• ArÅŸiv

  • Kasım 2008
  • Ekim 2008
  • Eylül 2008
  • AÄŸustos 2008
  • Temmuz 2008
  • SaÄŸlık & YaÅŸam

    « Sonraki Sayfa


    Artık erkekler de sütyen takacak

    Erkeklerin kadın modasında gözü olduÄŸunu biliyorduk da, bu kadarına biz de akıl sır erdiremedik…

    Bundan iki yıl önce tasarlanan ve Japonya’daki bir alışveriÅŸ merkezinde satışa çıkarılan 300 erkek sütyeni, tanesi 20 sterline satışa çıkarılmış ve meraklı erkek müşterilerinin huzuruna sunulmuÅŸtu.

    Wishroom isimli bir markanın tasarladığı bu ilginç sütyen için marka yetkilileri, “Çok rahat. İnsanı iyi hissettiriyor” açıklamasında bulunarak dikkatleri bu bir hayli ilgi çekici ‘erkek iç çamaşırı’na çekti.

    Firmanın genel müdürlüğünü üstlenen Akiko Okunomiya ise sütyenin bu kadar ilgi çekeceğini tahmin etmediklerini ancak umduklarının tersi bir durumla karşılaştıkları için memnun olduklarını ifade etti.

    “Gün geçtikçe erkek sütyenine ilgi daha da artacak. Sütyeni pazarlamaya baÅŸladığımızdan bu yana müşterilerin yorumlarına önem verdik. Genel kanı, sütyenin iyi bir fikir olduÄŸu yönünde. Uzun zamandan beri kendileri için sütyen bekleyen erkeklerin varlığıyla ÅŸaÅŸkına döndük”

    Åžimdi Japonya’da bir moda haline gelen erkek sütyenleri, çok yakında Avrupa’nın da gözdesi olacak gibi görünüyor. Türkiye’de ilgi çekeceÄŸini ise tahmin etmiyoruz.Ama neden olmasın?

    Pembe, siyah ve beyaz renklerde satışa çıkarılan sütyen, alıcısına ‘muhteÅŸem bir konfor’, ‘rahatlık’ garantisi vermeyi de ihmal etmiyor. (Gazeteport)

    Artık erkekler de sütyen takacak

    Erkeklerin kadın modasında gözü olduÄŸunu biliyorduk da, bu kadarına biz de akıl sır erdiremedik…

    Bundan iki yıl önce tasarlanan ve Japonya’daki bir alışveriÅŸ merkezinde satışa çıkarılan 300 erkek sütyeni, tanesi 20 sterline satışa çıkarılmış ve meraklı erkek müşterilerinin huzuruna sunulmuÅŸtu.

    Wishroom isimli bir markanın tasarladığı bu ilginç sütyen için marka yetkilileri, “Çok rahat. İnsanı iyi hissettiriyor” açıklamasında bulunarak dikkatleri bu bir hayli ilgi çekici ‘erkek iç çamaşırı’na çekti.

    Firmanın genel müdürlüğünü üstlenen Akiko Okunomiya ise sütyenin bu kadar ilgi çekeceğini tahmin etmediklerini ancak umduklarının tersi bir durumla karşılaştıkları için memnun olduklarını ifade etti.

    “Gün geçtikçe erkek sütyenine ilgi daha da artacak. Sütyeni pazarlamaya baÅŸladığımızdan bu yana müşterilerin yorumlarına önem verdik. Genel kanı, sütyenin iyi bir fikir olduÄŸu yönünde. Uzun zamandan beri kendileri için sütyen bekleyen erkeklerin varlığıyla ÅŸaÅŸkına döndük”

    Åžimdi Japonya’da bir moda haline gelen erkek sütyenleri, çok yakında Avrupa’nın da gözdesi olacak gibi görünüyor. Türkiye’de ilgi çekeceÄŸini ise tahmin etmiyoruz.Ama neden olmasın?

    Pembe, siyah ve beyaz renklerde satışa çıkarılan sütyen, alıcısına ‘muhteÅŸem bir konfor’, ‘rahatlık’ garantisi vermeyi de ihmal etmiyor. (Gazeteport)

    Gençlik iksirini buldular

    Edebi gençliğin iksiri bulundu

    Aşk için neler gerekli?

    Araştırmalara göre ilk 30 saniye bir ilişkinin yaşanıp yaşanmayacağını anlamak için yeterli bir süre.

    Kadının olumlu sinyaller vermesi halinde erkeğin hatalı bir davranışı ilişkinin başlamadan bitmesine neden olur.

    İşte çiftlerin birbirlerinde aradıkları özellikler:       
                                    
    Espri yeteneÄŸi: Bir kadını veya erkeÄŸi güldürebilmek, kalbinin yarısını da kazanmak demektir. Espri yeteneÄŸi çok hafif ama etkili bir silah, küçük ama her ÅŸeyi bir anda deÄŸiÅŸtirebilecek bir detaydır. Zekice yapılan espriler, sohbetin samimileÅŸmesini saÄŸlayacak en etkili yöntemdir.     

    Gülümseme: Kadınların erkeklerde aradıkları en önemli özelliklerden biri de güleryüzdür. Gülümseme, sizi çekici kılan unsurlardan biridir. Yüzünüzü aydınlatan sıcak bir gülüş, onu elde etmenizi saÄŸlayacaktır. Sonuç, kesin ve çabuktur. Üstelik gülümsemeniz sizin ne hissettiÄŸinizi bütün kelimelerden daha iyi anlatır. EÄŸer mutluysanız, birinden hoÅŸlanıyorsanız, aşıksanız veya onun için deli oluyorsanız, bunu tek kelime bile etmeden sadece bir gülümseme ile ilan edebilirsiniz.     

    DoÄŸallık: Bütün çekiciliÄŸinizi olduÄŸunuz gibi gösterebilirseniz, yani doÄŸal olabilirseniz, kesinlikle karşınızdakini etkileyebilirsiniz. Hayatı ve insanları sevmek, yaÅŸam enerjisi ve heyecan erkekleri de kadınları da çeker. Üstelik hiç çaba sarfetmeden, doÄŸal bir ÅŸekilde…            

    Sürprizler: Kadınlar ve erkekler sürprizlere bayılırlar. Özel günleri fırsat bilip, ona mutlu olacağı hediyeler armağan edin. Vereceğiniz hediyenin içine romantik bir şiir ya da aşkınızı esprili bir şekilde ifade edecek minik bir kart eklemeyi de unutmayın. Ne kadar etkili olduğunu göreceksiniz.

    Doğru hediyeler: Kadınlara ve erkeklere en doğru hediyeyi seçmek, onun kalbini onikiden vuracaktır. Kadınları çiçek, parfüm ve güzel ambalajlanmış bir çikolata etkileyeceği gibi, erkekleri ise kalem ve kravatla etkileyebilirsiniz.

    Bisikletle hacca gitmeye kalktı

    O hacı olmayı aklına koymuÅŸtu. Yanına bir ekmek torbası alıp, bisikletle yola çıktı. 29 günde Kuveyt’e vardı. Sonrası mı?

    Tacikistan’ın baÅŸkenti DuÅŸanbe’den 6 Ekimde bisikletle yola çıkan hacı adayı, binlerce kilometre yol kat ettikten sonra, vizesi olmadığı için Kuveyt sınırından geri dönmek zorunda kaldı.

    Türkmen asıllı Tacikistan vatandaşı Bağıbek Beğcikov hacı olmak umuduyla kutsal topraklara doğru bisikletiyle ve yanına aldığı ekmek torbasıyla bütün zorlukları göze alarak yola çıktı.

    Emekli tarih öğretmeni BeÄŸcikov, Özbekistan, Türkmenistan, İran ve Kuveyt üzerinden kutsal topraklara ulaÅŸma hedefiyle her gün ortalama 100 km yol kat ederek 20 gün sonra Türkmenistan’ın baÅŸkenti AÅŸkabat’a ulaÅŸtı.

    Ülkesinde Suudi Arabistan büyükelçiliÄŸi bulunmadığı için AÅŸkabat’ta vize baÅŸvurusunda bulunan BeÄŸcikov’un talebi, üçüncü bir ülkenin vatandaşı olduÄŸu gerekçesiyle geri çevrildi. Yılmadan yoluna devam eden BeÄŸcikov, Suudi Arabistan vizesi almak için Türkmenistan üzerinden İran’a geçti. Buradaki Suudi BüyükelçiliÄŸinden de vize alamayan hacı adayı, yolculuÄŸuun 29. gününde İran’ın Kuveyt sınırına ulaÅŸtı.

    TAM YARI YOLDA UMUT BİTTİ

    Ancak vizesi olmadığı için Kuveyt’e giremeyen BeÄŸcikov, umutları suya düşünce geri dönmek zorunda kaldı.  Hayal kırıklığına uÄŸrayan BeÄŸcikov, Türkmenistan vizesinin süresi sona erdiÄŸi için bu kez Afganistan üzerinden Tacikistan’a döndü.

    BeÄŸcikov, 40 gün süren zorlu yolculuÄŸun ardından yakınlarına kavuÅŸtuktan sonra Tacikistan’ın Gorgandepe eyaletindeki köyünde kurban kesti ve akrabalarına yemek verdi.

    Milyarderin cenazesi çalındı

    Alkol adamı rezil etti

    Alkollü eğlence kötü bitti. Kazaya karışan sürücü arkadaşlarını bırakıp kaçtı. Arkadaşları ise onu bakın nasıl savundu?

    Kadıköy’de, 2 arkadaşıyla birlikte eÄŸlenceden dönmekte olan sürücü, kullandığı otomobille park halindeki kamyonete çarptı. Sürücü, kazada yaralanan 2 alkollü arkadaşını olay yerinde bırakıp kaçtı.

    Ambulans bekleyen arkadaşı ise “Eve toparlanmaya gitti.” diye sürücüyü savundu.

    Kaza, saat 03.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 2 arkadaşıyla eğlendikten sonra evine dönmekte olan 34 TL 07 32 plakalı otomobilin sürücüsü, Acıbadem Caddesi üzerinde kontrolünü kaybedince araç park halindeki 34 SSP 72 plakalı kamyonete arkadan çarptı. Kazada otomobilde bulunan Yakup Sert (29) ve Yalçın Canlı (31) yaralandı.

    Otomobilin sürücüsü ise kazayı hafif sıyrıklarla atlattı. Sürücü, polis gelmeden kaza mahallini terk etti. Kanlar içinde kalan 2 arkadaşını olay yerinde bırakıp kaçan sürücünün arkadaÅŸlarına “Biraz sonra geleceÄŸim.” dediÄŸi öğrenildi. Kaza meydana geldikten kısa süre sonra olay yerine gelen polis saÄŸlık ekiplerine haber verdi. SaÄŸlık ekipleri ilk müdahaleyi olay yerinde yaptıktan sonra yaralıları HaydarpaÅŸa Numune Hastanesi’ne kaldırdı.

    Alkollü oldukları iddia edilen yaralılar, sürücünün olay yerinden ayrıldığını söyledi. Yaralılar sürücü için, “Biraz sonra gelecek. Eve toparlanmaya gitti.” dedi. Kaza yerinde inceleme yapan polis soruÅŸturma baÅŸlattı.

    Webcam`ini açıp intihar etti

    1,500 kiÅŸinin canlı canlı izlediÄŸi intihar Florida’yı birbirine kattı

    İNTERNETHABER

    19 yaşındaki Abraham Biggstook, web kamerasını açtı, bir avuç dolusu ilacı yuttu ve 1,500 kişi internetten canlı canlı bu intiharı izledi.

    Trajik olayın en kötü yanı, internetten olayı izleyenlerin Abraham’ı intihar konusunda cesaretlendirmesi oldu. İlacı alan genç, uzun süre yatakta hareketsiz yatınca akılları baÅŸlarına gelen izleyiciler polise haber verdi. Ama çok geç kalınmıştı. Evin kapısını kırıp içeri giren polis, Abraham’ın cesediyle karşılaÅŸtılar.

    Florida’da meydana gelen bu olayda, polis eve girdiÄŸinde webcam hala açıktı ve izleniyordu. Justin.tv. sitesinde meydana gelen bu olaydan önce, genç adam baÅŸka bir sitede de intihar notu bırakmıştı.

    “Bir boÅŸluÄŸun içindeyim ve herkesin bu kara deliÄŸi görmesini saÄŸlayacağım. Asla iyi olmayacağımı ve ilerleyemeyeceÄŸimi hissediyorum. Bir kıza aşığım ama onun için yeterli olmadığımı biliyorum.” ÅŸeklinde not bırakan gencin bu intihar bildirgesi site moderatörleri tarafından ciddiye alınmadı.

    Böyle bir çılgınlığa kalkışabileceğini düşünmedikleri için, şaka yapmak adına genci intihara cesaretlendirecek şeyler söylediler.

    Buna benzer bir girişimi daha önce Kevin Whitrick isimli bir İngiliz de denemişti.

    Öğretmene tecavüz oyunu

    26 yaşındaki vekil öğretmen 14 yaşındaki çocuÄŸa tecavüzü kafaya koymuÅŸtu. Bu kararını uygulamak için plan yaptı ve…

    Maltya’nın DoÄŸanÅŸehir ilçesindeki bir ilköğretim okulunda geçen yıl vekil öğretmenlik yapan İ.B. (26), özel ders vermek amacıyla evine çağırdığı kız öğrencisi 14 yaşındaki C.K.’ye tecavüz ettiÄŸi iddiasıyla tutuklandı

    İddiaya göre 7 ay önce meydana gelen olayın ardından küçük kız korktuÄŸu için ailesine uzun süre konuyu anlatmadı. Sonunda ailesine başından geçenleri anlatan küçük kız bu nedenle suçlanınca bunalıma girdi ve ilaç içip canına kıymak istedi. Midesi yıkanan C.K. kurtarılırken, ailenin ÅŸikayeti üzerine polis, İ.B.’yi gözaltına aldı. İ.B. sorgusunun ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

    26 yaşındaki vekil öğretmen 14 yaşındaki çocuÄŸa tecavüzü kafaya koymuÅŸtu. Bu kararını uygulamak için plan yaptı. 14 yaşındaki C.K.’yı özel ders vereceÄŸim diye evine çağırdı ve kirli emelini gerçekleÅŸtirdi.

    C.K. tecavüzden sonra evine gitti ama korkudan kimseye bir ÅŸey söyleyemedi. Ancak bir süre sonra aile durumu anlayınca C.K.’nın hayatı kabusa döndü.

    Küçük kız daha fazla dayanamayarak canına kıymaya kalktı. 6 adet uyku hapı içerek intihara kalkıştı. Ailesi tarafından baygın halde bulunan C.K. hastaneye kaldırıldı. Midesi yıkanan C.K.’nın hayati tehlikeyi atlattı.

    Ailenin ÅŸikayeti üzerine bugün harekete geçen polis, artık vekil öğretmenlik yapmayan İ.B.’yi yakalayıp gözaltına aldı. Sorgusunun ardından Adliye’ye sevk edilen İ.B., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak Malatya E Tipi Cezaevi’ne gönderildi. İ.B.’nin ders ücretlerini az bulduÄŸu için vekil öğretmenlikten ayrıldığı öğrenildi.

    Malatya Milli EÄŸitim Müdürü Mehmet Bulut, “Olaydan bizim de yeni haberimiz oldu” dedi.

    Yediği en ilginç yemek `insan` etiymiş

    Dj soruyor “ÅŸimdiye kadar yediÄŸiniz en ilginç yemek nedir?”, cevap “insan eti”. Bu haber herkesi ÅŸok etti

    İNTERNETHABER

    TFM isimli radyonun sonucusu sabah programında dinleyicilere yedikleri en ilginç yemeÄŸi sordu, bir kadın dinleyici “insan eti” diyerek herkese ÅŸok yaÅŸattı.

    Adının Anthea olduÄŸunu söyleyen bir kadın, radyo Dj’yi Graham Mack’in sorduÄŸu yediÄŸin en ilginç yemek nedir sorusuna “insan eti” yedim diyerek damga vurdu.

    Åžoke olan Dj, olayı anlatmasını isteyince kadın anlatmaya baÅŸladı: “Küçük bir çocukken Afrika’da yaşıyorduk. Sürekli et aldığımız bir kasap vardı. İlk baÅŸlarda kötü olan etlerin tadı zamanla çok lezzetli hale geldi. İngiltere’ye geri döndükten birkaç yıl sonra haberlerde aynı kasabın küçük kızları öldürüp etlerini satmaktan tutklandığını öğrendik”.

    Bu açıklamalar karşısında hem Mack hem de program yapımcıları ne diyeceklerini bilemez bir hale geldiler. Åžimdiye kadar aldıkları en ilginç ve en korkutucu telefon baÄŸlantısdının bu olduÄŸunu söyleyince kadın, “arayan birçok kiÅŸi köpek ya da at eti yediÄŸini söylüyor, biz de yerken insan eti olduÄŸunu bilmiyorduk” dedi.

    Bu durumun en çok ürküten yanı ise, bütün dünyada kasapların yaptıkları ve yapabildikleri karşısında ki çaresizlik oldu.

    Hostes uçak uçurdu

    11 bin metrede doÄŸurdu

    Gelde gülme bu habere

    Dişinden tırnağından artırdı bir makina aldı. Ama makina da makinaydı hani. Öyle bir bela açtı ki çiftçinin sigortaları attı.

    Yurdum insanı pratik zekası ve bazen de olmadık ÅŸakacılığı ile karşımıza çıkıyor. Bu haber de Sakarya’dan geldi. Makinası ile başı dertte olan bir çiftçi bölgede günün konusu oldu. Nedeni de makinasına verdiÄŸi ceza…

    Söğütlü ilçesinde yaÅŸayan çiftçi Aydın Yılmaz, 3.5 yıl önce evine bir çamaşır makinası aldı. Ama çamaşır makinası bir türlü düzgün çalışmadı.

    TEMBEL MAKİNAYA TEŞHİR CEZASI

    Tamir üstüne tamir gördü. Tam 7 kez elden geçirildi. Ama makina da inatçıydı. “Ben çamaşırları yıkamam da yıkamam” diyordu. 
    Çiftçi de yamandı. Sen misin sürekli arıza yapan deyip, tembel makinasına “teÅŸhir” cezası verdi.

    BEN ÇOK ADİ BİR MAKİNAYIM

    Evin giriÅŸine, yol kenarına yüksekçe bir yer yaptı. Makinayı da buraya çıkarttı. Üzerine de ”Ben çok adi bir makineyim, 7. operasyon, sonuç 0” diye bir yazı astı.

    Tembel makina 25 gündür teşhir cezasında. Gelen geçen bu makinaya bakıyor. Kısa süren şaşkınlığın yerini kahkahalar alıyor. Yoldan geçen bir çok araç sürücü sırf merakından geri dönüp, makinanın başucuna kadar geliyorlar.

    EN BİLİNÇLİ TÜKETİCİ

    İşin mizah kısmını bir kenara koyarsak çiftçi Yılmaz, aslında en çarpıcı tüketici protestosunu gerçekleÅŸtiriyor. Zaten kendisi de “bu bir tüketici” tepkisidir diyerek, sadece mizah yapmadığını anlatıyor.

    İlk çamaşır makinesini 14 yıl kullandığını ve hiçbir sorunla karşılaşmadığını belirten Yılmaz, 2005 yılında 850 YTL ödeyerek aldığı ve o günden bu yana sürekli arıza çıkaran makineyi aldığına pişman olduğunu ifade etti.

    ANA KARTI YANDI DENİLİNCE SİGORTASI ATTI

    Çamaşır makinesini 3,5 yılda 7 kez tamire götürdüğünü anlatan Yılmaz, ”Makineyi aldıktan birkaç ay sonra dış kapağında bir sorun çıktı, onu deÄŸiÅŸtirdiler. Daha sonra farklı yerlerinde arıza meydana geldi. İki, üç ayda bir makinemiz bozuluyor ve biz tamirci çağırıyoruz. Yetkililer her geliÅŸinde baÅŸka bir parçasının arıza yaptığını söylediler. Tamire gidip gelmesi de zaman alıyor. Bu süre içinde eÅŸim çamaşırları elinde yıkamak zorunda kalıyordu. Makinenin garantisi bittikten sonra, bana maddi olarak da yük getirmeye baÅŸladı. En son ana kartının yandığını söylediler. Benden 125 YTL istediler. Ben de yaptırmadım, bir makine 3,5 yılda bu kadar arızalanıyorsa, demek ki firmanın hatası var.”

    ŞİKAYET ETMİŞ AMA…

    Makinanın son arızada ana kartını yaktığını öğrenen Yılmaz’ın artık canına tak etmiÅŸ. Servisten gelen makinayı eve sokmadan bahçeye koymuÅŸ.

    Yılmaz, ”Makineye ettiÄŸim masrafla yeni bir makine alırdım. Makineden dolayı canımız çok yandı. Firmanın müşteri hizmetlerini aradım ve onlara (Makinenizin reklamını yapıyorum. Evimini önüne kurduÄŸum iskeleye koydum ve üzerine ”Ben çok adi bir makineyim, 7. operasyon, sonuç 0” yazdım) dedim. 25 gündür makineyi burada sergiliyorum. Tüketici Hakları Kuruluna da ÅŸikayet ettim. Bana garantisi bittiÄŸi için, bir ÅŸey yapamayacaklarını belirttiler.”

    ARTIK YENİ MAKİNA ALACAK

    Yeni bir makine sipariÅŸi verdiÄŸini kaydeden Yılmaz, ”Bu ekonomik krizde zor günler yaşıyoruz. Bu sefer makineyi tanıdık bir esnaftan alacağım ve taksitlerini yılbaşından sonra ödemeye baÅŸlayacağım. Bugünlerde gelir yeni makinemiz. EÅŸim ÅŸu anda çamaşırları elinde yıkıyor. Evin önünden arabayla geçen vatandaÅŸlar, arabalarını durdurup, makinenin üstündeki yazıyı okuyorlar. Gülüp geçiyorlar” diye konuÅŸtu.

    Kurt çocuk için umut ışığı

    Bu ülkenin tarımı kiralık

    İlk talipli de Güney Kore oldu. Belçika kadar bir alanı kiralıyor.

    Güney Kore’nin dev ÅŸirketi Daewoo, Madagaskar’da büyük bir araziyi gıda sıkıntısı riskine karşı tarım ürünlerini garanti altına almak için kiralamak istiyor.

    Belçika’nın yüzölçümünün yarısına tekabül eden 1 milyon 300 bin hektarlık arazide Güney Afrikalı emek gücüyle mısır ve yaÄŸ üretimi amacıyla hurma aÄŸaçları yetiÅŸtirilecek.

    99 yıllığına kiralanmak istenen arazi sayesinde Güney Kore şirketinin Amerikan ihraç ürünlerine bağımlılığı kırmak istediğini düşün çevreler de var.

    Daewoo’nun planlarına göre 2023 yılına gelindiÄŸinde Madagaskar’daki arazi 5 milyon ton mısır üretiyor olacak.

    Bu yıl başlarında dünyanın birçok yerinde boy gösteren gıda fiyatlarındaki keskin yükseliş, kimi ülkeleri gıda güvencesi için dış yatırımlara itiyor.

    Suudi Arabistan ve Kuveyt gibi tarım alanları kısıtlı ülkeler de son zamanlarda Afrika ve Asya’da tarım yatırımı için arayış içinde.

    Daewoo’nun halihazırda gene bir Güney Kore ÅŸirketi olan hayvan yemi üreticisi Nonghyup Feed ile Endonezya’da iÅŸletmeye hazırladığı 50 bin hektarlık bir çiftliÄŸi var.

    Muhabirler, kimi Afrika ülkelerinin uzun süreli tarım arazisi kiralamak için dış yatırımcılara sinyal verdiğini bildiriyor.

    Angola, bu yönde tarım alanlarını yabancı ülkelere açmış ülkelerden biri.

    Öte yandan Etiyopya Başbakanı Meles Zenavi de yabancı şirketlerin ülkesinin tarım sektörüne ilgi göstermesinden memnuniyet duyacağını açıkladı. (BBC)

    İşte yaşayan en seksi erkek

    Raylarda biten aÅŸk hikayesi

    Hindistan’da bir genç yazdığı aÅŸk mektubu sebebiyle annesinin gözleri önünde trenin altına atılarak öldürülü.

    Hindistan’ın doÄŸusundaki Bihar eyaletinde, kendisinden farklı kasta mensup bir kıza aÅŸk mektubu yazan 15 yaşındaki genç, kızın üyesi olduÄŸu kasta mensup kiÅŸilerce başı traÅŸ edilerek sokaklarda dolaÅŸtırıldıktan sonra bir trenin altına atılarak öldürüldü.

    Bihar eyaleti polis yetkilileri 15 yaşındaki Manish Kumar’ın rakip kasta mensup kiÅŸilerce okula gittiÄŸi sırada kaçırıldığını belirtti. Başı traÅŸ edilerek sokaklarda dolaÅŸtırılan gencin, oÄŸlunun bağışlanması için yalvaran annesinin gözleri önünde bir trenin önüne atılarak öldürüldüğünü kaydeden yetkililer, gencin annesi Lalit Devi’nin çaresizlik içinde oÄŸlunun trenin altında korkunç bir ÅŸekilde can veriÅŸini izlediÄŸini söyledi.

    Kaimur semti polis müfettiÅŸi Rajesh Kumar, alt kast olarak kabul edilen “yıkayıcı” toplumuna mensup bir kıza aÅŸk mektubu yazan gencin biraz daha üst bir kast olarak kabul edilen “mandıracı” Yadav toplumuna mensup olduÄŸunu belirtti.

    Kastlar arasındaki aÅŸk iliÅŸkilerine ÅŸiddetle karşı çıkılan Hindistan’ın kırsal kuzey kesiminde, “aile onurunu kurtarmak” adına kızgın ailelerce cinayet iÅŸlenmesi olaylarına sık sık rastlanılıyor.

    Aşk mektubu yaktı

    Farklı kastlara ait iki insanın Hindistan’da bir araya gelmesi ölüm nedeni. Trajik bir cinayet vakası yaÅŸandı.

    Hindistan’ın doÄŸusundaki Bihar eyaletinde, kendisinden farklı kasta mensup bir kıza aÅŸk mektubu yazan 15 yaşındaki genç, kızın üyesi olduÄŸu kasta mensup kiÅŸilerce başı traÅŸ edilerek sokaklarda dolaÅŸtırıldıktan sonra bir trenin altına atılarak öldürüldü.

    Bihar eyaleti polis yetkilileri 15 yaşındaki Manish Kumar’ın rakip kasta mensup kiÅŸilerce okula gittiÄŸi sırada kaçırıldığını belirtti.

    Başı traÅŸ edilerek sokaklarda dolaÅŸtırılan gencin, oÄŸlunun bağışlanması için yalvaran annesinin gözleri önünde bir trenin önüne atılarak öldürüldüğünü kaydeden yetkililer, gencin annesi Lalit Devi’nin çaresizlik içinde oÄŸlunun trenin altında korkunç bir ÅŸekilde can veriÅŸini izlediÄŸini söyledi.

    Kaimur semti polis müfettiÅŸi Rajesh Kumar, alt kast olarak kabul edilen “yıkayıcı” toplumuna mensup bir kıza aÅŸk mektubu yazan gencin biraz daha üst bir kast olarak kabul edilen “mandıracı” Yadav toplumuna mensup olduÄŸunu belirtti.

    Kastlar arasındaki aÅŸk iliÅŸkilerine ÅŸiddetle karşı çıkılan Hindistan’ın kırsal kuzey kesiminde, “aile onurunu kurtarmak” adına kızgın ailelerce cinayet iÅŸlenmesi olaylarına sık sık rastlanılıyor.

    Tıraş edip trenin önüne attılar

    Farklı kastlara ait iki insanın Hindistan’da bir araya gelmesi ölüm nedeni. Trajik bir cinayet vakası yaÅŸandı.

    Hindistan’ın doÄŸusundaki Bihar eyaletinde, kendisinden farklı kasta mensup bir kıza aÅŸk mektubu yazan 15 yaşındaki genç, kızın üyesi olduÄŸu kasta mensup kiÅŸilerce başı traÅŸ edilerek sokaklarda dolaÅŸtırıldıktan sonra bir trenin altına atılarak öldürüldü.

    Bihar eyaleti polis yetkilileri 15 yaşındaki Manish Kumar’ın rakip kasta mensup kiÅŸilerce okula gittiÄŸi sırada kaçırıldığını belirtti.

    Başı traÅŸ edilerek sokaklarda dolaÅŸtırılan gencin, oÄŸlunun bağışlanması için yalvaran annesinin gözleri önünde bir trenin önüne atılarak öldürüldüğünü kaydeden yetkililer, gencin annesi Lalit Devi’nin çaresizlik içinde oÄŸlunun trenin altında korkunç bir ÅŸekilde can veriÅŸini izlediÄŸini söyledi.

    Kaimur semti polis müfettiÅŸi Rajesh Kumar, alt kast olarak kabul edilen “yıkayıcı” toplumuna mensup bir kıza aÅŸk mektubu yazan gencin biraz daha üst bir kast olarak kabul edilen “mandıracı” Yadav toplumuna mensup olduÄŸunu belirtti.

    Kastlar arasındaki aÅŸk iliÅŸkilerine ÅŸiddetle karşı çıkılan Hindistan’ın kırsal kuzey kesiminde, “aile onurunu kurtarmak” adına kızgın ailelerce cinayet iÅŸlenmesi olaylarına sık sık rastlanılıyor.

    Yemekten kurbağa çıktı

    İngilizler dikiş nakış kursunda

    Onlar artık bizten biri. Türkiye’ye yerleÅŸen İngilizler, Türk komÅŸularından gördüklerine özendiler..

    MuÄŸla’nın Fethiye ilçesinde yerleÅŸik olarak yaÅŸayan yabancılar, Türk komÅŸularında gördükleri el iÅŸi örgülerini yapabilmek ve evlerindeki ihtiyaçlarını karşılamak için dikiÅŸ-nakış kurslarına gidiyor.

    Kursa katılan ve yaÅŸları 50′nin üzerinde olan yabancılar, dikiÅŸ makinalarının başında gençlik yıllarına yeniden dönüyor.

    MuÄŸla’nın Fethiye ilçesine baÄŸlı Ölüdeniz beldesinde 3 bin civarında İngiliz yerleÅŸik olarak yaşıyor. Türklerle aynı mahalleleri paylaÅŸan İngilizler, yaÅŸam biçimlerini de onlarınki gibi ÅŸekillendiriyor. Ölüdeniz Belediyesi de onların yabancılık çekmemesi için çalışmalar yapıyor.

    Daha önce yabancıların beldedeki yaÅŸam koÅŸullarına ayak uydurabilmesi için İngilizce anons sistemini devreye sokan Ölüdeniz Belediyesi, ÅŸimdi de yabancılara yönelik kursları ile dikkat çekiyor. Ölüdeniz Belediyesi tarafından beldede yaÅŸayan İngiliz vatandaÅŸları için ”dikiÅŸ-nakış” kursu açıldı. Ölüdeniz Sanat Evi Müdürlüğü bünyesinde açılan kurslara özellikle 50 yaşın üzerindeki İngiliz kadınları büyük ilgi gösteriyor. Hayatları boyunca ilk defa dikiÅŸ makinalarının başına oturan yabancılar kursta el becerilerini geliÅŸtiriyor.

    Daha kursun ilk haftasında desenli ÅŸekiller ortaya çıkaran yabancılara Fethiye Halk EÄŸitim Müdürlüğü öğretmenleri tarafından eÄŸitim veriyor. EÄŸitmenleri onların bu performansından memnun kaldıklarını belirtirken, İngiliz vatandaşı Jenny Lewington(52) evinin ihtiyaçlarını görmek için kursa katıldığını söylüyor. Evinin perdelerinde kendi zevklerine göre deÄŸiÅŸiklik yapmak istediklerini ifade eden Lewington, dikiÅŸ makinası kullanmanın çok zor olduÄŸunu anlattı. Bir baÅŸka İngiliz Shirley Vaughan(54) ise kursa gelme amacını torununa bebek yatağı dikmek olduÄŸunu söyledi. Türk komÅŸularının çoÄŸunun bu tür iÅŸler yaptığını anlatan Vaughan, “Ben de onlar gibi İngiltere’deki torunuma bir yatak dikmek istedim. Daha önce hiç dikiÅŸ makinası kullanmadım. DikiÅŸ-nakış bilmediÄŸim için de kursa katıldım.” dedi.

    İngilizlerle aynı kursa gelen Özlem Acar kursta yabancıları gördüğünde ilk etapta çok ÅŸaşırdığını belirtti. Buna raÄŸmen zamanla onlara alıştığını ve kursun eÄŸlenceli geçmeye baÅŸladığını ifade eden Acar, “Onlarla çok iyi anlaşıyoruz. Onlar ilk defa dikiÅŸ makinası başına geçtikleri için daha çok acemiler. Biz kendilerine yardım ediyoruz.” diye konuÅŸtu.

    Ölüdeniz Sanat Evi Müdürü CoÅŸkun Karabulut, bu yıl ilk defa yabancılara dikiÅŸ nakış kursu açtıklarını söyledi. Burada yaÅŸayan İngiliz vatandaÅŸların Türk kültürünü öğrenmek istediklerini anlatan CoÅŸkun, “Türk komÅŸularına gidip gelirken onların evlerinden etkilendiklerini, kendilerinin de evlerinde dikiÅŸ yapmayı, yama yapmayı öğrenmek istediklerini söyleyerek bize baÅŸvurdular. Halk EÄŸitim Merkezi Müdürlüğümüzle yaptığımız görüşmelerimizde bunun mümkün olabileceÄŸi söylendi. Bizde yerli halkımıza açtığımız kurslarımıza bu yıl yabancıları da dahil ettik.” dedi.

    Kalbi olmadan 118 gün yaşadı

    Alman kadınlar Türk seviyor

    Aç bırakılarak öldürülecek!

    İtalya bu kararla çalkalanıyor. Şu anda 37 yaşında olan Eluana Englaro aç ve susuz bırakılarak öldürülecek. Bakın neden?

    İtalya’da 16 yıldır bitkisel hayatta olan Eluana Englaro’ya ailesinin rızası ile ötanazi yapılması hakkını elde etti. Genç kızın nasıl ve nerede öldürüleceÄŸi tartışılıyor. Bu yöntemlerden biri “aç ve susuz bırakarak” öldürmek.

    16 YILDIR BİTKİSEL HAYATTA

    37 yaşındaki Englaro, 21 yaşında trafik kazası geçirip komaya girdi, sonraki 16 yılı yaÅŸam destek ünitesine baÄŸlı geçirdi. Baba Beppino Englaro, kızının yaÅŸam destek ünitesinin fiÅŸinin çekilmesi için hukuki mücadele baÅŸlattı. Talebi üç kere reddeden mahkeme, bu kez 2008 yılında kabul ederek Eluana’ya ölüm izni verdi. Karar, İtalya’da bir ilk.

    NASIL ÖLDÜRÜLECEK?

    Ancak bu kararın nasıl ve nerede uygulanacağı sorun oldu. Bölgesel yönetim, kararın kendi sınırlarında uygulanmasına izin vermeyince, Eluana’nın ölümünün gerçekleÅŸtirilmesi için yer aranmaya baÅŸlandı.

    AÇ VE SUSUZ BIRAKMA YÖNTEMİ

    Englaro ailesinin devletten yardım isteyerek “Aç ve susuz bırakma” yöntemi ile yaÅŸama son verme önerisi tartışılırken, Papa, “YaÅŸam kutsaldır ve baÅŸka bir varlık ya da yargıçlar yaÅŸam hakkını kimsenin elinden alamaz” dedi. Ötanazinin fiÅŸ çekerek deÄŸil, aç ve susuz bırakarak gerçekleÅŸmesi fikrine, sivil toplum örgütleri de karşı çıkıyor.

    ANCAK 15 GÜNDE ÖLÜR

    Eluana Englaro’nun doktoru, nöroloji uzmanı Carlo Alberto Defanti, mahkeme kararına dayanarak, Eluana’nın yaÅŸam destek ünitesiyle bağının birkaç gün içinde kesilebileceÄŸini söylüyor. Aileye yardıma hazır olduÄŸunu belirten doktor, Eluana’nın ölümünün 15 gün sürebileceÄŸini belirtiyor.

    Hamsi kokusunu çıkaran sabun

    Ordu Yağ Sanayi tarafından başta hamsi olmak üzere benzer ağır kokuları gideren sabun üretildi.

    Ordu yaÄŸ Sanayi Fabrikası Genel Müdürü Sedat Murat Bayrak, düzenlediÄŸi tanıtım toplantısında, çeÅŸitli temizlik ürünleri üretilen tesislerinde ‘’seranut” markasıyla baÅŸta hamsi olmak üzere benzer ağır kokuları gideren bir sabun ürettiklerini söyledi.

    ”Üç aydır üzerinde çalıştığımız bu ürün ile artık hamsi kokusu tarihe karışacak” diyen Bayrak, yaptıkları çalışma ile dünyada ve Türkiye’de baÅŸka bir örneÄŸi olmayan bir ürün ortaya çıkardıklarını ifade etti.

    Ürünün koku çıkarma özelliği konusunda iddialı olduklarını, sadece hamsi değil, benzer ağır kokuları da giderme özelliği bulunduğunu anlatan Bayrak, şunları kaydetti:

    ”Tabi elimizi gerektiÄŸi gibi yıkamak kaydı ile bu iddiamız geçerli. Ürünlerimizin ambalajını da özellikle kırmızı renkte seçtik ki, ayrı bir özelliÄŸi olduÄŸu vurgulanabilsin. Bu kadar iddialı olduÄŸumuz bu ürünümüzü ortaya koyarken içinde de bitki özlü, fındık özlü doÄŸal birleÅŸimler kullanıldı. Kesinlikle insan saÄŸlığına bir zararı yok.

    Hamsi kokusunu çıkarmakta iddialı olduÄŸumuz için belki insanların aklına, ”acaba baÅŸka bir birleÅŸim mi kullanıldı” gibi sorular gelebilir. Ancak kesinlikle doÄŸal saf birleÅŸimler kullanıldı.”

    Bayrak ürünün yarından itibaren öncelikle Fiskomar alışveriÅŸ merkezlerinde satışa sunulacağını ifade ederek, ”Yarın itibarı ile satışa sunulacak ürünlerimiz ilk olarak Fiskomar alış veriÅŸ merkezlerindeki raflarda yerini alacak. Çok özel bir tanıtım fiyatı ile çıkacak. DiÄŸer ürünlerimizden daha düşük bir fiyatla satışa sunulacak” dedi.

    Bayrak, hem sıvı, hem de kapalı ambalaj el sabunu ÅŸeklinde piyasaya sürülen sabunların daha önceden Ordu’daki balıkçılar üzerinde test edilerek yüzde yüz baÅŸarı elde edildiÄŸini de kaydetti.

    Bu arada, söz konusu ürünün sıvı ambalajının 2,50 YTL, el sabunu ÅŸeklindeki ambalajlısının ise 1,75′YTL’den satışa sunulacağı bildirildi.

    İşkence ile seks kölesi oldu

    7 aya kabus gibi geçti. 80 yaşındaki paralı erkeklere satıldı. Fuhuş çetesinin eline düşen kızın anlattıkları inanılmaz.

    Konya’da bir fuhuÅŸ çetesinin lideri, ağına düşürdüğü 21 yaşındaki kızın koluna ‘baÅŸka bir ÅŸebekenin eline geçmesin’ diye jiletle ismini yazdı.

    Åžebeke; doktor, avukat ve iÅŸadamlarıyla iliÅŸkiye zorladığı genç kız üzerinden 1,5 ayda 50 bin YTL’nin üzerinde para kazandı.


    LÜKS BİR EV DÖŞEDİ
    “U.K.’yi sevdim. Onunla birlikte oldum. U.K., daha sonra lüks bir ev döşedi. İkimiz kısa bir süre orada kaldık. Ardından, daha sonra eÅŸi olduÄŸunu öğrendiÄŸim S.Ç.’nin yanına götürdü. Burada yabancı uyruklu kadınlarda vardı. U.K., bana para karÅŸlığında erkeklerle birlikte olacağımı söyledi.

    KOLUMU JİLETLE KESTİ
    İnanamadım. Çünkü, onu sevmiÅŸtim. Kabul etmedim. Beni kemerle dövdü. Zorla fuhuÅŸ yaptırdı. Her karşı geldiÄŸimde, beni kemerle dövüyordu. Kolumu jiletle kesti, iÅŸkence yaptı. Hatta sürekli ‘Yüzüne kezzap dökerim’ ÅŸeklinde tehdit ediyordu. Kaçmayayım diye de bir kiÅŸiyi görevlendirmiÅŸti. Yapacak birÅŸeyim yoktu. Kaçmak istedim, kaçamadım.”

    PARA MAKİNASIYDIM
    U.K. 7 ay boyunca kendisini erkeklere pazarladığını söyleyen Ayten Bayındır, iddiasında,” Ben adeta onun para makinasıydım. 500- 750 ve bin 500 YTL karÅŸlığında erkeklerle iliÅŸkiye giriyordum. Lüks otellerde, gece ve gündüz iliÅŸkiye girdim. İliÅŸkiye girdiÄŸim erkekler arasında 75-80 yaşında olanlar, iÅŸ adamı, doktor, bürokrat ve belediye baÅŸkanı vardı.

    FAZLA İLİŞKİ NEDENİYLE RAHATSIZLANDIM
    Zaman zaman baÅŸka ÅŸehirlerede giderdik. Fazla cinsel iliÅŸkiye girdiÄŸimden dolayı cinsel organımdan rahatsızlandım. Doktorlar, cinsel iliÅŸkiye girmemem gerektiÄŸini belirtmiÅŸti. Ona raÄŸmen, beni dövdü. iÅŸkence yaparak fuhuÅŸa yaptırdı. Ben ve diÄŸer kadınlar müşterilerin isteÄŸine göre makyaj ve kıyafetlerle müşterilere giderdik.”

    OLAYLARI HATIRLAMAMAK İÇİN ALKOL ALIYORDUM
    U.K.’nin kendisini alkol ve uyuÅŸturucuya alıştırdığını öne süren Ayten Bayındır,” Kendisi de sigara içer gibi esrar ve kokain kullanıyordu. Beni de uyuÅŸturucuya ve alkole alıştırdı. Belirli bir süre geçkitten sonra, sırf yaÅŸadığım olayları hatırlamak için artık kendim alkol almaya baÅŸladım. Çünkü yaÅŸadığım her saniye benim için kötü geçiyordu. Onları unutmak için alkol aldım. Yolda yürürken bir kız öğrenci görse, ‘İşte tam bize göre. Çok güzel hemde”diyordu. Dışardan lüks hayat farklı gibi gözükebilir, ama içinde çok kötü bir dünya var.”dedi.

    EŞİNİN 16 YAŞINDAKİ KIZ KARDEŞİNE TECAVÜZ ETTİ
    Ayten Bayındır, U.K.’nin eÅŸinin kız kardeÅŸine tecavüz ettiÄŸini iddia etti. Bayındır, iddiasında, “U.K., eÅŸi olduÄŸunu belirttiÄŸi S.Ç.’nin 16 yaşındaki kız kardeÅŸine de tecavüz ettiÄŸini biliyorum. Hatta o kızı da 4-5 ay erkeklere pazarladığını öğrendim. U.K., ÅŸuan tutuklu olduÄŸu için, yerine eÅŸi olduÄŸu söylelen S.Ç. bakıyor. Oda ÅŸuan gözaltına alındı.”

    HAYALİM EV HANIMI OLMAKTI
    Her genç kız gibi kendisinin de okumak istediÄŸini belirten Ayten Bayındır, “Hayalim okumaktı. Ondan daha önemlisi de, evimin hanımı olmaktı. GirdiÄŸim bir boÅŸluk sonucu, U.K ile tanıştım kandırıldım. Ona inanmıştım. Ama fuhuÅŸa zorlandım. Kaçamadım, zorla dövülerek iÅŸkenceye maruz kalarak, erkeklerle iliÅŸkiye girmeye zorlandım.”dedi.

    Siyah çikolatanın sırrı

    Hipertansiyon hastalarına iyi bir haber var! Araştırmalar, çikolatanın hipertansiyona iyi geldiğini ortaya koyuyor.

    Ancak siyah çikolata olması ve tüketirken aşırıya kaçılmaması şartıyla. Hatta fındık ve fıstıklı dahi olabilir.

    Anadolu SaÄŸlık Merkezi’nden Kardiyoloji Uzmanı Doç.Dr. Ertan Ökmen, siyah çikolatanın hipertansiyon üzerindeki olumlu etkisini anlattı.

    Yüksek tansiyonun en önemli sebebi yanlış beslenme alışkanlıkları ve şişmanlıktır. Aşırı tuzlu yiyecekler tüketmek de tansiyonun yükselmesine neden olur. Çünkü tuz damarlarda büzücü ve kasıcı bir özellik oluşturur. Damarların büzülmesiyle de tansiyon yükselir. Stresli bir hayat, hareketsizlik, diyabet hastalığı ve genetik özellikler yine hipertansiyona neden olan faktörler arasında yer alıyor. Ayrıca yaş ilerledikçe kişilerin tansiyonu da yükselir. Hipertansiyon hastaları özellikle renkli sebze ve meyve tüketimine dikkat etmelidir. Yüksek kalorili, yağlı hayvansal gıdalardan da uzak durmalıdır. Kilo yapan her türlü gıda hipertansiyon hastaları için tehlikeli madde grubunu oluşturmaktadır.

    Siyah çikolatanın sırrı…
    Anadolu SaÄŸlık Merkezi’nden Kardiyoloji Uzmanı Doç.Dr. Ertan Ökmen, özellikle havuç, portakal gibi renkli sebze ve meyvelerde bulunan flavanoidin hipertansiyona çok iyi geldiÄŸini vurgulayarak ÅŸunları söylüyor:

    “Flavanoid, damarları geniÅŸleten bir maddenin vücuttu salgılanmasını saÄŸlıyor. Damarlar geniÅŸleyince de tansiyon düşüyor. Antioksidan da denilen bu madde, kakaonun içinde oldukça yüksek miktarda bulunuyor. Bu miktar, sebze ve meyvelerdekinden dahi daha fazla. Bu nedenle kakao oranının yüksek olduÄŸu siyah çikolata, hipertansiyona çok iyi gelen bir yiyecek. “

    Doç.Dr. Ertan Ökmen, bu konuda bilimsel bir örnek de veriyor:

    “Kakaonun tansiyonu düşürdüğü, Panama açıklarındaki Kuna Adası’nda yaÅŸayan yerlilerin ÅŸehre göç eçmesiyle ortaya çıkıyor. Kakao tüketiminin çok fazla olduÄŸu ada yerlileri, ÅŸehre göç etmelerinin ardından yüksek tansiyon problemiyle karşılaşıyor. Buradan yola çıkarak kakaoyu inceleyen bilim adamları, içinde yüksek miktarda bulunan flavanoid maddesinin tansiyonu düşürdüğünü ortaya koyuyor.”

    Kakao oranı yüzde 60 ve üzeri olmalı!

    Çikolata aslında kilo aldıran bir yiyecek. Yüksek kilo da tansiyon nedeni. O nedenle tansiyon hastalarının, kendilerine iyi gelen çikolatayı çok dikkatli bir şekilde tüketmeleri gerekiyor. Öncelikle tüketilmesi gereken kesinlikle siyah çikolata. Beyaz ve sütlü çikolatada kakao oranı çok düşük olduğu ya da hiç bulunmadığı için tansiyonu düşürmede herhangi bir etkisi bulunmuyor. Zaten yapılan araştırmalar da bunu kanıtlıyor.

    Siyah çikolatayı alırken içindeki kakao oranına dikkat etmek gerekiyor. Yararlı olması için siyah çikolatadaki kakao miktarının en az % 60 ve üzeri olması gerekiyor. Ayrıca fındık, fıstığın, flavanoidden bağımsız olarak vücuttaki yağ faktörüne olumlu katkısı olduğu için çikolatanın içinde bulunmasının hiçbir sakıncası bulunmuyor. Bilindiği gibi fındık, fıstık ve ceviz gib