• ArÅŸiv

  • Ocak 2009
  • Aralık 2008
  • Kasım 2008
  • Ekim 2008
  • Eylül 2008
  • AÄŸustos 2008
  • Temmuz 2008
  • EÄŸitim

    « Sonraki Sayfa Önceki Sayfa »


    Üniversitede taşlı sopalı çatışma

    Rektörün maaşı 70 bin YTL

    Türkiye’de bir rektörün maaşı bazı üniversitelerde 70 bin YTL’yi buluyor! İşte insanı hayretler içinde bırakan maaÅŸlar;

    Üniversitelerde deprem yaratacak düzenleme; döner sermayeden aldığı paylarla gelirleri 70 bin YTL’ye ulaÅŸabilen rektör maaÅŸlarına karşı YÖK harekete geçti. Alınacak pay maaşın iki katını ya da 10 bin YTL’yi geçemeyecek

    Yükseköğretim Kurulu (YÖK), yıllardır tartışma konusu olan üniversite rektörleri ve yöneticilerinin astronomik miktarları bulan döner sermaye paylarına üst sınır getirilmesi için bir çalışma baÅŸlattı. YÖK Kanunu’nda yapılacak deÄŸiÅŸiklikle yürürlüğe girmesi hedeflenen yeni sistem, “adil paylaşılmadığı” eleÅŸtirilerine hedef olan, üniversitelerin döner sermaye gelirlerinin dağılımını yeniden düzenleyecek.

    SİSTEM DEĞİŞECEK MAAŞ DÜŞECEK

    Yeni uygulama için iki ayrı formül üzerinde duruluyor. Birinci formüle göre, rektörlerin döner sermaye payı maaşlarının iki katını geçemeyecek. Bu durumda aylık maaşı 3 bin 200 YTL olan üniversite rektörleri, bu maaşa ek olarak 6 bin 400 YTL döner sermaye payı alacaklar ve aylık toplam gelirleri 9 bin 600 YTL olacak.

    Düşünülen ikinci formül göre rektörlerin maaÅŸ ve döner sermaye toplamı en yüksek devlet memuru maaşı olan BaÅŸbakanlık MüsteÅŸarı’nın 5 bin 150 YTL olan maaşının iki katını geçemeyecek. Bu durumda bir üniversite rektörünün maaÅŸ ve döner sermaye gelirinin toplamı aylık en çok 10 bin 300 YTL olacak. 

    REKTÖR MAAŞLARINA TIRPAN

    Yeni sisteme göre rektör yardımcıları ve dekanlar da, maaÅŸları oranında döner sermaye geliri ve döner sermaye gelirinin yüzde 10’u oranında ek pay verilecek. OluÅŸan kaynak ise, araÅŸtırma görevlilerine, öğretim görevlilerine ve üyelerine dağıtılacak. Döner sermaye gelirlerinin önemli bir kısmı da, üniversitelerin araÅŸtırma ve geliÅŸtirme faaliyetlerinde kullanılacak. YÖK Yürütme Kurulu bünyesinde oluÅŸturulan Döner Sermaye Komisyonu, çalışmalarında sona yaklaÅŸtı. Yapılacak çalışma sonunda hazırlanacak olan yasa taslağı Milli EÄŸitim Bakanlığı’na gönderilecek.

    70 BİN YTL ALAN VAR

    Åžu anki mevcut durumda rektörler, 3 bin 200 YTL olan maaÅŸlarının yanı sıra her ay maaşın 5 - 6 katını bulan oranlarda döner sermaye payı alabiliyor. Özellikle Tıp Fakülteleri bulunan büyük kentlerdeki üniversitelerin rektörlerine, döner sermaye gelirlerinin yüksek olması sayesinde aylık 30 bin YTL’yi bulan rakamlarda pay dağıtılabiliyor. GeçtiÄŸimiz dönemde İstanbul Üniversitesi Rektörü’nün 50 bin YTL, Gazi Üniversitesi’nin aÄŸustos ayında görevi biten eski rektörü Kadri Yamaç’ın 25 bin YTL, Dokuz Eylül Üniversitesi’nin aÄŸustos ayında görevi biten eski rektörü Prof. Dr. Emin Alıcı’nın da döner sermayeden 70 bin YTL pay aldıkları iddia edilmiÅŸti.

    558 MİLYON YTL’LİK GELİR

    2007 yılında döner sermaye iÅŸletmesi bulunan 58 devlet üniversitesinde toplam 558 milyon YTL gelir elde edildi. 2008’in ilk 6 ayında ise 58 üniversitede yaklaşık 265 milyon YTL döner sermaye geliri elde edildi ve dağıtıldı. Yeni kurulan üniversitelerin çoÄŸunda döner sermaye iÅŸletmesi bulunmuyor. Bazı üniversitelerde ise bu gelir yıllık 1 milyon YTL’yi bile bulmuyor.

    Bazı üniversitelerin 2007 yılı döner sermaye gelirleri ise şöyle:

    Akdeniz 18 milyon YTL.

    İstanbul 48 milyon YTL,

    Hacettepe 34 milyon YTL

    Ege 30 milyon YTL

    Dokuz Eylül 26 milyon YTL

    Gazi 25 milyon YTL

    Ankara 25 milyon YTL

    Anadolu 22 milyon YTL

    Çukurova 19 milyon YTL

    AkÅŸam

    Emine Erdoğan açılış yaptı

    Emine ErdoÄŸan, Kızılcahamam Halk EÄŸitim Merkezi ve AkÅŸam Sanat Okulu’nun açılışını yaptı.

    BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın eÅŸi Emine ErdoÄŸan, her alanda olduÄŸu gibi eÄŸitim alanında da cinsiyet ayrımcılığını kabul etmediklerini belirterek, “21. yüzyılda artık okuma yazma bilmememenin mazereti olamaz.” dedi.

    Emine ErdoÄŸan, AK Parti’nin Kızılcahamam Asya Termal Tesisleri’nde kampı devam ederken, Kızılcahamam Halk EÄŸitim Merkezi ve AkÅŸam Sanat Okulu’nun açılışını yaptı.

    Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, bayan milletvekilleri, bakan ve milletvekili eÅŸlerinin de katıldığı açılış töreninde yoÄŸun güvenlik önlemleri alındı. Emine ErdoÄŸan törende yaptığı konuÅŸmada ‘ana-kız okula’ kampanyasını İstanbul’da baÅŸlattıklarını hatırlattı. “21. yüzyılda artık okuma yazma bilmememenin mazereti olamaz.” diyen ErdoÄŸan, konuÅŸmasını şöyle devam etti: “Yaşı ne olursa olsun, cinsiyeti ne olursa olsun, ekonomik durumu, sosyal konumu ne olursa olsun hiçbir kardeÅŸimin eÄŸitim imkanından uzakta kalmasını kabul etmemiz asla mümkün deÄŸildir. Özellikle hanım kardeÅŸlerimizin okuma yazma bilmeleri, iyi eÄŸitim almaları ülkemizin geleceÄŸi noktasında hayati derecede önem arz etmektedir. Türkiye’nin yarınlarını bugünden ÅŸekillendiren, geleceÄŸin nesillerini yetiÅŸtiren kadınların eÄŸitim imkanlarından azami derecede yararlanıp, bunu çocuklarına aktarmaları gerekmektedir.”

    ErdoÄŸan, ‘Haydi Kızlar Okula’ okulundan çok umutlu olduÄŸunu belirterek, kampanya çerçevesinde Türkiye genelinde 350 bin kız çocuÄŸunu okula kazandırdıklarını, ÅŸimdi de ‘Ana-kız Okuldayız’ kampanyasıyla önümüzdeki 4 yıl içinde okuma-yazma bilmeyen 5 milyon kiÅŸiden 3 milyonunun daha okuma yazma öğreneceÄŸini söyledi.

    KonuÅŸmasında cinsiyet ayrımcılığına da karşı çıkan ErdoÄŸan, “Her alanda olduÄŸu gibi eÄŸitim alanında da cinsiyet ayrımcılığını asla kabul etmiyoruz. Kız ya da erkek bütün çocuklarımızın köklerimize, geleneklerimize, göreneklerimize yakışır ÅŸekilde en iyi eÄŸitim almaları, en iyi ÅŸekilde geleceÄŸe hazırlanmaları bizim en büyük hedefimiz olmalıdır” dedi.

    Erdoğan, toplumsallaşmanın, topluma entegre olmanın, toplum hayatında aktif roller üstlenmenin öncelikle iyi bir eğitim sürecini gerektirdiğini belirtti. Erdoğan, öğrenmenin yaşının olmadığına dikkat çekerek kadınların yaşlarını bahane ederek okuma yazma öğrenmekten kaçınmamasını istedi.

    Emine ErdoÄŸan konuÅŸmasının ardından okuma-yazma öğrenen 40 kursiye diplomalarını verdi. Emine ErdoÄŸan, kursu birincilikle tamamlayan 59 yaşındaki Kezban Fidan’a da diplomasını vererek, tebrik etti. Okuma yazmayı yeni öğrenen Kezban Fidan, kağıda yazdığı teÅŸekkür konuÅŸması metnini okudu. Fidan, Emine ErdoÄŸan’a ve kurs öğretmenlerine teÅŸekkür ederek, “Sizin sayenizde öğrendim” dedi.

    Emine Erdoğan, bakan eşleriyle birlikte açılış kurdelasını keserek, okulu gezdi. Ana okulu öğrencilerine oyuncak dağıttı. Program başında oyuncak almak isteyen çocuklar kısa süreli bir izdiham yaşandı.

    ÖSS`de yabancı sorular

    Bu yılki sınavın 2 yıl önce mezun olan adayları zorlayabilir, eski mezunlar ÅŸoke olabilir…

    YÖK BaÅŸkanı Yusuf Ziya Özcan, ÖSS ile ilgili büyük bir deÄŸiÅŸiklik yapılmayacağını belirterek, “Ama ufak tefek deÄŸiÅŸiklikler yapabiliriz” dedi. ÖSYM BaÅŸkanı Ünal YarımaÄŸan ise bu yılki sınavın 2 yıl önce mezun olan adayları zorlayabileceÄŸini söyledi.

    Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) BaÅŸkanı Yusuf Ziya Özcan ve Öğrenci Seçme ve YerleÅŸtirme Merkezi (ÖSYM) BaÅŸkanı Ünal YarımaÄŸan, 2009-ÖSS’ye iliÅŸkin soruları yanıtladı. 2009-ÖSS’de adayları ne gibi deÄŸiÅŸikliklerin beklediÄŸi sorusuna Özcan, “ÖSS ile ilgili bu sene maalesef vakit darlığından dolayı çok ciddi, büyük bir deÄŸiÅŸiklik yapamayacağız ama ufak deÄŸiÅŸiklikler yapabiliriz” yanıtını verdi.

    Özcan, “ Bu deÄŸiÅŸiklikler için bir komisyon çalışıyor. Komisyonun çalışmaları, hazırlıkları henüz tamamlanmadı” dedi.

    “Bu deÄŸiÅŸikliklerden biri katsayı mı?” sorusu üzerine Özcan, şöyle konuÅŸtu: “Öyle deÄŸil. Bütün alternatifleri önümüze getirecekler. Biz onlardan çok geniÅŸ kapsamlı bir çalışma istedik. Sadece alan, ağırlıklar deÄŸil, baÅŸka türden yapılabilecek iyileÅŸtirmeler varsa onları da Genel Kurul’un dikkatine sunmalarını istiyoruz. Genel Kurul’un da onlardan en iyisini seçmesini bekliyoruz. Henüz sunmadılar. Ama sonuna doÄŸru geldiler.”

    ‘ÇOK ÖNEMLİ BİR DEĞİŞİKLİK OLMAYACAK’
    Yapılacak deÄŸiÅŸikliklerin adaylara ne zaman duyurulacağı yönündeki soruya Özcan, “Çok önemli ÅŸeyler deÄŸiÅŸmeyeceÄŸi için son dakikaya kadar bekleyebilirsiniz. Bu sene ÖSS’de ciddi bir ÅŸeyler beklememek lazım, zamanın azalması yüzünden. Ama ciddi deÄŸiÅŸiklikler yapacaksanız onu 1 yıl önceden duyurmak lazım. Köklü deÄŸiÅŸiklikler olursa ancak 2010 yılında olur. 2009’da ufak tefek deÄŸiÅŸiklikler olabilir” karşılığını verdi.

    Milli EÄŸitim Bakanlığı’nın lise müfredatını deÄŸiÅŸtirdiÄŸine iÅŸaret eden Özcan, ÖSS’de soruların yeni müfredat doÄŸrultusunda hazırlanacağını kaydetti. ÖSS’de yapılacak deÄŸiÅŸikliklerle ilgili çalışan komisyonda Milli EÄŸitim Bakanlığı yetkililerinin de bulunduÄŸunu belirten Özcan, komisyon çalışmalarını tamamladıktan sonra Milli EÄŸitim Bakanı Hüseyin Çelik ile de görüşeceÄŸini ifade etti.

    2009-ÖSS 14 HAZİRAN’DA
    ÖSYM BaÅŸkanı Prof. Dr. YarımaÄŸan ise 2009-ÖSS’nin 14 Haziran’da yapılmasının planlandığını, baÅŸvuruların da Åžubat ayının ortalarında baÅŸlayacağını kaydetti. Lise müfredatındaki deÄŸiÅŸikliklerin 2009-ÖSS’de sorulara nasıl yansıyacağının sorulması üzerine YarımaÄŸan, sınavda testlerin kapsamına iliÅŸkin daha önce açıklama yaptıklarını anımsattı.

    YarımaÄŸan, şöyle konuÅŸtu: “Bizim ÖSYM olarak ana ilkemiz ÅŸu: Biz bu yıl soruları hazırlarken, bu yıl mezun olanları öncelikle dikkate alıyoruz. Bu adayların okudukları derslerle ilgili bilgileri Milli EÄŸitim Bakanlığından aldık. Bütün kitapları, programları aldık. Soruları buna göre hazırlıyoruz. Ama ufak tefek ÅŸeyler dışında çok köklü deÄŸiÅŸikler yok. Özetle, biz bu sene soruları hazırlarken ÅŸu anda son sınıfta olanların bu yıl, geçen yıl, 2 yıl önce, son 3 yılda okudukları derslere göre soruları hazırlıyoruz. Yani hep son sınıflara göre hazırlanır. Müfredatta deÄŸiÅŸiklik olursa örneÄŸin 2 yıl önce mezun olan bir aday okumadığı bir dersten sorularla karşılaÅŸabilir. Çünkü bu sene son sınıfta olanlar okumuÅŸlardır onu. Yani ders düzeyinde olmasa bile konu düzeyinde deÄŸiÅŸiklikler olabilir.”

    ESKİ ADAYLAR BİRAZ DEZAVANTAJLI “Bu durumda eski adaylar dezavantajlı durumdalar mı?” sorusuna YarımaÄŸan, “Biraz dezavantajlı olabilirler” dedi. Psikoloji sorularına iliÅŸkin eleÅŸtirilerde bulunulduÄŸunu söyleyen YarımaÄŸan, bu soruların “Sosyal-2” testine dahil edildiÄŸini anımsattı. YarımaÄŸan, ÅŸunları kaydetti: “Psikoloji ile ilgili sorun üniversitelerden kaynaklanıyor. Psikoloji bir sosyal bilimdir. Dolayısıyla sosyal bilimlerden gelen öğrencileri almaları lazım. Üniversiteler diyorlar ki (Türkçe-Matematik’ten gelen öğrenciler daha iyi öğrenci, onları alalım). Bu nedenle puan türünü eÅŸit ağırlıklı yaptılar. Ama bu puan türü (Türkçe-Matematik) alanının puan türü olduÄŸu için bu alandaki öğrenciler psikoloji okumadan geliyorlar. Hep eleÅŸtiriyorlar (Psikoloji bölümüne gelecek öğrencilere psikoloji sorusu sorulmuyor) diye. Sorulmuyor çünkü bu bölüme eÅŸit ağırlıklı puanla almak istiyorlar, bu puan türü de Türkçe-Matematikçilerin puanı.”

    YarımaÄŸan, “Analitik Geometri”nin fen bilimleri alanında zorunlu ders haline getirildiÄŸini, bu nedenle 2009-ÖSS’de bu dersten “Sayısal-2” alanında sorular yöneltileceÄŸini söyledi.

    İlahiyat kitabında skandal hata!

    Bir üniversitenin hazırladığı din kitabında öyle bir hata yapıldı ki Kur’an’ı Kerimi bile hiçe saydılar. İşte o skandal hata;

    Anadolu Üniversitesi’nin Açık öğretim İlahiyat Fakültesi ön lisans programında birinci sınıfta öğrencilere verilen Din Hizmetlerinde İletiÅŸim ve Halka İliÅŸkiler kitabında, evrim teorisine destek veren ifadeler skandal niteliÄŸinde…

    Kitapta din hizmetinde bulunacak kiÅŸinin iletiÅŸimi üzerinde duruluyor. Konuya girmeden önce insanların konuÅŸmayı nasıl öğrendiÄŸini anlatan kitap, bir yerde öyle bir cümle kullanıyor ki “Bir ilahiyat kitabında bu nasıl olur”  bu kadar da olur mu dedirtiyor!

    İLAHİYAT KİTABINDA EVRİM

    Moralhaber.com’un gündeme taşıdığı haberde, skandal hatanın yer aldığı o kitaba göre insan ilk yaratıldığında konuÅŸmayı bilmiyordu ve “evrim süreci”nde bağırtılarını sözcük seslerine dönüştürerek konuÅŸmasını öğrenmiÅŸti.
    Kitabın 33’üncü sayfasında geçen ÅŸu cümleler çok tartışılacak:

    “AraÅŸtırmalardan öğrenildiÄŸine göre ilk insan vücudunda var olan ses aletini kullanmasını bilmeseydi onu sindirim aygıtının bir parçası gibi doÄŸal olarak da yaÅŸayabilmesi için soluk alma, yemek yeme aracı yerine kullanmaktaydı. Uzun yıllar geçtikten sonra insanlar yalın sesler çıkarmaya ve o seslerle bir çok kavramı anlatmaya baÅŸlamıştı.”

    Aynı kitabın 35’inci sayfasında telaffuz tarif edilirken insanın insanlaÅŸması sürecinden söz ediliyor:

     Ä°ÅŸte sert tartışmalara neden olan kitabın 33. sayfasındaki o hata! 
    “İnsanın insanlaÅŸmasında baÅŸ etmen olan el beyin iliÅŸkisi doÄŸrultusunda, doÄŸal hayvansal sesleri bağırtılarla çığlıkları, evrim süreci içinde sözcük seslerine  

    Editörlüğünü Ä°lahiyatçı Prof. Dr. Cemal 
    Tosun’un yaptığı kitapla ilgili en sert
    tepkiyi ise Yeni Åžafak gazetesi yazarı
    Prof. Dr. Hayrettin Karaman verdi.
    Karaman, Anadolu Üniversitesi’nin
    Açıköğretim İlahiyat Fakültesi ön lisans
    programında birinci sınıfta öğrencilere
    verilen Din  Hizmetlerinde İletiÅŸim ve
    Halka İlişkiler kitabında yer alan
    “İnsanın insanlaÅŸmasında baÅŸ etmen
    olan el beyin iliÅŸkisi doÄŸrultusunda,
    doğal hayvansal sesleri, bağırtılarla,
    çığlıkları, evrim süreci içinde, sözcük
    seslerine dönüşmesine telaffuz deniz.’
    ifadesi için ‘Everim teorisini esas alarak
    dilin nasıl o luştuğunu açıklamak
    münasebetsiz olmuÅŸtur’ dedi. 

    dönüşmesine telaffuz deniz.

    KUR’AN’I KERİM NE DİYOR

    Oysa Kur’an’ı Kerim’de Bakara suresi 31, 32, ve 33’üncü ayetlerde Allah’ın Hazreti Adem’e konuÅŸmayı öğrettiÄŸi açıkca belirtilmektedir.

    Bakara Suresi 31. Ayet: “Allah Adem’e bütün isimleri, öğretti. Sonra onları önce meleklere arzedip: EÄŸer siz sözünüzde sadık iseniz, ÅŸunların isimlerini bana bildirin, dedi. “

    Bakara Suresi 32. Ayet: “Melekler: Ya Rab! Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz, senin bize öğrettiklerinden baÅŸka bizim bilgimiz yoktur. Şüphesiz alim ve hakim olan ancak sensin, dediler. “

    Bakara Suresi 33. Ayet. “(Bunun üzerine: ) Ey Âdem ! EÅŸyanın isimlerini meleklere anlat, dedi. Adem onların isimlerini onlara anlatınca: Ben size, muhakkak semavat ve arzda görülmeyenleri (oralardaki sırları) bilirim. Bundan da öte, gizli ve açık yapmakta olduklarınızı da bilirim, dememiÅŸ miydim? dedi.”


    ÖSS`de eski mezuna kötü haber

    Yusuf Ziya Özcan, ÖSS ile ilgili olarak bu yıl zaman zarlığından dolayı büyük bir değişiklik yapılmayacağını açıkladı.

    YÖK BaÅŸkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, ÖSS ile ilgili olarak bu yıl ”zaman zarlığından” dolayı büyük bir deÄŸiÅŸiklik yapılmayacağını belirterek, ”Ama ufak tefek deÄŸiÅŸiklikler yapabiliriz. Bu deÄŸiÅŸiklikler için bir komisyon çalışıyor, henüz çalışmalarını tamamlamadı” dedi.

    Öğrenci Seçme ve YerleÅŸtirme Merkezi (ÖSYM) BaÅŸkanı Prof. Dr. Ünal YarımaÄŸan da 2009-ÖSS’de yöneltilecek soruların yenilenen lise müfredatı göz önünde bulundurularak hazırlanacağı belirterek, ”Biz bu sene soruları hazırlarken ÅŸu anda son sınıfta olanların son 3 yılda okudukları derslere göre soruları hazırlıyoruz. ÖrneÄŸin 2 yıl önce mezun olan bir aday okumadığı bir dersten sorularla karşılaÅŸabilir” diye konuÅŸtu.
    YÖK BaÅŸkanı Özcan ve ÖSYM BaÅŸkanı YarımaÄŸan, 2009-ÖSS’ye iliÅŸkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

    2009-ÖSS’de adayları ne gibi deÄŸiÅŸikliklerin beklediÄŸi sorusuna Özcan, ”ÖSS ile ilgili bu sene maalesef vakit darlığından dolayı çok ciddi, büyük bir deÄŸiÅŸiklik yapamayacağız ama ufak deÄŸiÅŸiklikler yapabiliriz” yanıtını verdi.

    Bu deÄŸiÅŸikliklerin neler olacağı sorusu üzerine Özcan, ”Onu ÅŸimdi söylemek istemiyorum. Bu deÄŸiÅŸiklikler için bir komisyon çalışıyor. Komisyonun çalışmaları, hazırlıkları henüz tamamlanmadı” dedi.
    ”Bu deÄŸiÅŸikliklerden biri katsayı mı?” sorusu üzerine Özcan, şöyle konuÅŸtu:

    ”Öyle deÄŸil. Bütün alternatifleri önümüze getirecekler. Biz onlardan çok geniÅŸ kapsamlı bir çalışma istedik. Sadece alan, ağırlıklar deÄŸil, baÅŸka türden yapılabilecek iyileÅŸtirmeler varsa onları da Genel Kurul’un dikkatine sunmalarını istiyoruz. Genel Kurul’un da onlardan en iyisini seçmesini bekliyoruz. Henüz sunmadılar. Ama sonuna doÄŸru geldiler.”

    Yapılacak deÄŸiÅŸikliklerin adaylara ne zaman duyurulacağı yönündeki soruya Özcan, ”Çok önemli ÅŸeyler deÄŸiÅŸmeyeceÄŸi için son dakikaya kadar bekleyebilirsiniz. Bu sene ÖSS’de ciddi bir ÅŸeyler beklememek lazım, zamanın azalması yüzünden. Ama ciddi deÄŸiÅŸiklikler yapacaksanız onu 1 yıl önceden duyurmak lazım. Köklü deÄŸiÅŸiklikler olursa ancak 2010 yılında olur. 2009′da ufak tefek deÄŸiÅŸiklikler olabilir” karşılığını verdi.
    Milli EÄŸitim Bakanlığının lise müfredatını deÄŸiÅŸtirdiÄŸine iÅŸaret eden Özcan, ÖSS’de soruların yeni müfredat doÄŸrultusunda hazırlanacağını kaydetti.
    ÖSS’de yapılacak deÄŸiÅŸikliklerle ilgili çalışan komisyonda Milli EÄŸitim Bakanlığı yetkililerinin de bulunduÄŸunu belirten Özcan, komisyon çalışmalarını tamamladıktan sonra Milli EÄŸitim Bakanı Hüseyin Çelik ile de görüşeceÄŸini ifade etti.

    2009-ÖSS 14 HAZİRAN’DA

    ÖSYM BaÅŸkanı Prof. Dr. YarımaÄŸan, 2009-ÖSS’nin 14 Haziranda yapılmasının planlandığını, baÅŸvuruların da Åžubat ayının ortalarında baÅŸlayacağını kaydetti.

    Lise müfredatındaki deÄŸiÅŸikliklerin 2009-ÖSS’de sorulara nasıl yansıyacağının sorulması üzerine YarımaÄŸan, sınavda testlerin kapsamına iliÅŸkin daha önce açıklama yaptıklarını anımsattı.

    YarımaÄŸan, şöyle konuÅŸtu:”Bizim ÖSYM olarak ana ilkemiz ÅŸu: Biz bu yıl soruları hazırlarken, bu yıl mezun olanları öncelikle dikkate alıyoruz. Bu adayların okudukları derslerle ilgili bilgileri Milli EÄŸitim Bakanlığından aldık. Bütün kitapları, programları aldık. Soruları buna göre hazırlıyoruz. Ama ufak tefek ÅŸeyler dışında çok köklü deÄŸiÅŸikler yok.

    Özetle, biz bu sene soruları hazırlarken ÅŸu anda son sınıfta olanların bu yıl, geçen yıl, 2 yıl önce, son 3 yılda okudukları derslere göre soruları hazırlıyoruz. Yani hep son sınıflara göre hazırlanır. Müfredatta deÄŸiÅŸiklik olursa örneÄŸin 2 yıl önce mezun olan bir aday okumadığı bir dersten sorularla karşılaÅŸabilir. Çünkü bu sene son sınıfta olanlar okumuÅŸlardır onu. Yani ders düzeyinde olmasa bile konu düzeyinde deÄŸiÅŸiklikler olabilir.”

    ”ESKİ ADAYLAR BİRAZ DEZAVANTAJLI”

    ”Bu durumda eski adaylar dezavantajlı durumdalar mı?” sorusuna YarımaÄŸan, ”Biraz dezavantajlı olabilirler” dedi.

    Psikoloji sorularına iliÅŸkin eleÅŸtirilerde bulunulduÄŸunu söyleyen YarımaÄŸan, bu soruların ”Sosyal-2” testine dahil edildiÄŸini anımsattı. YarımaÄŸan, ÅŸunları kaydetti:

    ”Psikoloji ile ilgili sorun üniversitelerden kaynaklanıyor. Psikoloji bir sosyal bilimdir. Dolayısıyla sosyal bilimlerden gelen öğrencileri almaları lazım. Üniversiteler diyorlar ki (Türkçe-Matematik’ten gelen öğrenciler daha iyi öğrenci, onları alalım). Bu nedenle puan türünü eÅŸit ağırlıklı yaptılar. Ama bu puan türü (Türkçe-Matematik) alanının puan türü olduÄŸu için bu alandaki öğrenciler psikoloji okumadan geliyorlar. Hep eleÅŸtiriyorlar (Psikoloji bölümüne gelecek öğrencilere psikoloji sorusu sorulmuyor) diye. Sorulmuyor çünkü bu bölüme eÅŸit ağırlıklı puanla almak istiyorlar, bu puan türü de Türkçe-Matematikçilerin puanı.”

    YarımaÄŸan, ”Analitik Geometri”nin fen bilimleri alanında zorunlu ders haline getirildiÄŸini, bu nedenle 2009-ÖSS’de bu dersten ”Sayısal-2” alanında sorular yöneltileceÄŸini söyledi.

    Türk profesörün büyük başarısı

    Dünyada ilk kez bulunan bir minerali keşfetti. Adını dünya bilim tarihine altın harflerle yazdırdı. İşte Türk profesörün başarısı;

    Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Karacasu Memnune İnci Meslek Yüksek Okulu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil Sarp, Cenevre Üniversitesi ile 3 yıldır ortaklaÅŸa yürüttüğü bilimsel çalışmalar sonucunda, Türk bilim tarihine önemli bir hizmeti sunarken, ADÜ’nün adını dünya bilim tarihine yazdırdı.

    ADÜ Karacasu Memnune İnci Meslek Yüksek Okulu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil Sarp, Öğretim Görevlisi Hakkı Babalık ve Cenevre Üniversitesi’nden Prof. Dr. Radovan Cerny, mineroloji dalında çok önemli bir baÅŸarıya imza attı.

    Sarp, yaklaşık 3 yıl süren çalışmalar sonucunda ismini Türk bilim tarihinin yanı sıra dünyada mineroloji konusunda altın hafifler yazdırdı.

    22 ÜYEDEN 21′İ ”EVET” OYU VERDİ

    Prof. Dr. Halil Sarp ise Türk üniversiteler tarihinde ilk ve tek olmak üzere yeni bir mineral keÅŸfi yaptığını, bu mineralin adına ”Lapeyreit” adını verdiÄŸini anlattı.

    Yapılan keÅŸfin, dünyanın geliÅŸmiÅŸ 22 ülkesinden üyesinin bulunduÄŸu Uluslararası Mineraloji BirliÄŸi Yeni Mineral İsimlendirme ve Sınıflandırma Komisyonu’nca 31 Eylül’de 21 oyla kabul edildiÄŸini, ancak ret oyu veren 1 üyenin de daha sonra ikna olarak bulduÄŸu minerali ”dünyada yeni bir mineral” olarak kabul ettiÄŸini kaydeden Sarp, şöyle konuÅŸtu:

    ”Artık dünya mineraloji literatüründe ADÜ tarafından yapılmış bir çalışmada yer almaktadır. Bu buluÅŸum gelecekte teknolojinin geliÅŸmesine zemin ve katkı saÄŸlayacak. Bu mineral ileride teknoloji alanında kullanılacak. Mineralin nerede iÅŸe yarayacağı, bilim adamları tarafından daha sonra keÅŸfedilecek.”

    Sarp, daha önceki yıllarda bulduğu bir başka mineralin, anjonik akım üretiminde teknolojik olarak yerini alacağını da sözlerine ekledi.

    Öte yandan, Prof. Dr. Sarp’ın baÅŸarısı ADÜ Senatosu tarafından da kutlandı. Senato Odası’nda yeni minareli tanıtan Sarp, ayakta alkışlandı.

    PROF DR. SARP’IN ÖZ GEÇMİŞİ

    1944 yılında Karacasu ilçesinde doÄŸan Sarp, yüksek öğrenimini Cenevre Üniversitesi’nde tamamdı.

    Sarp’ın Mineraloji dalında yapmış olduÄŸu çalışmalar sonucunda 100′ü aÅŸkın bilimsel makalesi önemli dergilerde yayınlandı.

    Günümüzde Mineraloji dalında dünyanın saygın bilim adamları arasında yerini alan Sarp, insanlık tarihi boyunca keÅŸfi yapılmış 4 bin’e yakın mineralin 42’sinin bizzat keÅŸfini yaparak insanlık hizmetine sundu.

    Sarp, halen Karacasu Memnune İnci Yüksek Okulu Takı Tasarımı ve Süs Taşları İşletmeciliği Programında Süstaşları ve Mineralojisi ile Gemoloji ve Süstaşı İşletme Teknikleri dersi veriyor.

    20 bin eğitimciye müjde

    Hazırcı öğrenciler yandı

    Ödev siteleri mercek altında. MEB, ödev ve araştırmasını internet sitesinden indiren öğrencinin peşine düştü.

    Ödev sitelerini mercek altına alan bakanlık, ‘Kopyala yapıştırcı’ öğrenciye de zayıf not ve disiplin cezası uygulayacak

    Milli EÄŸitim Bakanlığı, öğrencilerin ödev ve araÅŸtırmalarında son dönemde sıkça baÅŸvurduÄŸu “internetten kopyala-yapıştır” yöntemine karşı harekete geçti. Okul yönetimleri ve öğretmenlerden gelen ÅŸikayetlerin artması üzerine internet üzerinden ödev hazırlayan öğrencilerle ilgili yaptırımlar uygulanmaya hazırlanıyor. Bakanlık internetten ücretli yayın yapan ödev sitelerinin hukuki yapısını da incelemeye aldı.

    Yapılan incelemede ödev sitelerinde binlerce konuda her türlü ödevin bulunduÄŸu belirlendi. Bakanlığın uygulamayı düşündüğü yaptırımlar arasında, sitelerden emek harcamadan ödev satın aldıkları belirlenen öğrencilere zayıf not verilmesi ve “kopyala-yapıştır” yöntemini alışkanlık haline getirenlere yönelik disiplin cezası verilmesi de yer alıyor.

    Bakanlık ayrıca sayıları yüze yaklaÅŸan “hazır ödev” siteleriyle ilgili hukuki inceleme de baÅŸlattı. Bakanlık hukuki inceleme sonunucuna göre bu sitelere eriÅŸimin engellenmesi için gerekirse mahkemelere dava da açacak.

    TEMBELLİĞE ALIŞIYORLAR

    MEB yetkilileri, “hazır ödev” sitelerinin öğrencileri tembelliÄŸe alıştırdığını belirterek ÅŸunları söylediler: “Ciddi bir sorunla karşı karşıyayız. Bu konuda öğretmenlere büyük sorumluluk düşüyor. İşin ilginç yanı, öğretmenler de internete girip, kendi yapmaları gereken planları kopyaladılar önce. Daha sonra da öğrencilere yönelik ödev siteleri ile kolaycılık ortaya çıktı. Burada asıl sorun etik ilkeler ve öğrencilerin tembelliÄŸe sevk edilmesidir.”

    GOOGLE KARŞI ÇIKMIŞTI

    Dünyaca ünlü arama motoru “Google”, tüm dünyada öğrencilere hazır ödev ve tez pazarlayan sitelerin ilanlarını kabul etmeyeceÄŸini açıklamıştı. Ödev siteleri Türkiye’de yıllık 20 YTL ile 30 YTL arasında ücretlerle hizmet veriyor. Ödev sitelerinde her dersin konusuyla ilgili ayrıntılı ödevler, çok sayıda kitabın özeti, araÅŸtırma projeleri bulunuyor. (AkÅŸam)

    Öğretmen yerin dibine geçti

    Yılda bir kez hatırlanıyorlar. Bir de öğretmen olamayan adaylar var. İşte onlardan birisi..

    Bugün 24 Kasım Öğretmenler Günü. Yılda bir defa akıllara gelen eğitim neferlerinin bazıları meslektaşları gibi şanslı değil.

    Tıpkı Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nden mezun olan ancak öğretmenlik ataması yapılmayınca 2006 yılında maden ocağına çalışmaya baÅŸlayan Yakup Muzaffer (28) gibi.

    Çalışma arkadaÅŸlarının “hocam” diye hitap ettikleri Muzaffer, her Öğretmenler Günü’nü buruk yaşıyor. Amasya EÄŸitim Fakültesinden 2001′de biyoloji öğretmeni olarak mezun olan Yakup Muzaffer, yeni eÄŸitim-öğretim dönemlerinde branşına ayrılan kadro az olduÄŸundan ataması gerçekleÅŸmedi.

    Yaklaşık 2-3 yıl vekil öğretmen olarak okullarda görev yapan Muzaffer, 2006′dan bu yana Türkiye TaÅŸkömürü Kurumu (TTK) ocaklarında kazma sallıyor. Babasının emekli maden işçisi olduÄŸunu, geçen yıl da geçirdiÄŸi rahatsızlık sonucu yaÅŸamını yitirdiÄŸini anlatan Muzaffer, ÅŸunları söyledi:

    “Babam, TTK’de iÅŸbaşı yapacağımı öğrendiÄŸinde buna karşı çıktı. ‘Ben seni madenden kurtarmak için okutmuÅŸtum’ diye yakınışını hiç unutamıyorum.” Mesai arkadaÅŸları da genellikle ocaklarda eÄŸitim seviyesi düşük kiÅŸilerin çalıştığını, Muzaffer’in öğretmen olduÄŸunu duyunca çok ÅŸaşırdıklarını kaydetti.

    1`inde dahi 11`inde rezil

    Henüz 1 yaşındayken cümleler kuran, çevresinde dahi diye çaÄŸrılan çocuk, 11′inde eÄŸitim sisteminin kurbanı oldu.

    6 yaşında zekası 128 çıkan çocuk, öğretmeni tarafından yuhalanınca 3 gün konuşmadı. Okul değiştiren çocuk başka bir öğretmen tarafından tek ayak üstünde cezası alınca kekeme oldu.

    İzmir’in AliaÄŸa İlçesi’nde daha önce yaÅŸadığı bir travma nedeniyle geçici bir süre konuÅŸamayan öğrenci, öğretmeninin verdiÄŸi ceza nedeniyle kekeme oldu. İddiaya göre, 6 yaşındayken okula baÅŸladığı AliaÄŸa Atatürk İlköğretim Okulu öğretmeni A.A. tarafından yanlış okuduÄŸu için arkadaÅŸlarına yuhalatılan K.E.Y, travma geçirerek 3 gün konuÅŸmadı. Psikolojik tedavi geçiren çocuk, daha sonra kekeme olarak konuÅŸmaya baÅŸladı, tedavi sonrası ise kurtuldu.

    TUVALETE İZİN VERMEDİ

    Ailesi tarafından okul deÄŸiÅŸtirilen K.E.Y, bu kez ilçedeki Namık Kemal İlköğretim Okulu’na kayıt edildi. 4. sınıf öğrencisi K.E.Y’ye, derste çok konuÅŸtuÄŸu gerekçesiyle İngilizce öğretmeni M.B. tarafından tahta önünde tek ayak üstünde durma cezası verildi. Ceza sırasında öğretmeninden tuvalete gitmek için izin isteyen K.E.Y, öğretmeninin ‘hayır’ demesi üzerine tüm sınıfın önünde altını ıslattı. ArkadaÅŸları, K.E.Y’nin 3 ders boyunca altı ıslak oturduÄŸunu ve soÄŸuk havada üşüdüğünü söylediÄŸini öne sürdü.

    BU NASIL EĞİTİM BÖYLE?

    Anne Nilgün Y, “Çocukla, ‘Artık tuvalete gidebilirsin’ diyerek dalga geçiyor. Erken konuÅŸan, 1 yaşında cümleler kuran, 128 IQ zekada çıkan bir çocuk iken, sistemin eÄŸittiÄŸi insanlar tarafından kekeleyen, özgüveni olmayan biri haline getirildi. Bu nasıl eÄŸitim böyle?” diyerek tepki gösterdi.

    ÖĞRETMEN ÖZÜR DİLEDİ

    Olayı oÄŸlunu almaya gidince fark ettiÄŸini belirten baba Sadık Y, AliaÄŸa Kaymakamlığı’na giderek öğretmenden ÅŸikayetçi oldu. Verilen cezanın çok ağır olduÄŸunu belirten baba Y, “Yürürken altının ıslak olduÄŸunu gördüm. SorduÄŸumda cevap veremedi. Kekelemeye baÅŸladı. OÄŸlumun tedavisini yaptırmışken, yeniden baÅŸlayan bu kekemelik, beni derinden üzdü. Tekrar konuÅŸma zorluÄŸu çekiyor ve psikolojik tedavi görüyor” dedi. Öte yandan, İngilizce Öğretmeni M.B. ise, yaptığının yanlış olduÄŸunu itiraf etti. ÇocuÄŸun babasıyla konuÅŸan M.B, “10 günlük öğretmenim. Sizlerden özür dilerim” dedi. Ücretli öğretmen olan M.B.’nün sözleÅŸmesi feshedilirken, AliaÄŸa Kaymakamı Emir Osman Bulgurlu ise olayla ilgili soruÅŸturma baÅŸlatıldığını bildirdi.

    Yeni Åžafak

    Kuzey Irak`a Türk üniversitesi

    Fezalar EÄŸitim Kurumu’nun Irak’ın kuzeyindeki Erbil kentinde kurduÄŸu Işık Üniversitesi törenle açıldı.

    Fezalar EÄŸitim Kurumu’nun Irak’ın kuzeyindeki Erbil kentinde kurduÄŸu Işık Üniversitesi törenle açıldı.

    Işık Üniversitesi’nin açılışına bölgesel yönetimin yetkilisi Neçirvan Barzani, Türkiye’nin Musul BaÅŸkonsolos Vekili Ahmet Yıldız, Milli EÄŸitim Bakanlığı Yükseköğretim Genel Müdürü Hüseyin Çalık, AK Parti milletvekilleri Vahit KiriÅŸci, Saadettin Aydın, İbrahim Hasgür, İbrahim Halil MazıcıoÄŸlu, Abdülhadi Kahya, Burhan Kayatürk ve Türkiye’den diÄŸer bazı davetliler katıldı.

    Barzani yaptığı konuÅŸmada, Işık Üniversitesi’nin Türkiye ile olan iyi iliÅŸkilerinin daha da pekiÅŸmesine katkı sunacağını belirterek, ÅŸunları belirtti:

    ”Türkiye bizim dostumuzdur. İliÅŸkilerimizde bazen iniÅŸler olurdu. Ancak son dönemlerde çok iyi. Işık Üniversitesi bu iliÅŸkilerin daha iyi yürümesi için bir adımdır. Diyalog bütün sorunların çözüm yoludur. Biz Türkiye’den gelip burada yatırım yapanlara büyük destek veriyoruz. Üniversitenin baÅŸarılı olması için gerekli tüm katkıyı yapacağız.”

    Erbil Işık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih HoÅŸoÄŸlu ise yaklaşık 14 yıldan bu yana Erbil’de açtıkları kolejlerinin faaliyet gösterdiÄŸini belirterek, ”450 öğrencili üniversitemizde eÄŸitim İngilizce olacak. Buradaki gençlere ilim ve irfan öğreteceÄŸiz” dedi.

    Törende, DışiÅŸleri Bakanı Ali Babacan’ın gönderdiÄŸi mesaj da okundu. Babacan, mesajında, Türkiye’nin zor bir dönemden geçen Irak’ta birlik beraberliÄŸin pekiÅŸtirilmesinden yana olduÄŸunu belirterek, eÄŸitim alanında da komÅŸuları Irak’a destek verdiklerini kaydetti.

    Törende ayrıca, Neçirvan Barzani’ye Işık Üniversitesi tarafından plaket verildi.

    Öğretmen utandırdı

    Öğretmenlik böyle mi olmalıydı? İzmir AliaÄŸa’da sınıfın ortasında öğretmen öyle bir ÅŸey yapı ki..

    Ayakta beklettiği öğrencinin altını ıslatmasına göz yuman öğretmen görevden alındı..

    İzmir’in AliaÄŸa ilçesinde 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’nde meydana gelen olayda, Namık Kemal İlköğretim Okulu 4′üncü sınıf öğrencisi olan 10 yaşındaki E.Y. bir kız arkadaşının üzerine su döktü.

    Bunun üzerine, 10 gün önce ücretli olarak göreve başlayan İngilizce öğretmeni Mesut Bağönü, çocuğa derste tek ayak üstünde durma cezası verdi. İddiaya göre tuvaleti gelen çocuk öğretmeninden izin istedi.

    Ancak öğretmen izin vermeyince arkadaÅŸlarının önünde altını ıslattı. Gemi müfettiÅŸi baba Sadık Y. durumu Kaymakam Osman Bulgurlu’ya bildirdi. Milli EÄŸitim Müdürlüğü öğretmenin sözleÅŸmesini feshederek iÅŸine son verdi.

    Sadık Y. oÄŸlunun 6 yaşındayken birinci sınıfa baÅŸladığında da o dönemdeki öğretmeni tarafından yanlış okuduÄŸu için arkadaÅŸlarına yuhalatıldığını ve travma geçirerek üç gün konuÅŸmadığını söyledi. Öğretmen Mesut Bağönü “Öğrencime tuvalete gitmesini söyledim ama o sırada altına kaçırmış. TecrübesizliÄŸimin kurbanıyım. Yaptığım yanlıştı, özür dilerim” dedi.

    Erdal Çarboğa/Sabah

    İşte MEB`in sınav takvimi

    MEB’in sınav takvimine göre, 2009 yılında 29 sınav yapılacak.

    Milli EÄŸitim Bakanlığı’nın (MEB) Seviye Belirleme Sınavı, ilköğretim 6. sınıflar için 13 Haziran 2009, 7. sınıflar için 7 Haziran 2009 ve 8. sınıflar için ise 6 Haziran 2009 tarihlerinde yapılacak.

    MEB’in sınav takvimine göre, 2009 yılında 29 sınav yapılacak.

    İlköğretim 5. sınıf ile liselerin 9, 10 ve 11. sınıflarında okuyan öğrencilerin katıldığı Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı (DPY) 3 Mayıs 2009 tarihinde gerçekleştirilecek.

    MEB, bu sınavların dışında, Açık İlköğretim, Açık Lise ve motorlu taşıt sürücü adaylarının sınavlarını da gerçekleştiriyor.

    Bu sınavlar ve yapılacağı tarihler şöyle:

    “-Açık İlköğretim Okulu 1. Dönem Sonu Sınavı, Açık Öğretim Lisesi 1. Dönem Sonu Sınavı, Mesleki Açık Öğretim Lisesi 1. Dönem Sonu Sınavı: 24-25 Ocak
    2009
    -Motorlu Taşıt Sürücü Adayları Sınavı (2009/1): 14 Şubat 2009
    -Açık İlköğretim Okulu 2. Dönem Sonu Sınavı: 11-12 Nisan 2009
    -Motorlu Taşıt Sürücü Adayları Sınavı (2009/2): 18 Nisan 2009
    -Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı (5. sınıf ile 9, 10 ve 11. sınıflar): 3 Mayıs 2009
    -Açık Öğretim Lisesi 2. Dönem Sonu Sınavı, Mesleki Açıköğretim Lisesi 2. Dönem Sonu Sınavı, Açık İlköğretim Okulu Not Yükseltme Sınavı: 16-17 Mayıs 2009
    -Seviye Belirleme Sınavı (8. sınıf), Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı (8. Sınıf), Polis Koleji Aday Tespit Sınavı: 6 Haziran 2009
    -Seviye Belirleme Sınavı (7. sınıf), Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı (7. Sınıf): 7 Haziran 2009
    -Seviye Belirleme Sınavı (6. Sınıf), Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı (6. Sınıfı): 13 Haziran 2009
    -Motorlu Taşıt Sürücü Adayları Sınavı (2009/3): 4 Temmuz 2009
    -Motorlu Taşıt Sürücü Adayları Sınavı (2009/4): 22 Ağustos 2009
    -Motorlu Taşıt Sürücü Adayları Sınavı (2009/5): 24 Ekim 2009
    -Motorlu Taşıt Sürücü Adayları Sınavı (2009/6): 26 Aralık 2009”

    YÖK 28 fakülteye dekan atadı

    Yükseköğretim Kurulu, 28 fakülteye dekan atadı. Buna göre atama yapılan fakülte ve dekanlar şöyle…

    Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 28 fakülteye dekan atadı.

    Öğrenci Seçme ve YerleÅŸtirme Merkezi (ÖSYM) sisteminde merkezi yerleÅŸtirmede örgün yükseköğretim programlarına yerleÅŸtirilen öğrencilere ek yerleÅŸtirme iÅŸlemleri sırasında Anadolu Üniversitesinin kontenjan sınırlaması olmayan açıköğretim yöntemiyle eÄŸitim veren programlarına tercih hakkı tanınmasına ve 2008 ÖSYS ek yerleÅŸtirme iÅŸlemleri sona erdiÄŸinden, içinde bulunulan eÄŸitim-öğretim yılına mahsus olmak üzere ÖSS’den 145 ve üzerinde puan alan adaylardan isteyenlerin baÅŸvurularının ÖSYM tarafından alınarak yerleÅŸtirme yapılmasına karar verildiÄŸi de kaydedildi. Konuyla ilgili duyurunun önümüzdeki günlerde ÖSYM tarafından yapılacağı belirtildi. 

    Açıklamaya göre, atama yapılan fakülteler ve dekanların isimleri şöyle: 

    -Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Eğitim Fakültesi-Prof. Dr. Gökhan Budak
        
    -Akdeniz Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi-Prof. Dr. Abdullah Aziz Ergin, Güzel Sanatlar Fakültesi-Prof. Dr. Bekir Deniz, Hukuk Fakültesi-Prof. Dr. Erdal Tercan, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi-Prof. Dr. Şafak Aksoy , Ziraat Fakültesi-Prof. Dr. Osman Karagüzel
        
    -Ardahan Üniversitesi Mühendislik Fakültesi-Prof. Dr. Doğan Kaya
        
    -Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesi-Prof. Dr. Cantürk Gümüş
        
    -Atatürk Üniversitesi Eczacılık Fakültesi-Prof. Dr. Fatih Akçay, Güzel Sanatlar Fakültesi-Prof. Dr. Kemalettin Yiğiter
        
    -Bartın Üniversitesi Mühendislik Fakültesi-Prof. Dr. Remzi Varol
        
    -Batman Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi-Prof. Dr. Tahsin KılıçoÄŸlu 

    -Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi-Prof. Dr. Mehmet Şencan
        
    -Dicle Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi-Prof. Dr. İbrahim Yıldırım 
        
    -Ege Üniversitesi Fen Fakültesi-Prof. Dr. Nadide Kazancı
        
    -Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi-Prof. Dr. Hamza Çakır
        
    -Hakkari Üniversitesi Eğitim Fakültesi-Prof. Dr. Ahmet Turan Alan, Mühendislik Fakültesi-Prof. Dr. Osman Gürdal
        
    -Iğdır Üniversitesi Ziraat Fakültesi-Prof. Dr. Hüseyin Zengin
        
    -İnönü Üniversitesi Darende İlahiyat Fakültesi-Prof. Dr. Cem Zorlu, Güzel Sanatlar Fakültesi-Prof. Kadir Karkın
        
    -Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi-Prof. Dr. Hülya Yenğin
        
    -Muş Alparslan Üniversitesi Eğitim Fakültesi-Prof. Dr. Ekrem Atalan
        
    -NevÅŸehir Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi-Prof. Dr. Çetin Pekacar 

    -Pamukkale Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi-Prof. Dr. Ali İhsan Karaalp
        
    -Şırnak Üniversitesi İlahiyat Fakültesi-Prof. Dr. Mustafa Altundağ
        
    -Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi-Prof. Dr. Murat Dikmengil
        
    -Tunceli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi-Prof. Dr. Ömer Demirel

    İşte öğrencilerin sınav tarihleri

    CHP dava açtı burslar iptal

    Rektörden al işkembe tarifini

    Rektör giydi önlüğü geçti tezgahın arkasında. Lezzetli bir işkembe çorbasının tarini verdi.

    Erzincan Üniversitesi (E.Ü) Rektörü Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap, hazırlanış süresince başında durduğu işkembe çorbasını basın mensuplarına ikram ederek, lezzetli bir işkembe çorbasının nasıl olması gerektiğinin tarifini yaptı.

    Erzincan Üniversitesi’nde yürütülen çalışmalar hakkında basın mensuplarına bilgi veren Rektör Prof. Dr. Büyükkasap, daha sonra iyi bir iÅŸkembe çorbasının nasıl olacağının tarifini yaptı.

    YoÄŸun iÅŸ temposundan fırsat buldukça çeÅŸitli kurum temsilcileri ve yöneticiler ile bir araya geldiklerini söyleyen Rektör Prof. Dr. Büyükkasap, samimi bir ortam oluÅŸması için kendi katkıları ile çeÅŸitli ikramlar hazırladığını söyledi. Bazı üniversite çalışanları ve basın mensupları için özel olarak hazırlattığı iÅŸkembe çorbasının servisini kendi elleri ile yapan rektör, iyi bir iÅŸkembe çorbasının nasıl olması gerektiÄŸi konusunda da bilgiler verdi. İşkembe çorbasının tarifinin ardından, “Siz bu konuda uzmansınız o zaman” ÅŸeklindeki yorumlara ise Rektör Büyükkasap, “Biz rektörüz her iÅŸten anlamak zorundayız.” diye karşılık verdi.

    İşkembe çorbasının yanı sıra bazı yemek çeÅŸitlerini de yapabildiÄŸini ifade eden Büyükkasap, “İşkembe deyip geçilmemelidir. İşkembe iyi seçilmeli, iyi temizlenmeli ve yeterince piriÅŸilmelidir. İyi bir iÅŸkembe çorbasının iyi malzemesi olmalıdır. Damarlı dediÄŸimiz diÅŸe dokunur iyi bir malzemesi olmalıdır. İyi seçilmiÅŸ iÅŸkembe, kıvamında haÅŸlanmalıdır. Daha sonra kemik haÅŸlamasından elde edilen suyun içerisinde terbiye edildikten sonra çok fazla olmayacak ÅŸekilde az un ve yumurta sarısıyla terbiye edilerek sosu ve diÄŸer aksesuarları ilave edilir. Son olarak bol sarmısak ile servis edilmelidir.” ÅŸeklinde açıklamada bulundu.

    Rektör Prof.Dr. Erdoğan Büyükkasap, daha sonra kendi elleriyle hazırladığı çorbanın servisini yaparak misafirleriyle birlikte içti.

    Elektrikli kombi yaptılar

    Doğalgaza gelen zammın ardından alternatif ısınma arayışları. Teknik lise öğrencileri elektrikli kombi yaptılar.

    EskiÅŸehir Yunusemre Anadolu Teknik, Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi öğrencileri Tesisat Teknolojisi ve İklimlendirme Bölümü öğretmeni Hasan Hüseyin Çanakçı’nın yönetiminde doÄŸal gazla ısınmaya alternatif biyogaz tesisi ve seri ısıtıcılı elektrikli kombi üretti.

    Çanakçı, biyogaz üretim tesisini ilk kez AB projesi sayesinde gittikleri İsveç’te gördüklerini belirterek, bu ülkeden dönünce, gördükleri üretim tesisinin küçüğünü okullarından yapmaya karar verdiklerini kaydetti.

    Biyogazın en saÄŸlıklı ve geleceÄŸin önemli enerji kaynaklarından biri olduÄŸunu ifade eden Çanakçı, ”Biyogazdan zehirlenme tehlikesi sıfır. DoÄŸal gaz bile çevreyi kirletirken, biyogaz çevreye hiçbir zarar vermiyor. Biyogaz’ın 5 bin 500-6 bin kalori deÄŸeri bulunuyor. Evdeki yemek atıkları bile biyogaza dönüştürülebilir” dedi. 

    OKUL ÅžOFBENİ BİYOGAZLA ISINIYOR

    Okuldaki biyogaz üretim sistemine haftada 50 kilogramlık atık yükleniyor.  Åžimdilik okul içinde ocakta ve ÅŸofbende kullanılıyor.
    BeÅŸ tonluk bir tank alabilirlerse bütün okulun biyogazla ısınmasını saÄŸlayacaklar. Tahminlerine göre 5 bin YTL’lik biyodizel üretim tesisi hiç masrafsız, faturasız ömür boyu biyogaz üretir.

    ELEKTRİKLİ KOMBİ

    Öğrencilerin ürettikleri elektrikli kombi doÄŸal gaz kadar ısıtıyor. Ãœstelik doÄŸal gazın yanması sırasında meydana gelen verim kaybı elektrikli kombide sıfıra indirildi.

    Öğretmenlere vapur müjdesi

    Öğretmenlere 24 Kasım kredisi

    Halkbank, 24 Kasım’a özel “Öğretmenler Günü Kredi Kampanyası” ile tüm öğretmenleri sevindirdi.

    Halkbank’tan yapılan yazılı açıklamada, kampanya kapsamında öğretmenlerin, 28 Kasım 2008 tarihine kadar aylık yüzde 1,89′luk faiz oranı ve 24 ay vade ile bireysel ihtiyaç kredisi kullanabildikleri ve maaÅŸlarının 10 katına kadar kefilsiz yararlanabildikleri kaydedildi.

    Kampanyadan kamu-özel ayrımı olmaksızın anaokulu, kreş, ilk ve orta dereceli okullar, askeri okullar, polis okulları, dershaneler gibi her türlü eğitim kurumunda görev yapan öğretmenler, üniversite ve dengi yüksekokullardaki öğretim görevlileri, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı tüm idari birimler ile il veya ilçe milli eğitim müdürlüklerindeki öğretmen ve öğretim görevlilerinin yararlanabildikleri belirtildi.

    VAKIFBANK DA FAİZİ DÜŞÜRDÜ

    Öğretmenler Günü’ne yönelik özel bir kampanya düzenleyen Vakıfbank da faizi yüzde 1.24′e çekti. Tüm öğretmenlerin yararlanabileceÄŸi kredi 10 ay vadeli ve 4 bin YTL limitli olacak.

    4 bin YTL kredi alan bir öğretmen, Vakıfbank’ın sunduÄŸu kredi ÅŸartlarına göre 10 ay boyunca 433.69 YTL ödeyecek.

    Garanti’nin de faizi 1.24

    Garanti Bankası da öğretmenlere özel olarak kredi faizini yüzde 1.24′e çekti. Kasım ayı boyunca, tüm faal ya da emekli öğretmenler ve eÄŸitim sektörü çalışanlarına yüzde 1,24′ten baÅŸlayan faiz oranlarıyla bireysel ihtiyaç kredisi kullandırılacak.

    ABD`de okuyan Türk sayısı arttı

    ABD’de okuyan Türk öğrencilerin sayısı arttı. Bakın ne kadar?

    ABD’ye üniversite öğrenimi görmek için gelen yabancı öğrenci sayısında 2007-2008 akademik yılında rekor artış meydana geldiÄŸi, bu dönemde yabancı öğrenci sayısının yüzde 7 oranında arttığı bildirildi.

    ABD’nin Uluslararası EÄŸitim Enstitüsü (IIE) tarafından açıklanan rapora göre, yüksek öğrenim için bu ülkeye gelen öğrenci sayısı, 2007-2008 akademik yılında bir önceki döneme göre yüzde 7 oranında artışla 623 bin 805′e yükseldi. Bu oranın son 20 yılda kaydedilen en yüksek artış olduÄŸu belirtildi.

    Türkiye’den ABD’ye üniversitelerde okumak için gelen öğrenci sayısının da 2007-2008 döneminde yüzde 4,6 oranında arttığı ve bu sayının 11 bin 506′dan (2006-2007) 12 bin 030′a yükseldiÄŸi bildirildi.

    Raporda, Türkiye’nin ABD’ye en çok öğrenci gönderen ülke sıralamasında Hindistan, Çin, Güney Kore, Japonya, Kanada, Tayvan ve Meksika’nın ardından 8. sırada yer aldığı görüldü.

    Sözkonusu rapora göre, Eylül 2008′de ABD’deki üniversitelere yeni kayıt yaptıran yabancı öğrenci sayısı da yüzde 10 arttı.

    ABD’ye en çok öğrenci gönderen ülkelerden Hindistan’dan gelen öğrenci sayısının yüzde 12,8, Çin’den gelen öğrencilerin yüzde 19,8 ve Güney Kore’den gelen öğrencilerin sayısının yüzde 10,8 oranında arttığı bildirildi.

    Raporda yabancı öğrencilerin okumak için en çok gitmek istedikleri eyaletin California olduÄŸu belirtilirken, University of South California’nın en yüksek sayıda yabancı öğrenciye sahip olduÄŸu, New York kentinin ise en fazla yabancı öğrenciye ev sahipliÄŸi yapan kent olduÄŸu ifade edildi.

    New York’ta bulunan New York Üniversitesi ile Columbia Üniversiteleri, en çok yabancı öğrencinin okuduÄŸu üniversiteler sıralamasında 2. ve 3. sırada yer aldı.

    Raporda ABD’den baÅŸka ülkelere okumak için giden Amerikalı öğrencilerin sayısının da 2006-2007 akademik yılında yüzde 8 oranında arttığı ve 241 bin 791′e ulaÅŸtığı kaydedildi.

    Amerikalı öğrencilerin okumak için en çok tercih ettikleri ülkelerin ise İngiltere, İtalya, İspanya, Fransa ve Çin olduÄŸu açıklandı. Raporda, özellikle Çin, Arjantin, Güney Afrika, Ekvador ve Hindistan’a giden Amerikalı öğrenci sayısında önceki akademik yıllara göre büyük artış olduÄŸu belirtildi.

    Raporda Türkiye’ye giden Amerikalı öğrenci sayısının da, yine aynı dönemde yüzde 33 oranında arttığı ve 924′e yükseldiÄŸi bildirildi.

    Öğretmenlere özür borçluyuz

    Türkiye çapında yapılan bir anket, öğretmenlerin yüzde 72’sinin ek bir iÅŸ yaptığını ortaya koydu.

    Türk EÄŸitim-Sen tarafından Türkiye çapında yapılan anket, öğretmenlerin yüzde 72’sinin ek bir iÅŸ yaptığını ortaya koydu. Kirada yaÅŸamak zorunda kalan öğretmenlerin yüzde 76’sı banka kredisine muhtaç olarak geçimini sürdürüyor.

    Türk EÄŸitim-Sen‘in, 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle Türkiye genelinde 2 bin 178 öğretmenin katılımıyla yaptığı anket, öğretmenlerin ekonomik zorluklar altında ezildiÄŸini gözler önüne serdi. Ankete göre öğretmenlerin yüzde 65.6’sı maaÅŸ ve ek ders ücretleriyle birlikte bin ila bin 500 YTL arasında ücret alırken, yüzde 30.1’i bin 500-2 bin YTL, yüzde 2.7’si ise 2 bin YTL, yüzde 1.6’sı ise 300-bin YTL arasında maaÅŸ alıyor.

    ÖĞRETMENLERİN YÜZDE 72’Sİ EK İŞ YAPIYOR

    Ankete göre, öğretmenlerin yüzde 72’si ek iÅŸ yapıyor. Ankete katılanların yüzde 19.7’si özel ders verirken, yüzde 6.2’si dershanede çalışıyor. Öğretmenlerin yüzde 6.1’i pazarcılık, yüzde 6.1’i ticaret, yüzde 4.8’i boya-badana/tamirat iÅŸleri, yüzde 2.7’si nakliye/oto alım-satım, yine yüzde 2.7’si ise taksicilik yapıyor. Öğretmenlerin yüzde 2’si ise garsonluk yapmak durumunda kalıyor. Öğretmenlerin yüzde 49.6’sı ise bu meslekler dışındaki baÅŸka alanlarda ek iÅŸ yapıyor.

    ÖĞRETMENLERİN YÜZDE 56.7’Sİ KİRADA OTURUYOR

    Ankete göre, öğretmenlerin yüzde 59.2’sinin kendisine ait otomobili bulunurken, yüzde 40.8’inin ise kendisine ait otomobili dahi bulunmuyor. Öğretmenlerin yüzde 56.7’si ise kirada oturduÄŸunu belirtirken, yüzde 29.8’i ev sahibi olduÄŸunu, yüzde 8.3’ü evinin ailesine ait olduÄŸunu, yüzde 3.9’u ise ailesiyle oturduÄŸunu açıkladı. ankete katılan öğretmenlerin yüzde 1.3’ü ise oturduÄŸu evin kendisine ailesinden miras kaldığını belirtti.

    ÖĞRETMENLERİN YÜZDE 76.2’Sİ BANKA KREDİSİ KULLANIYOR

    Ankete göre öğretmenlerin yüzde 76.2’si banka kredisi alarak geçimini yürütmek zorunda kalıyor. Banka kredisi kullanmayan öğretmenlerin oranı sadece yüzde 23.8 oldu.

    Ankete katılan öğretmenlerin yüzde 62.8’i ise her gün gazete okumadığını ifade ederken, yüzde 37.1’i ise en az bir gazete okuduÄŸunu kaydetti.

    ÖĞRETMENLER ÇOCUKLARINA GELECEK SAĞLAYAMAMAKTAN ENDİŞELİ

    Ankete göre, öğretmenlerin yüzde 38.2’si çocuklarına iyi bir gelecek hazırlayamamaktan korkuyor. Yüzde 20’si ekonomik olarak geçinememekten endiÅŸe ederken, yüzde 18.6’sı ise iÅŸini iyi yapamamanın korkusunu yaşıyor. Öğretmenleri ürküten bir konu da öğrencilerin davranışları. Öğretmenlerin yüzde 12’si öğrencilerin tutum ve davranışlarından, yüzde 4.7’si sürülmekten ve soruÅŸturmaya uÄŸramaktan, yüzde 4.5’i ise itibarını kaybetmekten korkuyor.

    Anketin sonuçlarını deÄŸerlendiren Türk EÄŸitim-Sen Genel BaÅŸkanı İsmail Koncuk, Öğretmenler Günü için hazırlanan anketin yüzleri güldürmediÄŸini söyleyerek, “Krizin günlük hayatımızda etkisini hissettiÄŸimiz bugünlerde, öğretmenlerimiz de ekonomik yönden ayakta kalma savaşı vermektedir. Umuyoruz ki, bu kez 24 Kasım öğretmenlerin sesine kulak verildiÄŸi, taleplerinin dikkate alındığı bir dönemin baÅŸlangıcı olur. Türk EÄŸitim-Sen olarak talebimiz, Öğretmenler Gününde eÄŸitimcilerimize bir maaÅŸ tutarında ikramiye verilmesidir” dedi.