• ArÅŸiv

  • Kasım 2008
  • Ekim 2008
  • Eylül 2008
  • AÄŸustos 2008
  • Temmuz 2008
  • Dünya

    « Sonraki Sayfa


    Bakan kürsüye yığıldı

    Hillary pazartesiye bakan

    Yeni ABD Genel Sekreteri Clinton

    ABD`nin yeni Dışişleri bakanı

    Özdemir`in hayalleri Obama ile aynı

    Alman Birlik 90/Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Cem Özdemir Obama ile aynı hayalleri paylaşıyor.

    Alman Birlik 90/YeÅŸiller Partisi EÅŸbaÅŸkanı Cem Özdemir, Türkiye’nin AB üyeliÄŸini içtenlikle istediklerini belirterek, hükümetin, ülkedeki reformları gerçekleÅŸtirme konusunda bir gün bile gecikmemesi gerektiÄŸini söyledi.

    ÜZÜCÜ GERÇEK: TÜRKİYE AZ PARA ALACAK

    Cem Özdemir, Almanya’da görev yapan yabancı gazeteciler için bugün baÅŸkent Berlin’deki parti merkezinde düzenlediÄŸi basın toplantısında, Türkiye’nin AB üyeliÄŸine iliÅŸkin bir soru üzerine, Türkiye’nin de tüm diÄŸer üye ülkeler gibi Kopenhag kriterlerini ülke çapında yerine getirmesi gerektiÄŸini bildirdi ve ”Aslında Türkiye’den çok ÅŸey bekliyoruz. Üyelik için çok fazla ÅŸey yapacak, ancak daha az alacak. AB’ye üye olduÄŸunda İspanya ya da Portekiz’in zamanında aldığı kadar para almayacak” dedi.

    Türkiye’deki geliÅŸmeleri yakından izlediklerini, yalnızca bakanlarla görüşmekle kalmayıp ülkenin her bir yanındaki kadın dernekleriyle de görüşmeler yaptıklarını, iç siyaset nedeniyle reformların yavaÅŸlamasından da üzüntü duyduklarını belirten Özdemir, ”Türkiye’nin, ülkedeki reformları yavaÅŸlatmasından üzüntü duyuyorum. Türkiye dostu olarak Türkiye’nin bu konuda bir gün bile kaybetmemesi gerektiÄŸine inanıyoruz” diye konuÅŸtu.

    HEDEF TAM ÜYELİK

    AB’nin de Türkiye’ye verdiÄŸi sözlerde durması gerektiÄŸini ve üyelik müzakerelerini ”imtiyazlı ortaklık” hedefiyle deÄŸil, tam üyelik hedefiyle sürdürmesi gerektiÄŸini ifade eden Özdemir, gelecekte çok daha farklı bir Türkiye’nin daha farklı bir AB’ye gireceÄŸine dikkati çekti.

    Türkiye’nin AB için öneminin sorulması üzerine de Özdemir, Türkiye’nin İsrail-Suriye yakınlaÅŸması, DaÄŸlık KarabaÄŸ sorununun çözümü, Kafkaslar’daki krizin aşılması ve Ermenistan ile yakınlaÅŸma konusunda çok önemli adımlar attığını, bu adımların Avrupa için de çok önemli olduÄŸunu kaydederek, Türkiye’nin iç sorunlarını çözmesi durumunda, çevresinde barışın saÄŸlanması konusunda çok önemli rol oynayacağını söyledi.

    Rusya-Gürcistan arasındaki krizle ilgili olarak görüşünün sorulması üzerine de Özdemir, Gürcistan Devlet BaÅŸkanı Mihail SaakaÅŸvili’nin, hatalı tutumu nedeniyle ülkesinin çıkarlarına büyük zarar verdiÄŸini, ancak gerekli yerlerde Rusya’nın tutumunu da eleÅŸtirdiklerini bildirdi.

    OBAMA GİBİ DÜŞÜNÜYORUM

    ABD’de baÅŸkan seçilen Barack Obama’ya benzetilmesi konusunda ne düşündüğünün sorulması üzerine de Özdemir, kendisinin de çok yakın olmasına karşın gerektiÄŸi takdirde Türk toplumunu eleÅŸtirdiÄŸini belirterek, ”ÖrneÄŸin Erbakan, Demirel ve Ecevit gibi politikacılar o zamandan bu yana eÄŸitime daha fazla önem verselerdi, ÅŸimdi daha ilerde olurduk” diye yanıt verdi.

    Obama gibi, insanların etnik kökenine ve inançlarına bakmadan yalnızca dediklerine bakarak deÄŸerlendirme eÄŸiliminde olduÄŸunu da ifade eden Özdemir, ancak ABD’de olduÄŸu gibi seçimlerde paranın ve medyanın daha büyük bir önem kazanmasını istemediÄŸini kaydetti.

    Özdemir, Obama’nın seçilmesine birçok kiÅŸi gibi kendisinin de sevindiÄŸini, iklimin korunması gibi konularda Avrupa’ya iyi bir ortak olacağını, ancak ekonomik açıdan büyük bir rakibe sahip olacaklarını dile getirdi.

    Diğer partilerin de kendisi gibi göçmen kökenli birini önemli bir pozisyona getirip getiremeyecekleri biçimindeki bir soruya karşılık da Özdemir, günümüzde Hamburg ve Berlin eyalet meclislerinde Hristiyan Demokrat Birlik Partili (CDU) milletvekilleri bile bulunmasına karşın bunun hala doğal karşılanmadığını, günün birinde özellikle göçmen kökenli bir bayanın bakan olmasını dilediğini, bunun diğer göçmen kadınlara birşeyler yapma konusunda cesaret vereceğini söyledi.

    Alman hükümeti tarafından düzenlenen uyum zirvelerini nasıl karşıladığının sorulması üzerine de Özdemir, bu zirveleri çok olumlu bulduÄŸunu, ancak bunların bugüne dek neden geciktiÄŸinin sorulması gerektiÄŸini belirterek, bugüne dek göçmenlerin Alman toplumuna entegrasyonu konusunda çok sayıda fırsatın kaçırıldığını, iki Almanya’nın birleÅŸmesi sırasında hiçbir politikacının, göçmenlerle de entegrasyon zamanının geldiÄŸini söylemediÄŸini ya da Solingen yangın faciası yaÅŸandığında baÅŸbakanın olay yerine giderek önemli bir sinyal verme fırsatını kaçırdığını anlattı.

    Özdemir, vatandaşlık sınavıyla ilgili görüşlerinin sorulması üzerine de bu tür sınavların amacının önemli olduğunu, eğer daha çok göçmenin Alman vatandaşlığına geçilmesini teşvik etmek amacıyla yapılıyorsa bunu desteklediğini, vatandaşlığa geçişleri azaltmak amacıyla yapılması durumunda ise buna karşı olduğunu söyledi.

    Alman vatandaşı olan bir göçmenin, Alman tarihinin tüm sorumluluklarını üstlenip üstlenmemesi gerektiÄŸinin sorulmasına karşılık Özdemir, bir Alman vatandaşının yalnızca tanınmış ÅŸair ve yazar Wolfgang von Goethe’yi örnek gösteremeyeceÄŸini, tarihinin karanlık sayfalarının sorumluluÄŸunu da üstlenmesi gerektiÄŸini belirterek, gelecekte böyle olayların yinelenmemesi için dünya çapında demokrasi ve insan hakları için mücadele ettiklerini bildirdi.

    Almanya’da eÄŸitim konusuna da deÄŸinen Özdemir, daha saydam bir eÄŸitim sisteminin geliÅŸtirilmesini istediÄŸini ifade ederek, kötü koÅŸullarda yaÅŸayan insanların, yaÅŸadıkları semtlerde okul koÅŸullarının daha iyi duruma getirilmesi, en iyi öğretmenlerin söz konusu semtlerde görev yapmaları ve göçmen kökenli öğretmenlerin sayılarının artırılması gerektiÄŸini kaydetti.

    Eğitim ve ayrımcılık sorunlarının da yalnızca göçmenlerin değil, toplumda toplumsal açıdan zayıf kalan tüm insanların sorunu olduğunu belirten Özdemir, ayrıca güvenlik açısından nükleer enerjiden kademeli olarak vazgeçilmesi konusundaki politikalarına da bağlı kalacaklarını, nükleer santrallerin özellikle deprem bölgelerinde kurulmasının da çok tehlikeli olduğunu anlattı.

    Özdemir, CDU ile iÅŸbirliÄŸi yapabilecekleri biçiminde yaptığı açıklamalarının hatırlatılması üzerine de bunun eyaletlere göre farklı olduÄŸunu, Hamburg’ta CDU ile anlaÅŸarak koalisyon hükümetini yürüttüklerini, Hessen eyaletinde ise durumun çok farklı olduÄŸunu hatırlattı.

    Federal düzeyde ise Sosyal Demokrat Parti ile (SPD) eğitim, dış ve toplumsal politikalarla çevre konusunda birbirine daha yakın görüşlere sahip olduklarını, CDU ile yakınlaşmalarının da bu partinin tutumuna bağlı olduğunu dile getiren Özdemir, 2009 yılında yapılacak genel seçimlerden sonra Afganistan ve AB konularında çok farklı görüşlere sahip oldukları Sol Parti ile ise işbirliği yapmayacaklarını kaydetti.

    Kendisini kimlerin kutladığının sorulması üzerine de Özdemir, CumhurbaÅŸkanı Abdullah Gül ile BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın ve çok sayıda bakanın kendisini kutlamalarına çok sevindiÄŸini, ancak kendisini en fazla memnun eden olayın Fener PatriÄŸi Bartolomeus’un bile kendisini arayarak kutlaması olduÄŸunu bildirdi.

    Türk toplumuna doğal olarak çok yakın olduğunu, ancak insanların yalnızca bu kesimi temsil ettiğini düşünmelerini istemediğini ifade eden Özdemir, bu nedenle gelecek günlerde tüm kiliseleri, cami derneklerini ve sivil dernekleri de ziyaret edeceğini sözlerine ekledi.

    Hizbullah Irak`a imzalama dedi

    26 çocuk açlıktan öldü

    Putin, kriz paketini açıkladı

    Rusya Devlet BaÅŸkanı Dmitri Medvedev’le birlikte katılan Rusya BaÅŸbakanı Vladimir Putin’in gündeminde ekonomik kriz vardı.

    BirleÅŸik Rusya’nın 10. kongresine Rusya Devlet BaÅŸkanı Dmitri Medvedev’le birlikte katılan Rusya BaÅŸbakanı Vladimir Putin’in gündeminde ekonomik kriz vardı.

    Putin, ülkenin kendi kaynakları ile krizin üstesinden gelebileceÄŸini kaydederek, “Yerel firmaların ve ÅŸirketlerin nakit sorununu çözeceÄŸiz. Ülkenin ekonomik yapısı yeterli. Yerel ekonomi büyük oranda gelir üretiyor. Bunun nakite dönüştürülmesi ve ulusal mali sistemin etkisini artırmasına yönlendirilmesi gerekiyor.” dedi.

    Rusya baÅŸbakanı Vladimir Putin baÅŸkanlığını yaptığı BirleÅŸik Rusya Partisi’nin ülkenin istikrarının garantisi olduÄŸunu söyledi. Partinin kongresinde bir konuÅŸma yapan Putin, BirleÅŸik Rusya’nın yönetimde olduÄŸu dönemde ülkenin geliÅŸtiÄŸini ve baÅŸarılı seçim dönemlerinin geçirildiÄŸini ifade etti. YaÅŸanan ekonomik krizle ilgili deÄŸerlendirmede bulunan Putin krizin bir çeÅŸit tabi felaket olduÄŸunu, bundan kaçmanın mümkün olmadığına deÄŸindi. Rusya baÅŸbakanına göre 1991 ve 1998 yıllarında yaÅŸanan ekonomik krizlerin tekrarlanması mümkün deÄŸil.

    Rublede hızlı bir düşüşün yaÅŸanmayacağını ifade eden Putin, “Büyük döviz ve altın rezervleri ve alınan önlemler sayesinde rublede ani bir düşüş yaÅŸanmayacak. Ekonomimiz büyük oranda enerji gelirlerine dayanıyor. Ancak bu gelirler makroekonomik dengelerin korunacağı ve istikrarın saÄŸlanacağı bir seviyeye ulaÅŸtı. Bu yüzden rublede ani düşüş ve enflasyon beklenmiyor.” dedi.

    Gelir vergilerinde yüzde 24′lük oranın yüzde 4′lere kadar çekilerek küçük ve orta ölçekli iÅŸletmelere nakit girdisi saÄŸlayacaklarını ifade eden Putin, “Bunu 1 Ocak’tan itibaren uygulamaya koyacağız. Bu ekonomiye 14,5 milyar dolarlık bir katkı saÄŸlıyor.” dedi. Rusya baÅŸkanı iÅŸsizlik ücretlerinin de 55 dolardan 124 dolara çıkarılacağını açıkladı. Putin bankalarda devlet garantisinin de yüzde 98,5′a çıkarılacağını ifade etti. Mevcut durumda devlet banka hesaplarının 700 bin rublelik kısmına (26 bin 800 dolar) garanti veriyordu.

    İnsanların haklı olarak baÅŸlarına ne geleceÄŸini merak ettiklerini ifade eden Putin, “Dünyada bir çok ülkenin içinde bulunduÄŸu durum gibi küresel ekonomik ÅŸartlardan etkileniyoruz. 1991 ve 1998 yıllarında olduÄŸu gibi bir ekonomik olmayacağı garantisi verebiliriz.” dedi.

    Gazze`de hayat durdu

    Çıplak derse veli tepkisi

    Hillary dışişleri bakanı olacak mı?

    Obama, Hillary Clınton’a dışiÅŸleri bakanlığını önerdi ÅŸimdi yanıt bekliyor.

    Ocak ayı sonunda göreve gelecek olan Barack Obama baÅŸkanlığındaki yönetimin DışiÅŸleri Bakanlığına önerdiÄŸi belirtilen New York Senatörü Hillary Clinton’ın, bu görevi kabul edip etmeyeceÄŸi merakla bekleniyor.

    Demokrat Parti içindeki erken seçimlerde Obama’ya karşı kıyasıya bir yarış çıkaran Hillary Clinton’ın, kararını çok kısa bir süre içinde açıklaması bekleniyor. Senatör Clinton’ın, Obama’nın önerisini ciddiyetle tarttığı ve ABD’nin eski baÅŸkanlarından eÅŸi Bill Clinton’dan da bu yönde büyük destek gördüğü biliniyor.

    Bill Clinton döneminin politikaları, Obama’nın geçiÅŸ yönetimi tarafından bir süredir sıkı bir incelemeye tabi tutuluyor ve Hillary Clinton’ın ABD DışiÅŸleri Bakanlığına gelmesi durumunda, bu dönemden kalma politikaların sorun çıkarma potansiyeli ölçülüyor. Bill Clinton’ın da, Obama’nın ekibiyle birlikte çalıştığı, iÅŸbirliÄŸi yaptığı belirtiliyor.

    Hillary Clinton’ın bu pozisyonu kabul edip etmemesi, geleceÄŸe iliÅŸkin niyetleriyle ilgili önemli bir iÅŸaret olacak. Washington çevrelerinde, sekiz yıldır New York Senatörü olarak görev yapan Hillary Clinton’ın, ”ABD’nin ilk kadın baÅŸkanı” olma hayalini taşıdığı sürece, Obama yönetiminin içinde yer almayı tercih etmeyeceÄŸi yorumları yapılıyor.

    Obama`nın Sağlık bakanı belli

    Dev tanker için süper fidye

    Dünyanın en büyük petrol tankerini kaçıran Somalili korsanlar, istedikleri fidye miktarını açıkladılar. Rakam dudak uçuklattı.

    Dünyanın en büyük petrol tankerini kaçırdılar. Merakla beklenen fidye miktarını sonunda belirlediler. Tahmin edildiği gibi deli para istediler. Belirlenen miktar; 25 milyon dolar oldu.

    Tankerden telefonla arayan korsanlardan Muhammed Said, tankerin sahiplerinden 25 milyon dolar talep ettiklerini belirterek, fidye müzakerelerinin uzamamasını istediklerini söyledi.

    Sadi, 10 gün süre tanındığını aksi halde felaketle sonuçlanabilecek şekilde müdahale edeceklerini ifade etti.

    Somalili korsanların el koyduÄŸu en büyük gemi olan “MV Sirius Star” adlı petrol tankeri, cumartesi günü Kenya açıklarında kaçırılmış ve Somali sularına getirilmiÅŸti.

    RUSYA SAVAŞ GEMİSİ YOLLUYOR

    Bu arada Rusya’nın Somalili korsanlarla mücadele amacıyla Somali yakınlarındaki sulara baÅŸka savaÅŸ gemileri de göndereceÄŸi bildirildi.

    Rusya Deniz Kuvvetleri Komutanı Vladimir Vissotski, eylülde gönderilen Intrepide adlı Rus savaş gemisinin ardından başka savaş gemilerinin de bölgeye yönlendirileceğini belirtti.

    Vissotski, Afrika Boynuzu yakınında ve Aden Körfezi’nde korsanların eylemlerini artırması nedeniyle bunun gerekli olduÄŸunu söyledi.

    MISIR’DA KORSAN TOPLANTISI

    Öte yandan, Kızıldeniz’e kıyısı olan Arap ülkelerinin yetkilileri Somali’deki korsanlık eylemleriyle mücadele için alınacak önlemleri görüşmek üzere Kahire’de bir araya geldi.

    Mısır DışiÅŸleri Bakanlığı sözcüsü Hüsam Zeki, Mısır, Ürdün, Suudi Arabistan, Sudan ve Yemenli yetkililerin katıldığı toplantıda, Kızıldeniz’e kıyısı olan ülkeler arasında koordinasyonun saÄŸlanmasının amaçlandığını belirtti.

    Zeki, bu durumun Kızıldeniz’deki gemi seferlerini tehdit ettiÄŸini ve bazı gemilerin rotalarını deÄŸiÅŸtirmesine yol açtığını söyleyerek, bu tehdidi engellemek için tüm seçeneklerin masada olduÄŸunu kaydetti.

    Clinton şimdi de kızına taktı

    Uçak kazasında devlet suçlanıyor

    2007 yılında 199 kiÅŸinin ölümüne neden olan uçak kazasıyla ilgili 10′un üstünde devlet görevlisi suçlanıyor

    İNTERNETHABER

    17 Temmuz 2007 yılında 199 kişinin ölümüyle sonuçlanan Brezilyanın gelmiş geçmiş en büyük uçak kazasının sorumlusu olarak devlet görevlileri gösteriliyor.

    On altı ay süren polis araştırmalarından sonra San aulo havaalanında meydana gelen kazada devlet görevlilerinin ve uçağı üreten Airbus firmasının ihmali kesinleşti.

    Airbus firmasına ait A320 tipi yolcu uçağı, San Paulo havaalanına girdiğinde ıslak zemininde etkisiyle ters dönmüş ve sürüklenerek bir kargo uçağı deposuna çarpmıştı. Kazada uçağın 187 yolcu ve mürettabatı ile kargo deposunda bulunan 12 kişi hayatını kaybetmişti. Yapılan araştırmalar sonucunda, pilot eğitiminin vfe uçağın güvenlik sisteminin yetersiz olduğu ortaya çıktı.

    Brezilya Sivil Havacılık Enstitüsü’nde çalışan 10′un üzerinde görevli bu kaza nedeniyle suçlu bulundu ve mahkeme baÅŸladı.

    Ticari nedenlerle ihmale sebebiyet vermekten yargılanacak olan bu görevlilerin davasının hemen sonulanması beklenmiyor. Resmi devlet çalışanları oldukları için, bu davanın yıllara yayılabileceği korkusu baskın çıkıyor.

    Afganistan`da şok görüntü

    Kızılordu`da kelleler kopacak

    Hitler en nazik yerinden vurulmuÅŸ

    Hitler’le ilgili efsane gerçek çıktı. SavaÅŸ gazisi konuÅŸtu. Bakın diktatör savaÅŸta neresinden vurulmuÅŸ?

    Hitler’le ilgili ÅŸehir efsanesi gerçek çıktı. Dünyanın en ünlü diktarörünün tek testisi olduÄŸu doÄŸrulandı. SavaÅŸ gazisi, Hitler’in savaÅŸta testisinden yaralandığı söyledi.

    Hürriyet’e göre; savaşı kaybeden Adolf Hitler intihar etmiÅŸti. Hitler’in cesedini Sovyet Rusyası alarak otopsisini yapmıştı. Rus otopsisinde Hitler’in tek testisli olduÄŸu spekülasyonları yapılmıştı. Ancak o dönemde bunun bir Rus propagandası olduÄŸu iddia edilmiÅŸti.

    POLANYALI RAHİP KONUŞTU

    Alman Bild gazetesinin haberine göre, Birinci Dünya Savaşı gazisi Alman Johan Jambor da Hitler’in tek testisli olduÄŸunu iddia etti. Jambor’un ölümünden 23 yıl sonra bu iddiayı Polonyalı bir rahip ortaya attı. Polonyalı rahip savaÅŸ gazisi Jambor’un Hitler’in tek testisi bulunduÄŸunu kendisine söylediÄŸini belirtti.

    HİTLER SAVAŞTA TESTİSİNDEN YARALANMIŞ

    Birinci Dünya Savaşı’nda asker olarak çarpışan Adolf Hitler, Somme Savaşı’nda yaralandı. Johan Jambor da bu savaÅŸta hastabakıcı olarak görev yaptı. Yaralanan Hitler’i tedavi eden ise Jambor oldu. Jambor, Hitler’in tek testisli olduÄŸunu gözleriyle gördüğünü, Polanyalı rahibe anlattı. Jambor, “SavaÅŸ sırasında Hitler bacağından ve cinsel organının bulunduÄŸu bölgeden yaralandı. Bu olayda tek testisini de kaybetti. Hitler’in komadan uyandıktan sonraki ilk sorusu ise, “Çocuk sahibi olabilir miyim?” sorusu oldu” dedi.

    Bu listede Öcalan`ın işi ne!

    İncirlik açılırsa vurulacağız

    İran’dan gözdağı geldi. Amerika’ya üs kullandıran ülkelere misilleme tehditi.

    İran, olası bir ABD saldırısı için üslerini kullandıran ülkelere karşı misillemede bulunacağını bildirdi.

    İran Genelkurmay BaÅŸkan Yardımcısı TuÄŸgeneral Mesud Cezayiri, ”İran’a saldırı için topraklarını ABD’ye kullandıran ülkelere karşı misilleme tedbiri alacağız” dedi.

    ”Orta DoÄŸu’daki ABD üsleri bölge ülkeleri için tehdittir” diyen TuÄŸgeneral Cezayiri, ”Biz gereken tedbirleri aldık, ABD Orta DoÄŸu’daki hiçbir üssünü İran’a saldırı için kullanamayacak” ifadesini kullandı.

    Cezayiri, yabancı ülkelerin bölgede askeri varlıklarını sürdürme bahanesini ellerinden almak için, bölge ülkelerinin güvenliği sağlama konusunda güçlerini birleştirmeleri gerektiğini söyledi.

    İranlı komutan, olası ABD ve İsrail saldırısına iliÅŸkin olarak daha önce de “Umarız, ne Basra Körfezi, ne Hürmüz BoÄŸazı ne de baÅŸka bir su yolunun kapatılmasına gerek kalır. Ancak saldırıya uÄŸramamız halinde kapatma zorunlu hale gelir. ABD’nin içinde bulunduÄŸu bütün zorluklara raÄŸmen kabul etmeliyiz ki, deli ve yolun sonuna gelenler olaÄŸan dışı iÅŸlere baÅŸvurabilir. Ancak İran, kendini savunacak ve her türlü saldırıyı fırsata dönüştürerek düşmanların yenilgisini hızlandıracak konumda. İsrail, bugün siyasi, ekonomik, güvenlik ve toplumsal krizle karşı karşıya. ABD’nin silahları bile onu kurtaramayacak. İran’a yönelik bir saldırıda her ÅŸeyden önce sahte ve eÄŸreti rejimler ortadan kalkar. AteÅŸ, kurunun yanında yaşı da yakar, kendisini ateÅŸten çok uzakta görenler hata yapıyor. İran’a saldırı dünya savaşını baÅŸlatır” diye konuÅŸmuÅŸtu.

    ABD ve İsrail, İran’a yönelik askeri saldırının bir seçenek olarak masada tutulduÄŸunu açıklamışlardı.

    (KRM-ÇA)

    Obama `deccalin` ta kendisi

    Dev tanker için fidye istendi

    Dev petrol tankeri Sirius Star’ı kaçıran korsanlar fidye talebinde bulundu.

    Suudi Arabistan petrol tankeri Sirius Star’ı kaçıran Somalili korsanların fidye talebinde bulunduÄŸu bildirildi.

    Kendisini korsanlardan biri olarak tanıtan bir kiÅŸi, El Cezire televizyon kanalındaki konuÅŸmasında, eylemlerine son vermek için fidye istediklerini belirterek, ”Müzakereciler fidye konusunda anlaÅŸmaya varınca, para tankere getirilecek” dedi.

    Adının Farah Abd Cameh olduÄŸunu söyleyen korsan, ”Geminin güvenliÄŸini saÄŸlayacağız. Para sayılacak” diye konuÅŸut ve sahte paraları tanımak için gereken teçhizata sahip oldukları uyarısında bulundu.

    Korsan, istenen fidye miktarını ise açıklamadı.

    Sirius Star, 15 Kasımda Hint Okyanusu’nda seyrederken korsanların eline geçmiÅŸti.

    Öte yandan Hindistan Deniz Kuvvetleri, Aden körfezindeki bir korsan saldırısının, açılan karşı ateşle savuşturulduğunu açıkladı.

    Açıklamada, bir korsan gemisiyle iki sürat motorunun, batırma tehdidinde bulunarak “INS Tabar” adlı Hint gemisine ateÅŸ açtığı belirtildi. INS Tabar’dan karşı ateÅŸ açıldığı, korsan gemisinin alev aldığı, sürat motorlarından birinin terk edilmiÅŸ halde bulunduÄŸu kaydedildi.

    INS Tabar, 2 Kasım’dan bu yana Aden körfezindeki korsanlarla mücadele çabalarına katkıda bulunuyor.

    Korsanlar iyice azıttı

    Deprem Panama`yı vurdu

    En büyük korsan gemisi vuruldu

    İran`dan PKK`ya ağır darbe

    Kermanşah eyaletinde çıkan çatışmalarda öldürülen teröristlerin tamamının Türk vatandaşı olduğu belirtildi.

    İran’da terör örgütü PKK ve PJAK’a yönelik operasyonlarda çok sayıda teröristin etkisiz hale getirildiÄŸi ve 4 teröristin de saÄŸ ele geçirildiÄŸi bildirildi. Öldürülen teröristlerin tamamının Türkiye vatandaşı olduÄŸu belirtildi.

    Fars Haber Ajansı’nın resmi kaynaklara dayandırdığı haberine göre, terör örgütü PKK ve İran’daki uzantısı PJAK’a yönelik yapılan operasyonlarda KermanÅŸah eyaletinde çok sayıda terörist etkisiz hale getirildi.

    Güvenlik güçleriyle teröristler arasındaki çatışmalarda örgütün ağır kayıp verdiği belirtilirken, öldürülen teröristlerin tamamının Türkiye vatandaşı olduğu belirtildi.

    Çatışmalarda güvenlik güçlerinin kayıp vermediği kaydedilirken, ölü ele geçirilen teröristlerin sayısı hakkında bilgi verilmedi.

    Operasyon kapsamında Senendec kentinde de 4 teröristin sağ ele geçirildiği ifade edildi.

    Teröristlerin sığınaklarını sürekli olarak top ateşine tutan İran güvenlik güçleri, zaman zaman hava operasyonları düzenliyor.

    İran’ın batısında geçen ay çıkan çatışmalarda 4 terörist ölü ele geçirilmiÅŸ, 3 İran askeri de hayatını kaybetmiÅŸti.

    İran-Irak-Türkiye üçgenindeki daÄŸlık bölgelerde barınan PJAK’lı teröristlerin saldırılarında binlerce İranlı sivil ve asker hayatını kaybetti ve yaralandı.

    The New Yorker gazetesinde 2006′da yer alan bir makalede, “ABD ve İsrail’in PJAK’lı teröristleri silahlandırdığı, eÄŸittiÄŸi ve örgüte istihbarat bilgileri saÄŸladığı” öne sürülmüştü.

    Başkan Obama `kılıbık` çıktı

    Obama daha koltuÄŸa oturmadan öyle ÅŸeyler söyledi ki herkes “Dünyayı kılıbık bir lider mı yönetecek?” diye sordu. Bakın ne dedi?

    ABD’nin çiçeÄŸi burnunda baÅŸkanı Obama “evde bulaşıkları ben yıkıyorum” diyerek kılıbıklığını herkesin gözü önünde itiraf etmiÅŸ oldu.

    ABD’de baÅŸkanlığı kazandığı gece televizyon kumandasını eÅŸi Michelle’e veren Barack Obama, “Dünyayı kılıbık bir lider mı yönetecek?” eleÅŸtirisine maruz kalmıştı.

    BULAŞIKTAN ŞİKAYET EDİYORMUŞ

    Obama’nın dün müstakbel First Lady ile yaptığı basın toplantısı bu eleÅŸtirilerin artmasına sebep oldu. İlk siyahi baÅŸkan olan Obama, “Heyecanlı mısınız?” sorularına, “Bulaşık yıkayarak rahatlıyorum. Beni en çok rahatlatan ÅŸey” yanıtını verince eÅŸi Michelle araya girdi: “Rahatlatmak mı? Hiç öyle demiyordun ama!” First Lady’nin bu çıkışı Obama’nın evde sık sık bulaşık yıkadığını da göstermiÅŸ oldu.

    KÖPEK KARARI DA FİRST LADY’NİN

    Obama’ya “kılıbık” eleÅŸtirisinin getirilmesine sebep olan ikinci soru ise Beyaz Saray’a alınması planlanan köpekle ilgiliydi. Obama, Chicago’daki zafer konuÅŸmasında, kızlarına bir köpek alacağını söylemiÅŸti. ABD basını da haftalardır bu konuyla ilgili spekülasyonları sayfalarına taşıyordu. Gazetecilerden biri Obama’ya ne tür bir köpek almayı planladığını sorduÄŸunda sazı yine Michelle Obama ele aldı: “Åžimdi zamanı deÄŸil. Beyaz Saray’a taşınınca düşünürüz.”

    Komedyen olmalıymış!

    Berlusconi komedyen olmalıymış

    İran`dan Türk teröriste darbe

    Türkiye bir yandan İran bir yandan vuruyor. PKK ve PJAK’a operasyon düzenleyen İran bakın kimleri vurdu.

    İran’da terör örgütü PKK ve PJAK’a yönelik operasyonlarda çok sayıda teröristin etkisiz hale getirildiÄŸi ve 4 teröristin de saÄŸ ele geçirildiÄŸi bildirildi. Öldürülen teröristlerin tamamının Türkiye vatandaşı olduÄŸu belirtildi.


    Fars Haber Ajansı’nın resmi kaynaklara dayandırdığı haberine göre, terör örgütü PKK ve İran’daki uzantısı PJAK’a yönelik yapılan operasyonlarda KermanÅŸah eyaletinde çok sayıda terörist etkisiz hale getirildi.

    Güvenlik güçleriyle teröristler arasındaki çatışmalarda örgütün ağır kayıp verdiği belirtilirken, öldürülen teröristlerin tamamının Türkiye vatandaşı olduğu belirtildi.

    Çatışmalarda güvenlik güçlerinin kayıp vermediği kaydedilirken, ölü ele geçirilen teröristlerin sayısı hakkında bilgi verilmedi.

    Operasyon kapsamında Senendec kentinde de 4 teröristin sağ ele geçirildiği ifade edildi.

    Teröristlerin sığınaklarını sürekli olarak top ateşine tutan İran güvenlik güçleri, zaman zaman hava operasyonları düzenliyor.

    İran’ın batısında geçen ay çıkan çatışmalarda 4 terörist ölü ele geçirilmiÅŸ, 3 İran askeri de hayatını kaybet