin adımlarla ilerlediklerini ifade eden ErdoÄŸan, “Bu sayede gerek bölgemizde gerekse dünyada yaÅŸanan, milletimizin menfaatlerini de dolaylı ya da doÄŸrudan etkileyen birçok kriz alanına eskisi gibi artık seyirci kalmıyoruz” diye konuÅŸtu. BaÅŸbakan ErdoÄŸan, şöyle devam etti:

    “Çözüm arayışlarında Türkiye önemli bir aktör, belirleyici bir unsur olarak rol alıyor. İlk kez bu ölçüde müdahil bir pozisyon elde etmiÅŸ bulunuyoruz. Dışarıda barış ve istikrar çabalarına yapıcı katkılarımız, taraflar kadar uluslararası toplumda da takdir ve destek buluyor.

    Bu katkılarımızın önemli bir örneği olan Suriye-İsrail dolaylı görüşmelerinin dördüncü turuna da bugünlerde ev sahipliği yaptık.

    Tarafların iradeleri doÄŸrultusunda devam eden bu görüşmelerin somut bir sonuca ulaÅŸması, OrtadoÄŸu barışı açısından büyük bir önem taşıyor. Yine 13 Temmuzda Barselona süreci: Akdeniz için Birlik Zirvesi’ne Paris’te katıldık. Orada bölgesel ve küresel bir tehdide dönüşen su, enerji ve gıda sorunları konusunda Türkiye’nin çözüm vizyonunu anlatan bir konuÅŸma yaptık. Ev sahibi Fransa CumhurbaÅŸkanı Sayın Sarkozy baÅŸta olmak üzere BM Genel Sekreteri, İspanya, Almanya, İsveç, İtalya, Danimarka, Katar, İsrail baÅŸbakanları, Suriye ve Filistin devlet baÅŸkanları ile ikili görüşmelerimiz oldu. Türkiye’nin yararına olacağına inandığımız açılımları deÄŸerlendirmekte, çözüme dönük inisiyatifler almakta, dış iliÅŸkilerimizi diyaloÄŸa dayalı yapıcı bir çizgide sürdürmekte kararlıyız.

    Temmuz ayı bu anlamda çok önemli dış ziyaretler yaptığımız, Türkiye’nin iki önemli dış meselesinde tarihi adımlar attığımız, önemli açılımlar elde ettiÄŸimiz bir ay oldu. BildiÄŸiniz gibi 10 Temmuzda dost ve komÅŸu kardeÅŸ ülke Irak’ın baÅŸkenti BaÄŸdat’a bir ziyaret gerçekleÅŸtirdik. Bu ziyaretimiz 18 yıl aradan sonra bir Türk BaÅŸbakanı’nın ilk ziyareti olması bakımından tarihi bir nitelik taşıyordu. Irak ve Türkiye, ortak bir geçmiÅŸe, akrabalık iliÅŸkilerine ve coÄŸrafi yakınlığa sahip iki ülke. Dolayısıyla iki ülke arasında köprülerin yeniden saÄŸlıklı biçimde kurulmasını son derece önemli görüyoruz. Bu ziyaretimiz sırasında Irak yönetiminin de bizimle aynı duygular içinde olduÄŸunu sevinerek müşahede ettik.”

    IRAK ZİYARETİ

    CumhurbaÅŸkanı Celal Talabani ve BaÅŸbakan Nuri El-Maliki olmak üzere Iraklı yetkililerle çok yararlı görüşmeler yaptıklarını, büyük misafirperverlik gördüklerini vurgulayan BaÅŸbakan ErdoÄŸan, “Umudum o ki bu ziyaretimiz, Türkiye-Irak iliÅŸkileri için son derece hayırlı bir dönemin baÅŸlangıcı olacaktır. Türkiye olarak, Irak’ta yaÅŸanan çalkantı ve istikrarsızlıklardan daima üzüntü duyduk, kardeÅŸ Irak halkının sıkıntılarını sıkıntımız bildik. Irak’ın toprak bütünlüğünü koruması, siyasi istikrarını kazanması, Iraklı kardeÅŸlerimizin çektiÄŸi acıların sona ermesi tek temennimiz oldu. Son olarak Kerkük’te yaÅŸanan kanlı terör saldırısından da büyük üzüntü duyduk. KardeÅŸ Irak halkına baÅŸsaÄŸlığı diliyoruz. Åžimdi bu yönde adımlar atılıyor, Irak’ın istikrarını kazanması, barış dolu bir gelecek inÅŸa etmesi yolunda atılan bu adımları en güçlü biçimde destekliyoruz. Milletimize büyük acılar yaÅŸatmış bölücü terör örgütüyle mücadelede son dönemde uyumlu bir iÅŸ birliÄŸi ve ortak yaklaşım zemini doÄŸmuÅŸtur, bunun her iki ülke için de kazanımları büyüktür.”

    KÜRESEL DALGALANMA

    Erdoğan, konuşmasında ekonomideki gelişmelere değindi. Dünya ekonomisinin bu günlerde zor bir dönemeçten geçtiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, Amerika Birleşik Devletleri kaynaklı dalgalanmanın az ya da çok dünyanın tüm ülkelerini etkilediğini kaydetti.

    2002 yılında 25 Dolar olan petrolün varil fiyatının, geçen haftalarda tarihi rekor kırarak 147 Dolara kadar yükseldiÄŸini anımsatan BaÅŸbakan ErdoÄŸan, ÅŸunları söyledi: “GeliÅŸmiÅŸ ve geliÅŸmekte olan ülkelerin hemen tamamında, borsaların, faizlerin, özellikle de enflasyonun dalgalanmasına ÅŸahit oluyoruz. Bütün bu geliÅŸmeler karşısında, Türkiye olarak, küresel dalgalanmayı en hafif ÅŸekilde atlatmak için gerekli önlemlerimizi aldık, almaya da devam ediyoruz. Türkiye ekonomisi, geçmiÅŸ dönemlerde en küçük bir küresel ya da ulusal belirsizlikte krize sürüklenirken, bugün, hamdolsun her türlü sarsıntıyı göğüsleyebiliyor, her türlü ÅŸoka direnebiliyor.

    KEY ÖDEMELERİ

    ErdoÄŸan, hükümet olarak, en başından itibaren emeÄŸi “en kutsal deÄŸer” olarak gördüklerini belirterek, ÅŸunları kaydetti:

    “Zorunlu Tasarruf hesabında, bildiÄŸiniz gibi, biriken paralar 13 buçuk katrilyondu. Bunu tüm çalışanlarımıza hamdolsun ödedik ve bütün bunların yanında çalışanlardan ve iÅŸverenlerden kendi iradeleri dışında kesilen ancak amacı dışında kullanılan bir paraydı bu ve artık bu iÅŸ bitti. Tam 13 buçuk katrilyon… Hiç gündemde yokken adeta ümitler tükenmiÅŸken biliyorsunuz Konut Edindirme Yardımı kesintilerini gündeme taşıdık ve ÅŸimdi bunları da ödüyoruz. Depolardan, çuvalların içinden, tozlu raflardan kayıtları bulduk, tek tek evrakları incelettirdik ve 8 buçuk milyon çalışanımızı tespit ettik. Åžimdi, hak sahibi bu 8 buçuk milyon vatandaşımıza, toplam 2 milyar 855 milyon YTL’yi ödemeye baÅŸladık. Yani yaklaşık 3 katrilyon. Devlet çalışanına borçlu olamaz dedik. Biz, ‘hükümet olarak bunun vebalini taşıyamayız’ dedik. Hiçbir dahlimiz, hiçbir sorumluluÄŸumuz olmadığı halde bizden önceki yönetimlerin maalesef dahli sorumluluÄŸu neticesinde böyle bir tablo ortada. İnanıyorum ki bu 8.5 milyon vatandaşımız belki de bundan tamamen ümidini kesmiÅŸti.”

    Devletin bu borçlarını hak sahiplerine ödemeye başladıklarını ifade eden Erdoğan, şu ana kadar yaklaşık 2 milyona yakın vatandaşın parasını aldığını ifade etti.

    Türkiye`yi geren sürecin belgeseli

    HaÅŸim Kılıç, AK Parti’nin kapatılmadığını açıklamasıyla Türkiye 14 ay süren zorlu süreçte zor bir dönemi de atlatmış oldu.

    Anayasa Mahkemesi BaÅŸkanı HaÅŸim Kılıç, AK Parti’nin kapatılmadığını açıklamasıyla Türkiye 14 ay süren zorlu süreçte zor bir dönemi de atlatmış oldu.

    TARİH 13 MART 2007

    Darbe planları ve fiÅŸleme yaptığı gün yüzüne çıkan ve ÅŸu an Ergenekon davası kapsamında tutuklu bulunan Jandarma Eski Genel Komutanı emekli General Åžener Eruygur yanındaki iki komutan ile birlikte CHP lideri Deniz Baykal’ı ziyaret etti ve baÅŸlatacağı mitingler için Baykal’dan destek istedi.

    TARİH 14 NİSAN 2007

    Atatürkça Düşünce DerneÄŸi BaÅŸkanı ve Jandarma Eski Genel Komutanı emekli orgeneral Åžener Åžener Eruygur, ilk mitingi düzenledi. Deniz Baykal, Zeki Sezer ve YaÅŸar Okuyan gibi siyasetçilerin de destek verdiÄŸi ‘Cumhuriyet Mitingi’ adı verilen eylemlerin amacı Ak Partili bir ismin Köşk’e çıkmasını engellemekti.

    TARİH 24 NİSAN 2007

    BaÅŸbakan Recep Tayip ErdoÄŸan aylardır süren köşk tartışmalarına son noktayı koydu. (Tam burada “KardeÅŸim Abdullah Güldür” sözü girilecek)

    TARİH 27 NİSAN 2007

    CHP, DSP, DYP ve Anavatan Partisi’nin boykot ettiÄŸi Meclis’te yapılan CumhurbaÅŸkanlığı seçiminde ikinci turu bekleyemeyen CHP soluÄŸu Anayasa Mahkemesinde aldı ve gece saatlerinde de Türkiye, Genelkurmay’ın Ak Parti’ye yönelik yaptığı bildiriyle yani e-muhtırayla sarsıldı.

    TARİH 1 MAYIS 2007

    Mahkeme ‘367′ye gerek yok’ derse ülke çatışmaya sürüklenir diyen CHP lideri Baykal’ın sözünün etkisi olduÄŸu iddia edilen kararla Cumhuriyet tarihinde ilk kez Köşk seçimi yargı tarafından durduruldu ve 3 gün sonra TBMM, erken seçim kararı aldı.

    TARİH 22 TEMMUZ 2007

    Çok sancılı geçen seçim sürecinden AK Parti’yi zaferle çıkardı. AK Parti her iki kiÅŸiden birinin oyunu alarak yüzde 46.6 oy oranıyla yine tek başına iktidar oldu.

    TARİH 28 AĞUSTOS 2007

    Bu kez sadece CHP’nin boykot ettiÄŸi ve 448 milletvekilinin bulunduÄŸu seçimlerde Abdullah Gül Türkiye’nin 11. CumhurbaÅŸkanı seçildi.

    TARİH 21 EKİM 2007

    CHP’nin tüm engellemelerine raÄŸmen yüksek katılımlı referandumda yüzde 69 oranında ‘evet’ çıkarak Anayasa Mahkemesi’nin koyduÄŸu 367 blokajı halk tarafından ortadan kaldırılmış oldu.

    TARİH 9 ŞUBAT 2008

    Başörtüsü sorununun çözümü için yapılan Anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸi TBMM’de büyük bir çoÄŸunluÄŸun desteÄŸiyle 411 oyla kabul edildi.

    TARİH 27 ŞUBAT 2008

    Ana muhalefet CHP; DSP ve Kamer Genç ile birlikte yapılan değişikliğin iptali için yine Anayasa Mahkemesine başvurdu.

    TARİH 14 MART 2008

    Yargıtay Cumhuriyet BaÅŸsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, ‘laikliÄŸe aykırı eylemlerin odağı olmak’la suçlayarak Ak Parti’ye kapatma davası açtı.

    TARİH 29 MART 2008

    İddianamede yer alan delilleri gazete küpürleri ve internet arama motoru google’dan topladığı iddia edilen BaÅŸsavcı Abdurrahman Yalçınkaya ‘Başörtüsü olmasaydı davayı açmazdım’ dedi.

    TARİH 30 NİSAN 2008

    Ak Parti, Anayasa Mahkemesine 98 sayfalık ön savunmasını verdi.

    TARİH 5 HAZİRAN 2008

    Başörtüsü ile ilgili düzenlemeden rahatsız olan CHP’nin kararın yok sayılması ile ilgili Anayasa Mahkemesi’ne açtığı dava sonuçlandı. Anayasa Mahkemesi eÄŸitim özgürlüğünü iptal etti.

    TARİH 1 TEMMUZ 2008

    Yargıtay Cumhuriyet BaÅŸsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, sözlü olarak mahkemeye kapatılma istemi gerekçelerini anlattı.Aynı gün Ergenekon terör örgütü soruÅŸturmasında aralarında Jandarma Eski Genel Komutanı Åžener Eruygur’un da aralarında bulunduÄŸu 20 kiÅŸi gözaltına alındı.

    TARİH 16 TEMMUZ 2008

    Raportör Osman Can, Ak Parti’nin kapatılmamasını isteyen raporunu mahkemeye teslim etti.

    TARİH 25 TEMMUZ 2008

    Ergenekon terör örgütü hakkında hazırlanan iddianame kabul edildi. Çete; Danıştay Saldırısı, Gazi Cemevi’nin taranması, Necip HablemitoÄŸlu suikastı, Cumhuriyet Gazetesi’nin bombalanması ve onlarca suikast giriÅŸiminden sorumlu tutuldu.

     VE 30 TEMMUZ 2008

    Anayasa Mahkemesi kapatma talebini reddetti. Üyelerin 6’sı kapatma yönünde oy verdi. Böylece kapatma için gerekli olan 7 oya ulaşılamadı. Ancak Ak Parti, Hazine yardımından kısmen men edildi. Siyasi partilere, parti kapatma konusunu Türkiye’nin gündeminden çıkarmaları çaÄŸrısında bulunan Anayasa Mahkemesi BaÅŸkanı HaÅŸim Kılıç, bunun için uzlaÅŸarak çaÄŸdaÅŸ ölçüleri kapsayan anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸi yapılmasını istedi.

    Şener karar için ne dedi?

    Abdüllatif Åžener, Anayasa mahkemesi’nin verdiÄŸi AK Parti kararını yorumladı. Åžener bir gün sonra bakın neler söyledi?

    Abdüllatif Åžener yaptığı yazılı açıklamada, AKP’nin kapatılmaması yönünde çıkan kararı memnuniyetle karşıladığını söyledi.

    Siyasi partilerin siyasi görüş ve kanaatleri nedeni ile kapatılmasının çaÄŸdaÅŸ demokratik deÄŸerlere uygun olmadığını ifade eden Åžener, “AK parti ye yönelik olarak böyle bir kapatma davasının hiç açılmamış olmasını dilerdik” dedi. Åžener, demokrasilerde partileri var eden veya zayıflatan gücün halkın iradesi olması gerektiÄŸine iÅŸaret ederek ÅŸunları söyledi:

    “Bu karar sonrasında bazılarının ileri sürdüğü gibi bir takım iç ve dış güçlerin Ak Parti’ye karşı olmadığı anlaşılmış, hukuk devletinin gereklerine uygun bir süreç yaÅŸanmıştır. Artık iktidarın kendi oluÅŸturduÄŸu yapay gündemlerin arkasına sığınarak halkımızı yormaktan vazgeçip, ülkemizdeki sorunları gidermeye yönelmesi gerekmektedir.

    Türkiye’nin geleceÄŸini küresel dalgaların etkisine bırakan bu siyasi anlayışın ülkemizi felakete sürüklediÄŸine inanıyorum. Bu gidiÅŸe dur diyecek olan yine siyasetin kendisi olmalıdır, ancak mevcut siyasi ortamda bu misyonu yüklenmiÅŸ bir yapılanma görememekteyim. Yeni bir siyaset anlayışına ihtiyaç vardır.

    Türkiye’mizin ihtiyaçlarını, milletimizin deÄŸerlerini her ÅŸeyden üstün tutan yeni bir siyasi oluÅŸuma duyulan ihtiyaç dünden daha fazladır. Bu kararlılıkla yolumuza devam ediyor aynı duyarlılığa sahip herkesi güç birliÄŸine davet ediyorum.”

    Karayılan yine zehirini akıttı

    PamukoÄŸlu PaÅŸa parti kuruyor

    Devlet yardımlarına AB kriterleri

    AB kriterlerine uygun bir devlet yardımı sisteminin oluşturulmasını öngören kanun tasarısı, TBMM Başkanlığına sunuldu.

    Avrupa Birliği (AB) kriterlerine uygun bir devlet yardımı sisteminin oluşturulmasını öngören kanun tasarısı, TBMM Başkanlığına sunuldu.

    Devlet yardımlarının, Türkiye ile AB arasındaki anlaÅŸmalara ve diÄŸer uluslararası yükümlülüklere uygun olarak düzenlenmesi, koordinasyonu, izlenmesi ve denetlenmesini düzenleyen Devlet Yardımları Kanunu Tasarısı, hayvancılık dahil tarım ve balıkçılık sektörlerinde uygulanan devlet yardımları, AB’de ayrı bir mevzuatla yer aldığı için kapsam dışında bırakıyor.

    Devlet yardımı, ”devlet tarafından veya kamu kaynakları aracılığıyla herhangi bir ÅŸekilde saÄŸlanan, belirli teÅŸebbüslere veya belirli mal veya hizmetlerin üretimine ayrıcalık tanıyarak rekabeti bozan veya bozma tehdidi oluÅŸturan tedbir” olarak tanımlanan tasarıda, devlet yardımı uygulamalarında; devlet tarafından doÄŸrudan veya dolaylı olarak kullanılan araçlar belirleniyor. Buna göre, ”hibe, kredi ve iÅŸtirak gibi doÄŸrudan fon transferleri, kredi garantileri, alınması gereken bir devlet gelirinin kısmen veya tamamen terkini veya ertelenmesi, piyasa koÅŸullarından daha avantajlı veya uygun koÅŸullarda mal veya hizmet saÄŸlanması veya satın alınması, herhangi bir ÅŸekilde gelir veya fiyat desteÄŸi verilmesi” devlet tarafından uygulanan araçlar olarak sayılıyor.

    NASIL BELİRLENECEK?

    Devlet yardımları, ülke ekonomisinin ihtiyaçları ile AB müktesebatı ve Türkiye’nin taraf olduÄŸu uluslararası sözleÅŸmelerde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde belirlenecek, uygulanacak, izlenecek ve denetlenecek.

    Devlet yardımları uygulamalarında, rekabetin korunması, etkinlik ve verimliliğin sağlanması, yerli ve yabancı teşebbüsler arasındaki eşitliğin sağlanması, şeffaflık ve yardımların bütçeleştirilerek kullandırılması esas olacak.

    Ayrım yapılmaksızın tüm teşebbüslere uygulanan genel nitelikli ekonomik ve mali tedbirler devlet yardımı sayılmayacak.

    UYGUN DEVLET YARDIMLARI

    Devlet yardımının çerçevesi çizilen tasarıya göre, uygun devlet yardımı olarak kabul edilecek olanlar şunlar:

    ”İlgili ürünlerin menÅŸeine baÄŸlı bir ayrım yapılmaksızın bireysel tüketiciye yapılan sosyal nitelikli yardımlar, doÄŸal afetlerin veya olaÄŸanüstü olayların sebep olduÄŸu zararı gidermeye yönelik yardımlar, yaÅŸam standardının aşırı ölçüde düşük veya iÅŸsizlik oranının çok yüksek olduÄŸu bölgelerde ekonomik geliÅŸmeyi desteklemek amacıyla verilen yardımlar, Türkiye ile AB arasındaki iliÅŸkiler çerçevesinde yapısal uyum gereklerinin yerine getirilmesini saÄŸlamayı amaçlayan yardımlar, ticaret koÅŸullarını ortak çıkarlara ters düşecek ölçüde olumsuz etkilememek kaydıyla belirli ekonomik faaliyetlerin veya belirli ekonomik bölgelerin geliÅŸimini desteklemeye yönelik yardımlar, kültür mirasının ve doÄŸal varlıkların korunmasına yönelik yardımlar, ortak çıkarlara hizmet eden önemli bir projenin gerçekleÅŸmesini desteklemeye veya ülke ekonomisinde ortaya çıkan ciddî sorunları gidermeye yönelik yardımlar, Türkiye ve Avrupa Toplulukları Ortaklık Konseyinin belirleyebileceÄŸi diÄŸer yardımlar.”

    Rekabet Kurulu, belirli konulardaki devlet yardımı türlerine grup muafiyeti tanıyabilecek, rekabeti bozmayan devlet yardımlarının uygun devlet yardımı olduğuna ve bildirimine gerek olmadığına karar verebilecek.

    EKONOMİ KOORDİNASYON KURULU

    Devlet yardımları politikası ve uygulamalarının koordinasyonu, Ekonomi Koordinasyon Kurulu tarafından yürütülecek.

    Devlet yardımlarının izlenmesi ve denetlenmesi, Rekabet Kurulu tarafından yerine getirilecek. Rekabet Kurulu, Türkiye ile AB arasındaki anlaşmalara uygun olarak devlet yardımlarının ilke ve prensiplerini belirlemek, mevzuat hazırlanmasını sağlamak ve Avrupa Komisyonuna gerekli bildirimlerin yapılmasını sağlamakla görevli ve sorumlu olacak.

    Devlet yardımını veren uygulayıcı kuruluşlar, gerekli düzenlemeleri yapmak ve bildirimde bulunmakla görevlendirilecek.

    YENİ YARDIMLARIN BİLDİRİMİ

    Devlet yardımı veren kurumlar, yeni yardımı uygulamaya koymadan önce Rekabet Kurumuna bildirecek. Bildirilen yardımlar, Rekabet Kurulu tarafından uygun bulununcaya kadar uygulamaya konulamayacak.

    Kurul, devlet yardımıyla ilgili ”ön inceleme” ve ”inceleme” olmak üzere iki ÅŸekilde deÄŸerlendirme yapabilecek.

    KANUNA AYKIRI YARDIM

    Bir yardımın uygun devlet yardımı olmadığının tespiti halinde geri alınmasını da düzenleyen tasarıya göre, Rekabet Kurulu, kanuna aykırı olduğu iddia edilen bir yardımla ilgili olarak herhangi bir şekilde bilgi sahibi olması halinde yardımı verenden bilgi isteyebilecek ve gerekli gördüğü takdirde ön inceleme başlatabilecek.

    Yardımı verenin görüşünü aldıktan sonra karar alıncaya kadar Kanuna aykırı yardımın askıya alınmasına karar verebilecek olan Kurul, yardımın uygun olmadığına karar verirse yardımın geri alınmasına yönelik olarak yardımı verenin tüm tedbirleri uygulamasını isteyecek. Yardımı veren, geri alma işlemini uygulamakla yükümlü olacak.

    Yardımı veren, yardımın geri alınmasında ödeme planlarını içeren özel ödeme anlaşmaları yapmaya yetkili olacak.

    Özel ödeme anlaşmalarında, Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanuna göre uygulanan kanuni faiz oranını geçmemek üzere Bakanlar Kurulunca belirlenen faiz oranı uygulanacak. Yardımı alanın mağduriyeti halinde kurtarma yardımı verilebilecek.

    Kanuna aykırı yardımın geri alınması, yardımı verenin hukuki statüsüne göre Amme Alacaklarının Tahsil Usulu Hakkında Kanun veya kendi özel mevzuatları uyarınca gerçekleştirilecek.

    Kanuna aykırı yardımların geri alınması yardımın fiilen verildiği tarihten itibaren 10 yıllık zaman aşımı süresine tabi olacak.

    YARDIMIN KÖTÜYE KULLANILMASI

    Yardımın kötüye kullanıldığına dair bilgi edinilmesi halinde Rekabet Kurumu, yardımı verenden durumun tespitini, gerekli tüm tedbirlerin alınmasını ve kurumu bilgilendirmesini isteyecek.

    Yürürlükteki yardım programlarının kanuna uygun hale getirilmesini de düzenleyen tasarıya göre, yardımı veren kurumlar 3 ay içinde mevcut yardım programlarını Rekabet Kuruluna bildirecek.

    YILLIK RAPOR

    Yardımı verenler, yıl içinde verdikleri her türlü devlet yardımına ilişkin bilgileri, yılın bitiminden itibaren en geç 3 ay içinde Rekabet Kurumuna bildirecek.

    Rekabet Kurumunun hazırlayacağı yıllık rapor mayıs ayı sonuna kadar Bakanlar Kuruluna ve gerekli görülecek diğer mercilere gönderilecek.

    Devlet yardımlarına ilişkin Rekabet Kurumunda bulunan bilgiler, talep edilmesi halinde Ekonomi Koordinasyon Kuruluna sunulmak üzere Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığına verilecek.

    Rekabet Kurulu, Kanun uyarınca aldığı kararlara uyulmaması veya istenilen tedbirlerin alınmaması durumunda, gerekli idari ve hukuki önlemleri alacak ve gerektiğinde yargı yoluna başvurabilecek.

    Kurulun kararlarına karşı açılan davalar, Danıştayda görülecek.

    Rekabet Kurulu üyeleri ve Rekabet Kurumu personeli, edindikleri gizlilik taşıyan bilgileri görevlerinden ayrılsalar da açıklayamayacak, kendilerinin veya başkalarının menfaatine veya zararına kullanamayacak.

    DPT’DE YENİ DÜZENLEME

    Devlet Planlama TeÅŸkilatı bünyesindeki ”Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulu” kaldırılarak, ”Ekonomi Koordinasyon Kurulu” oluÅŸturulacak.

    ”Yatırım ve ihracatın teÅŸvikine iliÅŸkin esasları tespit etme”, Yüksek Planlama Kurulunun (YPK) görevleri arasından çıkarılacak.

    Ekonomi Koordinasyon Kurulu, DPT Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın başkanlığında Maliye Bakanı, Sanayi ve Ticaret Bakanı, Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan ve Dış Ticaret Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakandan oluşacak. Tasarıya göre, Ekonomi Koordinasyon Kurulunun görevleri şöyle:

    ”-Ülkenin yurt içi ve yurt dışı ekonomi, para, kredi, finans, maliye ve makro politika ve programlarının tespitinde ve uygulanmasında koordinasyon saÄŸlamak ve bununla ilgili gerekli tedbirleri ve kararları almak,

    -Küresel ekonomik gelişmeler ile ulusal çerçevede reel sektör, finans sektörü, kamu sektörü ve dış ekonomik sektörlerdeki gelişmeleri izlemek, değerlendirmek ve geliştirdiği önerileri Bakanlar Kuruluna sunmak,

    -Destekleme politikalarının esaslarını belirleyerek destekleme fiyatları konusunda Bakanlar Kuruluna tavsiyede bulunmak,

    -Devlet yardımları politikalarını tespit ederek uygulanmasında koordinasyon sağlamak,

    -Ödemeler dengesindeki gelişmeleri takip ederek gerekli tedbirleri almak, ithalattan alınacak teminat ve fonlar hakkında Bakanlar Kuruluna teklifte bulunmak,

    -Bakanlıkların, kamu kurum ve kuruluÅŸlarının uygulama süreçlerinin plan ve programlarla uyumlaÅŸtırılmasını saÄŸlamaya yönelik çalışmalar yapmak.”

    PKK uyuşturucuya yöneldi

    Kırıkkale`de bir PKK`lı yakalandı

    Çankaya`da üçlü zirve

    Askerden Ergenekon tepkisi

    Genelkurmay Başkanlığı, internet sitesinden Ergenekon soruşturmasıyla ilgili çok sert açıklamalarda bulundu.

    Genelkurmay BaÅŸkanlığından yapılan açıklamada, ”Åžahsi çıkar saÄŸlamak veya Türk Silahlı Kuvvetlerini yıpratmak maksadıyla, sahte isim ve imzalarla gönderilen ihbar mektuplarına istinaden Türk Silahlı Kuvvetleri personeli veya üst düzey komutanlarının karalanmaya çalışılması, suç olduÄŸu kadar ahlak dışı bir eylemdir” denildi.

    Genelkurmay İnternet  sitesinde yapılan duyuru şöyle:

    1.   Haftalık bir derginin 31 Temmuz 2008 tarihli nüshasında “Karargah Evleri Tek DeÄŸil” baÅŸlığı altında, bazı muvazzaf Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının isimleri yazılmış ve bunların gündemdeki soruÅŸturma ile irtibatlı oldukları iddia edilerek adı geçen personel hakkında adeta mahkumiyet hükmü verilmiÅŸtir.

    2.   Dergide ayrıca, söz konusu muvazzaf personel kimliklerinin İstanbul Cumhuriyet BaÅŸsavcılığınca 09 Temmuz 2008 tarihinde Genelkurmay BaÅŸkanlığına bildirildiÄŸi ifade edilmektedir. Konu hakkında yapılan incelemede;

          a.   Anılan personel kimliklerinin, Deniz Kuvvetleri Komutanlığında görevli olduÄŸunu beyan eden Serdar CEM isimli bir ÅŸahıs tarafından iki sayfalık bir ihbar mektubu ve 1 adet CD ile İstanbul Cumhuriyet BaÅŸsavcılığına gönderildiÄŸi,

          b.   Ancak Deniz Kuvvetleri Komutanlığında halen görevde veya emekli statüsünde Serdar CEM isimli bir ÅŸahsın bulunmadığı,

          c.   SoruÅŸturma kapsamında Genelkurmay BaÅŸkanlığına gönderilen belgelerden çoÄŸunun, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yazışma usulleri taklit edilerek veya bilgisayar teknikleri ile kurgulanarak oluÅŸturulduÄŸu belirlenmiÅŸtir.

    3.   DiÄŸer taraftan, yapılan adli soruÅŸturmalarda, kendilerine rütbeli ÅŸahıs görüntüsü veren veya kendilerini Türk Silahlı Kuvvetleri ile irtibatlı olarak tanıtan kiÅŸilerin, yasa dışı yollarla menfaat temin etmeye çalıştıkları görülmektedir. Ayrıca, bazı ÅŸahısların kendilerine sahte askeri kimlik kartı düzenledikleri tespit edilmiÅŸtir.

    4.   Åžahsi çıkar saÄŸlamak veya Türk Silahlı Kuvvetlerini yıpratmak maksadıyla, sahte isim ve imzalarla gönderilen ihbar mektuplarına istinaden Türk Silahlı Kuvvetleri personeli veya üst düzey komutanlarının karalanmaya çalışılması, suç olduÄŸu kadar ahlak dışı bir eylemdir.

    5.   Ã–te yandan, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 157′nci maddesinin amir hükmüne raÄŸmen, soruÅŸturma konusu tüm gizli bilgi ve belgelerin, özellikle Türk Silahlı Kuvvetlerini karalamaya yönelik yayın politikası izleyen basın yayın kuruluÅŸlarına sızdırılmasının ardındaki gerçek maksat, aziz milletimiz tarafından çok iyi bilinmektedir. SoruÅŸturma kapsamındaki bilgi ve belgelerin bazı basın yayın organlarına sızdırılması, bunların kitaplar halinde piyasada yayımlanması ve böylece ticari bir sektör yaratılmış olması son derece vahim ve düşündürücüdür.

    6.   Malum çevrelerce her olay, kanun ve hukuk tanımaz bir ÅŸekilde ve insafsızca Türk Silahlı Kuvvetleri ile iliÅŸkilendirilmeye çalışılmakta; temel insan hakları, anayasal teminatlar, “masuniyet karinesi”, “adil yargılanma hakkı” gibi en temel hukuk ilkeleri pervasızca ihlal edilmektedir. Mevcut gizlilik ve yayın yasağına iliÅŸkin mahkeme kararları ile ülkenin kanunlarından bu denli sarfı nazar edilmesi, hukuk devleti ve haberleÅŸme özgürlüğü ile açıklanabilecek bir durum deÄŸildir. Haklarında yeterli ve etkili bir ÅŸekilde iÅŸlem yapılmaması veya yapılan iÅŸlemlerin caydırıcı olmaması, bu çevreleri maalesef daha da cesaretlendirmektedir.

    7.   Bu tür sahtekarlıklar ile maksatlı ve gerçek dışı söylemler bilgi kirliliÄŸine yol açtığından, gerektiÄŸinde Genelkurmay BaÅŸkanlığınca kamuoyunun aydınlatılmasına devam edilecektir.

    ABD`de küçük uçak düştü

    Bu ördek altın yumurtalayacak!

    İnanılmaz ama resimde gördüğünüz ördek, bir kaç aya kalmaz altın yumurtalayacak. Veterinerler de ördeğe iyi bakın dedi!

    Kayseri’de ”altın yumurtlayan tavuk” hikayesi gerçek oldu. Bankalar caddesindeki bir iÅŸ hanında sarraflık yapan Tansel Turgut’un, kızı için aldığı yavru ördek, 1 gram altını yuttu.

    Turgut, 4. sınıfa geçen kızı Özge için dükkanına gelen bir satıcıdan 2 YTL’ye yavru bir ördek aldığını, tezgahın üstünde beslemek istediÄŸi ördeÄŸin ise hurda altın kutusundan bir parça altını yuttuÄŸunu söyledi.

    Ördeğin altını çıkarmasını beklediklerini, ancak henüz bunun gerçekleşmediğini belirten 20 yıllık sarraf Tansel Turgut, şöyle devam etti:

    ”2 YTL’ye kızım için aldığım yavru ördek, 1 gram civarındaki hurda altını yuttu. Altının ÅŸu andaki deÄŸeri 42 YTL. BaÄŸ evimizde ördeÄŸimizi besliyoruz. Sabahleyin ördeÄŸin kutusuna baktım dışkı yoluyla altın çıkmamış. Biraz zaman alabilir. Çok sevimli bir hayvan.

    AkÅŸam evde kızıma ve annesine ördeÄŸin altın yuttuÄŸunu ve yakın zamanda çıkartabileceÄŸini söyledim. Böyle bir ÅŸey ilk defa başıma geliyor. ‘Altın yumurtlayan tavuk’ hikayesini duymuÅŸtum ama hikayenin benzerinin başıma geleceÄŸi aklımdan geçmezdi.”

    Babasının kendisi için aldığı ördek yavrusu ile oynadığını belirten 10 yaşındaki Özge ise, ”Babam benim için ördek almış. Ancak iÅŸyerinde korkunç bir olay olmuÅŸ. Bir parça altını yutmuÅŸ. Babam akÅŸam baÄŸ evimize ördeÄŸi getirdiÄŸinde bu olayı bize anlattı. Çok ÅŸaşırdık. Åžampuanla ördeÄŸi yıkadık. Åžimdi, altının çıkmasını bekliyoruz”dedi.

    Erciyes Üniversitesi Veteriner Fakültesi Parazitoloji Ana Bilim Dalı BaÅŸkanı Prof. Dr. Abdullah İnci de ördeÄŸin karnındaki altının dışkı yoluyla ne zaman çıkacağını net olarak söylenemeyeceÄŸini belirtti. İnci, ”Altının ne zaman çıkacağını bilemeyiz. Tavsiyem, ördeÄŸin sahibi olan vatandaÅŸlarımız hayvana iyi baksınlar” diye konuÅŸtu.

    Galatasaray kalecisini buldu

    12 Dev Adam direnemedi

    Türkiye milyon kuyruğuna girdi

    Süper Loto geçtiğimiz hafta devredince bu hafta loto bayilerinin önünde inanılmaz bir kuyruk oluştu. Herkes aynı hayali kuruyor!

    VatandaÅŸlar, 8 haftadır devreden ve ikramiye miktarı 13 milyon YTL’ye ulaÅŸması beklenen Süper Loto oynamak için bayiler önünde uzun kuyruklar oluÅŸturmaya baÅŸladı.

    Eminönü’ndeki Nimet Abla GiÅŸesi yetkililerinden alınan bilgiye göre, bu gece çekiliÅŸi yapılacak Süper Loto ikramiye miktarı, ÅŸu an itibariyle 11 milyon YTL’ye yaklaÅŸtı. Toplam ikramiyenin 13-14 milyon YTL olması bekleniyor.

    Yetkililer, ÅŸansını denemek isteyen vatandaÅŸların ilgisinin her geçen dakika arttığını, talebin akÅŸam saatlerinde daha da yoÄŸunlaÅŸacağını ifade ettiler. VatandaÅŸlar, bu akÅŸam saat 21.30′a kadar kupon yatırabilecek.

    DEVRETMESİYLE ÜNLÜ SÜPER LOTO
    Milli Piyongo İdaresinin yeni ÅŸans oyunu Süper Loto, 25 Ekim 2007′de oynanmaya baÅŸlandı. İlk hafta 6 bilen çıkmadığı için devretmeye baÅŸlayan Süper Loto, 3 hafta sonunda 15 Kasım 2007 çekiliÅŸinde 6 bilen 1 kiÅŸiye 2 milyon 256 bin 746 YTL ikramiye verdi.

    Devretmesiyle ünlenen Süper Loto, ikinci ikramiyesini 8 hafta devrettikten sonra verdi. 10 Ocak 2008 çekilişinde bu kez 6 bilen 2 kişi 2 milyon 404 bin 219 YTL kazandı. Ardından 2 haftalık devirden sonra 24 Ocakta 6 bilen bir kişi 1 milyon 79 bin 722 YTL ikramiye aldı. Bu ikramiyenin ardından 6 hafta sonra 6 Mart çekilişinde 6 bilen 1 kişi 3 milyon 354 bin 994 YTL kazandı.

    Bu tarihten sonra 12 hafta devreden Süper Loto, 29 Mayıs çekiliÅŸinde 14 milyon 108 bin 530 YTL ile sayısal oyunlar tarihinin en büyük ikramiyesini verdi. İkramiye, İstanbul Bakırköy’deki bir bayiden kupon yatıran bir vatandaşın oldu.

    8 haftadır yine devreden Süper Loto’nun bu gece yapılacak çekiliÅŸinde 6 bilenlere dağıtılacak ikramiyenin 13 milyon YTL’yi geçmesi bekleniyor.

    Askeri araç kamyona çarptı

    Fener`den Hakan Açıklaması

    Özürlü kıza fuhuş işkencesi

    Öz anne ve babası tarafından zorla fuhuş yaptırılan sağır ve dilsiz kız balkondan işaretle yardım istedi.

    Diyarbakır’da özürlü kızlarını “fuhÅŸa teÅŸvik etmek veya fuhuÅŸ yaptırmak” suçundan mahkemeye çıkan anne ve baba tutuklandı.

    Bir süre önce, sağır ve dilsiz olan 18 yaşındaki B.K, zorla kapatıldığı Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki bir evin balkonundan el ve kol iÅŸaretiyle vatandaÅŸlardan yardım talebinde bulundu. VatandaÅŸların bildirmesi üzerine eve gelen polis ekipleri, vücudunun çeÅŸitli yerlerinde morluklar bulunan B.K’yi karakola götürürken, ev sahibi D.G. ile özürlü kızın annesi H.K. ve babası Y.K’yi de gözaltına aldı.

    B.K, tercüman aracılığıyla verdiği ifadede, ailesinin kendisine zorla
    fuhuÅŸ yaptırdığını iddia etti. Polisteki sorgulamalarının tamamlanmasından sonra anne H.K, baba Y.K. ve ev sahibi D.G, adliyeye sevk edildi. Savcılıktaki ifadelerinin ardından tutuklama talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edilen anne H.K. ile baba Y.K, “Bir kimseyi fuhÅŸa teÅŸvik etmek veya yaptırmak” suçundan, D.G. ise “Nitelikli cinsel saldırı” ile “Cebir, tehdit veya hile kullanarak kiÅŸiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan tutuklandı.

    SUÇLAMAYI KABUL ETMEDİLER

    Bu arada, anne H.K. mahkemedeki savunmasında, kızının ifadesinde geçen her ÅŸeyin yalan olduÄŸunu ileri sürerek, “Kızım ne anlatmak istediyse tercüman hep yanlış çeviri yaptı. Neden böyle bir ÅŸey yapayım. Kızım erkeklerle iliÅŸkiye girdiÄŸini bize söylemiyordu. Biz de anlamıyorduk. O boynunun arkasındaki yaygın kızarıklık, erkekler onu baÄŸlayıp eve hapsettiÄŸinden olmuÅŸ” dedi.

    Baba Y.K. ise kızının zihinsel özürlü olduÄŸunu, evde durduramadıklarını her fırsatta kaçtığını ifade ederek, “Ben kızıma böyle bir ÅŸey yaptıramam. Bu ÅŸekilde itham edilmek kötü” diye konuÅŸtu.

    “İYİLİK OLSUN DİYE EVE GÖTÜRDÜM”

    Sağır ve dilsiz B.K’yi evine kapattığı ileri sürülen D.G. ise B.K. ile cinsel iliÅŸkiye girmediÄŸini ifade ederek, şöyle dedi:

    “Ben evimin önünde oturuyordum. B.K. geldi. El kol iÅŸaretiyle aç olduÄŸunu ve babasının kendisine iÅŸkence yaptığını anlattı. Ben de iyilik olsun diye karnını doyurmak için evime götürdüm. EÅŸim ve çocuklarım evde deÄŸildi. Ben bir süre sonra evden çıktım. Geri döndüğümde B.K’nin balkona çıkıp bağırdığını gördüm. Bu kızla cinsel iliÅŸkim olmadı, babası tanıdığımdır.”

    Paksüt’ün `kıyamet`i kopmadı

    AK Parti ile ilgili dava sonucu açıklandıktan sonra ortalık sütliman oldu. Paksüt’ün örgördüğü ‘kıyamet’ kopmadı…



    ZÜBEYİR KINDIRA
    İNTERNETHABER

    ANKARA- Anayasa Mahkemesi BaÅŸkanvekili Osman Paksüt’ün, ‘Karar ne olursa olsun sonuçta Türkiye’de kıyamet kopacak’ öngörüsünün aksine Türkiye bugün oldukça sakin bir gündemle uyandı. Mart ayından bu yana her gün tartışmalar, karşılıklı suçlamalar, grup toplantılarında liderlerin eleÅŸtirileri, laiklik- dincilik tartışmaları, gerginlikler ve de kapanırsa ne olur senaryoları ile çalkalanan Ankara siyaset sahnesi, karar açıklandıktan sonra adeta sütliman oldu.

    SUS MESAJI
    Karar sonrası AK Parti Grup BaÅŸkanvekilliÄŸinden hemen bir cep mesajı geçilerek, milletvekillerinden aşırı sevinç ve konuÅŸma, deÄŸerlendirme yapılmaması istendi. Açıklama yasağı gelen milletvekilleri, demeç vermeyince bir anda AKP grubu sessizliÄŸe büründü. Dün gece AK Parti genel merkezi’nde baÅŸbakan ErdoÄŸan’ın yaptığı açıklama yapması sonrasında ortalık bir anda duruldu.

    GÜNDEM SAKİNLEŞTİ
    Sabah Türkiye adeta yepyeni bir gündemle daha doÄŸrusu gündemsiz uyandı. Ve sonuç ne olursa olsun kıyamet kopacağı söylenen Türkiye’nin dünkü görüntüsü bu görüşün aksine oldukça sakindi. Ankara ve siyaset gündemi bugün şöyle geçti:

    - Sabah TBMM’nin tatile girmesi gündeme geldi ve tatil kararı alındı.
    - AK Partililerin de büyük çoğunluğu Meclis yerine seçim bölgelerine gitti, meclis kulisleri sakinleşti.
    - Muhalefet TBMM’nin yasalarla ilgili gündemine döndü ve gergin tartışmalar olmadı.
    - AK Parti Grubu toplanacak dendi. Sonra iptal edildi. Dahası rutin olarak yapılan Grup Yönetim Kurulu toplantısı bile iptal edildi.
    - Cumhurbaşkanı Gül, Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile son olağan görüşmesini yaptı. Neredeyse duyulmadı.
    - Gül, Başbakan Erdoğan ile de görüştü. Ama bu da gündemde yer teşkil etmedi.
    - BaÅŸbakan önce dinlendi. Sonra MGK Genel Sekreterini kabul etti. İçeriÄŸi tartışılmadı bile. BaÅŸbakan köşk sonrası HaÅŸimi’ye geçmiÅŸ olsun ziyaretine gitti.
    - Meclis’te anlaÅŸmaya varıldı. İvedi birkaç yasa görüşülüp, tatile gidecekler. Ne muhalefet ne iktidar gerginlik çıkartacak bir konuyu gündeme getirmedi bile.
    - TBMM Başkanlık Divanı toplandı. Yeni hiçbir konu gündeme gelmedi.
    - TV kanalları bile öğle saatlerinden sonra mahkeme kararı üzerine yorum ve değerlendirmeleri azalttılar.
    - Sonuçta tansiyon düştü.
           Ve Anayasa Mahkemesi BaÅŸkanvekili Osman Paksüt’ün öngördüğü ‘kıyamet’ kopmadı. Aksine sütliman bir Türkiye fotoÄŸrafı ortaya çıktı…