• ArÅŸiv

  • Kasım 2008
  • Ekim 2008
  • Eylül 2008
  • AÄŸustos 2008
  • Temmuz 2008
  • Son Dakika

    « Sonraki Sayfa


    Öcalan`a arkadaşın perde arkası

    İmralı’ya yeni mahkumlar gönderilecek. Bu karar DTP’yi memnun etti. MHP’yi üzdü. Bakın kararın etkileri ne olacak?

    İNTERNETHABER

    Abdullah Öcalan’ın cezasını çektiÄŸi İmralı Adası’na birkaç mahkumun daha konulacak olması ÅŸaÅŸkınlıkla karşılandı. DTP bu durumdan memnun olduÄŸunu söyledi, MHP çok sert bir açıklama yaptı. Stratejist Sedat Laçiner ise uygulamayı doÄŸru buldu…

    BU UYGULAMA ÖCALAN’I ÖNEMSİZLEÅžTİRİR

    Konuyla ilgili görüşlerini Kanal D’ye aktaran Stratejist Sedat Laçiner ise bu uygulamayı olumlu bulduÄŸunu söyledi.

    İmralı’ya 5-6 mahkumun gönderilmesinin üç sebebini şöyle anlattı:

    İŞKENCE YOKTUR DEMEK İÇİN ŞAHİT OLACAKLAR

    İmralı’ya yeni mahkumlar gönderilmesinin en önemli nedeni Öcalan’ın yalanlarına karşı ÅŸahit olması nedeniyledir…

    Geçen sene “zehirlendi” iddilarında Öcalan’ın sözüne karşı sadece gardiyanların sözleri vardı. Resmi makamların sözleri ciddiye alınmadı. Halbuki baÅŸka mahkumların ÅŸahitliÄŸi önemli olurdu.

    AB İSTEDİ

    İkinci sebep olarak AB’nin isteÄŸidir… Tek başına bir ülke deÄŸiliz nihayetinde…

    ÖCALAN’I ÖNEMSİZLEÅžTİRECEK

    Üçüncü neden imralının çok önemli bir yer olmadığının altını çizmek… Tek başına bir adamı bir adaya tıkıyorsunuz, uçaklar, askerlerle kuÅŸatıyorsunuz… Önem atfediyorsunuz… Teröristbaşı için apayrı bir adaya gerek yok. Bir adayı ona siyasi mahkum görüntüsünün altını çizersiniz. Terörle mücadeleye zarar verirsiniz…

    Adalet Bakanı Mehmet Ali Åžahin, İmralı’da 5-6 mahkumun daha kalacagı yeni bir infaz kurumu yapıldığını açıkladı. Bu istek Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi’nden gelmiÅŸti. Komiteye göre Öcalan’ın psikolojisi bozulmuÅŸtu, “arkadaÅŸa” ihtiyacı vardı.

    DTP İSTEDİĞİNİ ALDI

    Bu karar DTP’yi mahkum etti. Hasip Kaplan ”Dünyanın hiçbir yerinde tek kiÅŸilik cezaevi yok. KiÅŸiye özel hukuk olmaz. Özel yönetmelik ve talimatlarla cezaevi yönetiliyor.

    Türkiye Cumhuriyeti, bir hukuk devleti olarak, hukuk sistemini herkese eşit bir şekilde uygulamalıdır.

    Türkiye’de 120 bin insan cezaevinde. PaÅŸa olduÄŸu için ayrı, örgüt başı olduÄŸu için ayrı, rütbesine göre ayrı hukuka tabi tutulamazlar. Parti olarak cezaevlerinde eÅŸit hukuk uygulanmasını istedik.” dedi.

    Hasip Kaplan, İmralı’ya baÅŸka hükümlülerin nakledilmesinin sorunu ortadan kaldırıp kaldırmayacağına iliÅŸkin sorulara, ”Sorumlu Hükümettir. Soruların muhatabı saydığım bakanlıklardır” karşılığını verdi.

    MHP’DEN SERT TEPKİ

    Karara en sert tepki MHP’den geldi. MHP Grup BaÅŸkanvekili oktay Vural Öcalan’ın İmralı’dan PKK’yı yönettiÄŸini söyleyerek “Åžimdi de onun isteÄŸiyle yanına baÅŸka teröristler nakledilecek. Bu kabul edilemez” dedi.

     

    Mangal eşittir üç paket sigara

    Beslenme uzmanı Prof. Özütemiz, hafta sonunda çoğunun iştahını kaçıracak bir dizi açıklamada bulundu.

    Türk Gastroenteroloji DerneÄŸi BaÅŸkanı ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özütemiz, mide kanserine yol açan bazı gıda maddelerinin tüketilmesinin Türkiye’nin en ciddi saÄŸlık sorunlarından biri olduÄŸunu belirterek, “mangal üzerinde piÅŸirilen et, biber, domates ve soÄŸan gibi yiyeceklerin tüketilmesinin, günde 3 paket sigaraya bedel kanser etkisi yaptığını” söyledi.

    Özütemiz, Türk Gastroenteroloji DerneÄŸi tarafından düzenlenen “25. Ulusal Gastroenteroloji Haftası”na katılmak üzere geldiÄŸi Adana’da, AA muhabirine yaptığı açıklamada, saÄŸlıklı beslenmenin, yaÅŸam kalitesini artıran ve
    ömrü uzatan en önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.

    Sigara, alkol ve uyuşturucu kullanımının mide rahatsızlıklarını artırmasının yanı sıra, daha da önemlisi kanser vakalarında önemli etkisi bulunduğuna dikkati çeken Özütemiz, şunları kaydetti:

    “Bazı gıdalar da mide kanserine yol açıyor. Ülkemizin en ciddi sorunu bu. Halka bu mesaj gitmelidir. Adana ve GüneydoÄŸu mutfağına ben de bayılırım, ama ateÅŸi doÄŸrudan gören et, ocak başı muhabbeti dediÄŸimiz mutfak, mide kanserinin bir numaralı dostu. Kebabın, domatesin, biberin ve soÄŸanın doÄŸrudan ateÅŸle yandıktan sonra yenmesi kanser açısından son derece riskli. Kebapçılar bana kızacak, ama mangal keyfinin günde 3 paket sigara içmeye bedel bir kanser etkisi var.”

    PROF. ÖZÜTEMİZ’DEN YEME ÖĞÜTLERİ

    Prof. Dr. Özütemiz, bazı hastalıklara ve kansere yol açmayacak beslenme şekilleri olduğunu ve bunların da konunun uzmanları tarafından halka zaman zaman anlatılıp önerilerde bulunulduğunu ifade etti.

    Günlük öğünlerde gıdaların hızlı tüketilmemesi, az yenilmesi ve iyi çiÄŸnenmesi gerektiÄŸini anlatan Özütemiz, “bunun kalp ve hormonal etkileri var. Daha da önemlisi kebap gibi piÅŸirdiÄŸiniz yiyeceÄŸin doÄŸrudan ateÅŸ görmemesi lazım.

    Vaka sayısında artış olan mide kanserinden korunmak için en saÄŸlıklısı haÅŸlama ve buÄŸulama tarzı yemekler. Mangal türleri ayda bir kere yenebilir. Sakıncalı olmasına karşın meslektaÅŸlarımızından bile sık aralıklarla kebap yiyen var” diye konuÅŸtu.

    -HİJYEN VE ETKİLİ İLAÇ TEDAVİSİ ÜLSERİ AZALTTI-

    Özütemiz, hijyen koÅŸullarına önem verilmesi, antibiyotik ve diÄŸer bazı ilaçların tedavisiyle Türkiye’deki mide ve 12 parmak bağırsağı ülserlerinde 15 yıl önceye göre azalma olduÄŸunu da söyledi.

    Bunun sevindirici bir gelişme olduğunu belirten Özütemiz, ancak özellikle yaşlıların kullandığı romatizma ilaçlarına ve aspirin kullanımına bağlı olarak mide ve 12 parmak bağırsak ülserinde nispi artış görüldüğünü kaydetti.

    Prof. Dr. Özütemiz, romatizma ilaçlarının da bu rahatsızlığı her kiÅŸide yapmayabildiÄŸini belirterek, “bazı romatizma ilaçları fazla, bazıları az yapıyor. Romatizma ilaçlarıyla beraber çok düşük dozda olsa bile aspirin kullanıldığında ise hastalığı artıyor. Bunun kötü tarafı, ilaca baÄŸlı ülserler olduÄŸu zaman bunların çoÄŸunluÄŸunun kanamayla geliyor olması, mutlaka aÄŸrı hissedilmesi gerekmiyor” diye konuÅŸtu.

    Ergenekon`da oda itirazı

    Eski polis, bir dönem sorguladığı Sedat Peker’le aynı bölüme kondu! Tartışma çıktı…

    Organize Suçlar eski Müdürü Adil Serdar Saçan, bir dönem sorguladığı Sedat Peker’le aynı bölüme konuldu. Saçan’ın avukatı “Psikolojik baskı için yapıldı” itirazında bulundu. Yetkililer ise “Bakanlığın talimatı” deyip oda deÄŸiÅŸikliÄŸini yapmadı.

    “Ergenekon soruÅŸturması” kapsamında tutuklanan İstanbul Organize Suçlarla Mücadele eski Müdürü Adil Serdar Saçan, bir dönem Emniyet’te sorguladığı “baba” olarak tanınan Sedat Peker’in yan adaya konulmasına itiraz etti. Saçan’ın avukatı, “Bu, Adil Serdar Saçan’a psikolojik baskıdır” iddiasında bulundu ve odanın deÄŸiÅŸtirilmesini istedi.

    Sedat Peker’in Ergenekon Davası sanıkları arasına alınması üzerine Peker de Silivri F Tipi Cezaevi’ne getirildi. Peker, cezaevinin 4. bölümündeki odaya konuldu. Peker’in havalandırmasının açıldığı bölümle bir dönem kendisini sorgulayan ve tutuklanmasına yol açan Adil Serdar Saçan’ın bulunduÄŸu odanın havalandırması sırt sırta bulunuyor.

    Peker’in yakın iliÅŸkisi olduÄŸunu söylediÄŸi Veli Küçük 5. bölümde bulunmasına raÄŸmen aynı bölüm yerine kendisini sorgulayan eski müdürün bulunduÄŸu bölüme alınmasını Saçan’ın avukatları “kasıtlı” buldu ve bunun “psikolojik baskı” olduÄŸunu öne sürüp cezaevi yönetimine baÅŸvurdu. Ancak cezaevi yetkilileri kimin nereye konulacağı konusunda Bakanlık’tan gelen talimatın uygulandığını öne sürdüler ve deÄŸiÅŸiklik yapmadılar.

    TUNCAY ÖZKAN’LA AYNI ODADA

    Adil Serdar Saçan’ın gazeteci-yazar Tuncay Özkan ve Esenyurt eski Belediye BaÅŸkanı Gürbüz Çapan’la aynı odayı paylaÅŸtıkları bildirildi. Yetkililer, “Aynı odada bulunan bu üç sanık, Sedat Peker’i göremiyorlar. Ancak birbirlerinin seslerini duymaları mümkün. Ancak Peker’in de onlara dönük rahatsız edici herhangi bir tavrı yok” dediler. (Hürriyet / Saygı Öztürk)

    Asker Vakit`in haberine ne dedi?

    TuÄŸgeneral Metin Gürak’a Vakit’in ‘helikopterle piknik’ haberi soruldu. Gürak’ın cevabı bakın ne oldu?

    Kobra helikopteriyle pikniÄŸe giden Orgeneral Hasan IÄŸsız’ın görüntüleri ortada kaldı. Haftalık basın toplantısında kobralı fotoÄŸrafa yanıt gelmedi.

    Vakit’in gündeme getirdiÄŸi habere tepki gösteren TuÄŸgeneral Metin Gürak “amacı belli olan yayın organlarıyla igili soru sormayın” cevabını verdi.

    Genelkurmay BaÅŸkanlığı 7-21 Kasım tarihleri arasında 59 iç güvenlik olayının meydana geldiÄŸini ve bu dönem içinde güvenlik kuvvetleri tarafından 14′ü teslim olma, 11′i yakalanma ve 7’si ölü olmak üzere 32 bölücü terör örgütü mensubunun etkisiz getirildiÄŸini bildirdi.  

    Vakit’in dün yayınladığı görüntülere göre, Org. Hasan IÄŸsız eÅŸi ve çocuklarıyla beraber, kobra tipi askeri helikopterle aile pikniÄŸinde görüntülendi. O haberi görmek için TIKLAYINIZ..!



    Genelkurmay İletiÅŸim Daire BaÅŸkanı TuÄŸgeneral Metin Gürak tarafından yapılan basın bilgilendirme toplantısında, 900 uzman jandarmanın istifa ettiÄŸine dair haberlerin doÄŸru olmadığı ve Vakit gazetesinin yazdığı ‘helikopterle piknik’ haberine cevap verildi.

    HELİKOPTERLE PİKNİK SORUSU

    ”Bazı basın organlarında ”helikopterle piknik” ÅŸeklinde bir haber yer alıyor. Bu konuda bir açıklama yapılacak mı?” sorusuna TuÄŸgeneral Gürak, ”Bize, amacı belli olan yayın organlarının yayınlarına dayalı soru sormayın” karşılığını verdi.

    TuÄŸgeneral Gürak, bir baÅŸka soru üzerine de insansız hava aracı Heron’ların Türkiye’ye bu ayın sonunda geleceÄŸi yönünde kendisinde bir bilgi bulunduÄŸunu söyledi.

    TEK BİR UZMAN ÇAVUŞ BİLE İSTİFA ETMEDİ

    TuÄŸgeneral Gürak, son günlerde bazı basın yayın organlarında 900 uzman jandarmanın istifa ettiÄŸine dair haberlerin doÄŸru olmadığını ve yanlış bilgi ihtiva ettiÄŸini söyledi. “Bu tip haberlerle ilgili olarak bize ulaşılıp haberin doÄŸruluÄŸunun teyit ettirilmesi yanlış haber yapılmasının önüne geçecektir” diyen TuÄŸgeneral Gürak, konuyla ilgili sorulan bir soru üzerine de tek bir uzman çavuÅŸun istifa etmediÄŸini, uzman çavuÅŸların özlük haklarıyla ilgili çalışmaların devam ettiÄŸini söyledi.

    TuÄŸgeneral Gürak, 7 Kasım’dan bugüne kadar 59 iç güvenlik olayının meydana geldiÄŸini, bu olaylarda toplam 24 patlayıcı madde olayından 16 tanesinin güvenlik kuvvetleri tarafından yerinde imha edilerek olası zayiatların önlendiÄŸini belirtti.

    4 ASKER ŞEHİT

    Gürak aynı dönem içinde 4 personellerinin ÅŸehit olduÄŸu bilgisini de vererek 9 Kasım’da Hakkari’nin Çukurca İlçesi Çayırlı Jandarma Sınır bölüğüne teröristler tarafından Irak topraklarından ağır silahlarla atış yapıldığını söyledi. Yapılan atışlara süratle karşılık verilmesi üzerine teröristlerin bölgeden kaçtığını ifade eden Gürak, yapılan atışlardan yaralanan bir personelin dün tedavi edildiÄŸi hastanede ÅŸehit olduÄŸunu, 2 personelin de yaralandığını belirtti.

    İNTİHAR SALDIRISI BAŞARIYA ULAŞAMADI

    Kayacık Jandarma Karakolu’na 19 Kasım saat 16.25′te teröristlerin bindikleri tenteli ve kum torbaları ile takviye edilmiÅŸ bir araçla yoldan süratle karakola girecek ÅŸekilde yaklaÅŸtıklarını belirten TuÄŸgeneral Gürak, araçtaki bir teröristin etkisiz hale getirildiÄŸini ancak araçtan inen diÄŸer teröristin el bombası atması sonucu 1 ÇavuÅŸ ve 1 Erin ÅŸehit olduÄŸunu açıkladı. TuÄŸgeneral Gürak olayla ilgili ÅŸu bilgileri verdi:

    “Karakolda görevli personelin süratle mevzi almasını müteakip, nizamiyeden içeri giren iki terörist daha etkisiz hala getirilirken karakol komutanı ÜsteÄŸmen, 1 Uzman ErbaÅŸ ve 2 Er yaralanmıştır. Daha sonra da kaçmaya çalışan 1 terörist etkisiz hale getirilmiÅŸtir.”

    TuÄŸgeneral Gürak, olayda kullanılan araç ve araçta bulunan 5 kg TNT’nin kontrol altına alındığını, atılmamış durumda blnan çok sayıda el bombası ve 7 adet RPG-7 roketinin bulunduÄŸunu, tahminen 8-9 kiÅŸi oldukları deÄŸerlendirilen teröristlerden 4′ünün etkisiz hale getirildiÄŸini ayrıca bölgede yapılan arama faaliyetlerinde çok miktarda kan izine rastlandığını söyledi. Saldırının intihar saldırısı giriÅŸimi olduÄŸunu belirten TuÄŸgeneral Gürak ancak bunun baÅŸarılı olmadığını ifade etti. Olayda kullanılan ve etkisiz hale getirilen kamyonetin görüntüleri de basın mensuplarına dağıtıldı. TuÄŸgeneral Gürak, konuyla ilgili sorulan bir soru üzerine de karakolda 60 personelin olduÄŸunu açıkladı.

    Ergenekon`da ÅŸok teklif

    Ergenekon davası ÅŸimdiden tarihe geçti bile. DuruÅŸmada tutuklu sanık Gürcihan’ın teklifi salonda ÅŸok etkisi yaptı.

    Ergenekon” davasının bugünkü duruÅŸmasında tutuklu sanık Halil Behiç Gürcihan, duruÅŸma salonundaki niÅŸanlısına evlenme teklifinde bulundu.

    Gürcihan, savunmasının ardından kendi ailesiyle ilgili bazı açıklamalarda da bulunarak, bir yıl önce ilk gözaltına alındığında tanıştığı Fatma Sibel Yüksek ile nişanlandığını söyledi.

    NiÅŸanlandığı hafta yeniden gözaltına alındığını belirten Gürcihan, tahliyesini isteyerek, esprili bir ÅŸekilde “NiÅŸanlımla Çamlıca’da o aÄŸacın altında beklemeyi umut ederken, cezaevinde görüştük” dedi.

    18 yaşında bir oÄŸlu olduÄŸu yönündeki iddiaların doÄŸru olmadığını ifade eden Gürcihan, “EÄŸer tahliye olursam, Ergenekon’un 55′inci dalgasında tekrar gözaltına alınırsam, 18 yaşında bir oÄŸlum ya da bir kızım olabilir” diye konuÅŸtu.

    Beni salondan izleyen nişanlım eğer kabul ederse

    DuruÅŸma salonunda niÅŸanlısı Yüksek’e evlenme teklifinde bulunan Gürcihan, mahkeme heyetine yönelik olarak, “Beni haftalardır salondaki ekrandan, tepeden izleyen niÅŸanlım eÄŸer kabul ederse evlenecek olmam, sizi baÄŸlayan hukuki ve ciddi gerekçe deÄŸildir. Zaten hukuki ve ciddi gerekçelerle tutuklanmadım” görüşünü dile getirdi.

    Nişanlısı salondan ayrılmayı düşünmüş

    Bu arada, duruÅŸma salonunda bulunan Gürcihan’ın niÅŸanlısı Fatma Sibel Yüksek, gazeteciler ile yaptığı sohbette, evlenme teklifine çok ÅŸaşırdığını ve salondan ayrılmayı bile düşündüğünü bildirdi.

    Haftasonu fırtına ve kar geliyor

    Bu havaları da arayacağız. Öyle bir soğuk hava dalgası geliyor ki iliklerimize kadar donacağız. Kar yağışı ise pazar günü etkili olacak.

    Bugün yurdun batısından giriÅŸ yapacak yağışlı hava ve fırtına, cumartesi gecesi Trakya, Bursa, Zonguldak, Çanakkale, Balıkesir ve Bolu’da kar ve karla karışık yaÄŸmura dönüşecek. Hava sıcaklığı 10 derece düşecek, İstanbul 4 dereceyi görecek.

    Türkiye’nin batısı bugün öğle saatlerinden itibaren Balkanlar ve Orta Akdeniz üzerinden gelen yeni bir yağışlı havanın etkisine girecek. Kıyı Ege ve Batı Akdeniz’de baÅŸlayacak saÄŸanak yağışlar, gece ve Cumartesi günü Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu’nun kuzeybatısı, GüneydoÄŸu Anadolu, DoÄŸu Anadolu’nun güneyi ile Bolu, Zonguldak ve Düzce çevrelerinde devam edecek.

    TRAKYA’YA KAR YAÄžACAK

    Yağışlar Cumartesi günü, Marmara’nın batısı, Ege, Akdeniz ile DoÄŸu ve GüneydoÄŸu Anadolu’nun doÄŸu kesimlerinde kuvvetli olmak üzere genellikle yaÄŸmur ve saÄŸanak, gece Trakya’da karla karışık yaÄŸmur ve kar ÅŸeklinde olacak.

    Rüzgar, yarın saatleri ve Cumartesi günü, Marmara, Ege ve Batı Akdeniz’de güneybatı yönlerden saatte 80-90 kilometre hızla kısa süreli fırtına ÅŸeklinde esecek.

    PAZAR GÜNÜ 10 DERECE DÜŞÜŞ

    Pazar günü ise Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Batı ve Orta Karadeniz, GüneydoÄŸu Anadolu ile DoÄŸu Anadolu’nun güneyinde etkili olacak yağışlar, Marmara’nın güney ve doÄŸusu, Batı Karadeniz’in iç kesimleri ile sabah ilk saatlerde Trakya’da karla karışık yaÄŸmur ve kar ÅŸeklinde düşecek. Hava sıcaklığındaki düşüş 10 dereceyi bulacak, pazarı pazartesiye baÄŸlayan gece çok soÄŸuk geçecek.

    Uzmanlar, vatandaşları kuvvetli yağış, lodos ve karayel fırtınası ile kar yağışlarının oluşturacağı soba zehirlenmeleri, sel ve su baskınlarına karşı uyardı.

    İL İL HAVA DURUMU

    İSTANBUL


    ANKARA


    İZMİR


    ANTALYA


    TRABZON


    ERZURUM


    DİYARBAKIR

    2025`te Türkiye nasıl olacak?

    Raporda çarpıcı veriler var. Amerika’nın hakimiyeti bitecek. Türkiye ise 2025 yılında çok ama çok daha büyük bir aktör olacak.

    Amerikan Ulusal İstihbarat Konseyi, 2025 yılında ABD’nin dünyanın en güçlü ülkesi olabileceÄŸini, ancak nüfuzunun genel anlamda eriyeceÄŸini öngörüyor.

    Türkiye için tahminler ise büyük ve etkin bir aktör olacağına yönelik.
    BBC’nin haberine göre, istihbarat birimlerinin koordinasyonunu saÄŸlayan konseyin yayınladığı raporda, “Önümüzdeki 20 yılda, ABD’nin ekonomik, siyasi, askeri gücü ve nüfuzu eriyecek” denildi.

    Rapora göre ÅŸu anda yaÅŸanan mali kriz, küresel ekonominin dengelerinde ciddi bir deÄŸiÅŸikliÄŸe neden olacak. Doların hakimiyeti sona ererken, refah Batı’dan DoÄŸu’ya kayacak. Bu konuda ABD’nin en önemli rakipleri ise Çin, Hindistan ve İran olacak.

    2025′TE TÜRKİYE NASIL OLACAK?

    ABD’de istihbarat kuruluÅŸlarını bir araya getiren Ulusal İstihbarat Konseyi’nin 2025 yılına iliÅŸkin küresel beklentiler raporunda Türkiye’nin, gelecek 15-20 yılda, ekonomik büyümesi, canlı orta sınıfı ve jeostratejik konumuyla Orta DoÄŸu’da ve uluslararası alanda daha büyük bir rol oynamasının beklendiÄŸi belirtildi.

    ABD’nin küresel etkisinin zamanla azalacağı, Çin’in ve Hindistan’in ise güçleneceÄŸinin dile getirildiÄŸi “Küresel EÄŸilimler” raporunda Türkiye’nin de, İran ve Endonezya ile birlikte siyasi ve ekonomik gücünün artacağı beklentisine yer verildi.

    BÜYÜK ROL İÇİN EN GÜÇLÜ ADAY

    Raporda, “Arap dünyasının dışında yer alan ancak nüfusunun büyük çoÄŸunluÄŸu Müslüman olan Türkiye ve dini rejim sonrası bir İran, daha büyük uluslararası roller için güçlü birer aday olarak görünüyor. Türkiye’nin, yakın dönemlerdeki ekonomik büyümesiyle, canlı orta sınıfıyla ve jeostratejik konumuyla Orta DoÄŸu’da daha büyük bir bölgesel rol oynaması ihtimali artıyor” denildi.

    AB ÜYELİĞİ BİR TEST OLACAK

    Raporda Türkiye-AB ilişkilerine değinilirken söyle denildi:

    “AB, Balkan ülkelerini yeni üyeler alarak ve belki Ukrayna’yı ve Türkiye’yi de dahil ederek, Avrupa’nin kenarında siyasi istikrarı ve demokratikleÅŸmeyi ilerletecek bir konumda olacak. Türkiye’nın AB’ye üyeliÄŸi meselesı, ÅŸu anla 2025 arasında, Avrupa’nin dışa odaklanmasının testi olacak. Türkiye’nın üyelik ÅŸansına iliÅŸkin artan kuÅŸkular, siyasi reformlar ve insan hakları reformlarının yavaÅŸlamasına muhtemelen yol açabilir.”

    2025′te yeni “ekonomi kaplanlarının” ortaya çıkabileceÄŸini anlatan raporda Türkiye’nin, eÄŸitimli iÅŸ gücü ve yatırıma elveriÅŸli ortamıyla bu ülkelerden biri haline gelmeye aday olduÄŸu kaydedildi.

    TÜRKİYE’DE İSLAMİLEÅžME ARTACAK

    Raporda, “OrtadoÄŸu’da İslami partiler, öne çıkarken ve muhtemelen iktidara gelmeye baÅŸlarken, Batı modelinin ayrılmaz parçası olarak deÄŸerlendirilen laikliÄŸin, giderek artan ÅŸekilde gündemden düşeceÄŸi görülebilir. Bugünün Türkiyesi’nde olduÄŸu gibi, hem artan İslamileÅŸme, hem de ekonomik büyümeye ve modernizasyona daha çok vurgu görebiliriz” denildi.

    ABD istihbarat kuruluÅŸlarının raporunda, “Gelecek 15 yılda Türkiye’nin gidebileceÄŸi en muhtemel yol, İslami ve milliyetçi unsurların bir bileÅŸimi olabilir. Bu da, Orta DoÄŸu’da hızla modernleÅŸen diÄŸer ülkeler için bir model teÅŸkil edebilir” ifadesi kullanıldı.

    RAPORUN EN KARAMSAR TAHMİNİ

    Raporda en karamsar tablolardan biri de küresel iklim değişikliği konusunda. Küresel ısınma ve doğal kaynakların tükenmesi nedeniyle dünyanın birçok yerinde savaşların çıkabileceği aktarılıyor.

    Amerikan istihbaratına göre küresel ısınma Kanada ve Rusya’ya yarayacak. Yerkürenin ısınmasıyla bu iki ülkede yılın daha büyük bölümünde ekim yapılması mümkün hale gelecek. Ayrıca her iki ülkenin de kuzeydeki petrol sahalarına ulaşımı buzulların çözülmesiyle kolaylaÅŸacak.

    Bu iki unsur, Kanada ve Rus ekonomilerinin bir hayli güçlenmesine neden olacak. Ancak Moskova’nın bir dünya gücü olma ÅŸansının, yatırımdan mahrum olan enerji sektörü, suç oranlarının yüksekliÄŸi ve yolsuzluk sorunlarıyla gölgeleneceÄŸi savunuldu

    Asker Vakit`e tavır koydu

    TuÄŸgeneral Metin Gürak’a Vakit’in ‘helikopterle piknik’ haberi soruldu. Gürak’ın cevabı bakın ne oldu?

    Genelkurmay BaÅŸkanlığı 7-21 Kasım tarihleri arasında 59 iç güvenlik olayının meydana geldiÄŸini ve bu dönem içinde güvenlik kuvvetleri tarafından 14′ü teslim olma, 11′i yakalanma ve 7’si ölü olmak üzere 32 bölücü terör örgütü mensubunun etkisiz getirildiÄŸini bildirdi.

    Genelkurmay İletiÅŸim Daire BaÅŸkanı TuÄŸgeneral Metin Gürak tarafından yapılan basın bilgilendirme toplantısında, 900 uzman jandarmanın istifa ettiÄŸine dair haberlerin doÄŸru olmadığı ve Vakit gazetesinin yazdığı ‘helikopterle piknik’ haberine cevap verildi.

    HELİKOPTERLE PİKNİK SORUSU

    ”Bazı basın organlarında ”helikopterle piknik” ÅŸeklinde bir haber yer alıyor. Bu konuda bir açıklama yapılacak mı?” sorusuna TuÄŸgeneral Gürak, ”Bize, amacı belli olan yayın organlarının yayınlarına dayalı soru sormayın” karşılığını verdi.

    TuÄŸgeneral Gürak, bir baÅŸka soru üzerine de insansız hava aracı Heron’ların Türkiye’ye bu ayın sonunda geleceÄŸi yönünde kendisinde bir bilgi bulunduÄŸunu söyledi.

    TEK BİR UZMAN ÇAVUŞ BİLE İSTİFA ETMEDİ

    TuÄŸgeneral Gürak, son günlerde bazı basın yayın organlarında 900 uzman jandarmanın istifa ettiÄŸine dair haberlerin doÄŸru olmadığını ve yanlış bilgi ihtiva ettiÄŸini söyledi. “Bu tip haberlerle ilgili olarak bize ulaşılıp haberin doÄŸruluÄŸunun teyit ettirilmesi yanlış haber yapılmasının önüne geçecektir” diyen TuÄŸgeneral Gürak, konuyla ilgili sorulan bir soru üzerine de tek bir uzman çavuÅŸun istifa etmediÄŸini, uzman çavuÅŸların özlük haklarıyla ilgili çalışmaların devam ettiÄŸini söyledi.

    TuÄŸgeneral Gürak, 7 Kasım’dan bugüne kadar 59 iç güvenlik olayının meydana geldiÄŸini, bu olaylarda toplam 24 patlayıcı madde olayından 16 tanesinin güvenlik kuvvetleri tarafından yerinde imha edilerek olası zayiatların önlendiÄŸini belirtti.

    4 ASKER ŞEHİT

    Gürak aynı dönem içinde 4 personellerinin ÅŸehit olduÄŸu bilgisini de vererek 9 Kasım’da Hakkari’nin Çukurca İlçesi Çayırlı Jandarma Sınır bölüğüne teröristler tarafından Irak topraklarından ağır silahlarla atış yapıldığını söyledi. Yapılan atışlara süratle karşılık verilmesi üzerine teröristlerin bölgeden kaçtığını ifade eden Gürak, yapılan atışlardan yaralanan bir personelin dün tedavi edildiÄŸi hastanede ÅŸehit olduÄŸunu, 2 personelin de yaralandığını belirtti.

    İNTİHAR SALDIRISI BAŞARIYA ULAŞAMADI

    Kayacık Jandarma Karakolu’na 19 Kasım saat 16.25′te teröristlerin bindikleri tenteli ve kum torbaları ile takviye edilmiÅŸ bir araçla yoldan süratle karakola girecek ÅŸekilde yaklaÅŸtıklarını belirten TuÄŸgeneral Gürak, araçtaki bir teröristin etkisiz hale getirildiÄŸini ancak araçtan inen diÄŸer teröristin el bombası atması sonucu 1 ÇavuÅŸ ve 1 Erin ÅŸehit olduÄŸunu açıkladı. TuÄŸgeneral Gürak olayla ilgili ÅŸu bilgileri verdi:

    “Karakolda görevli personelin süratle mevzi almasını müteakip, nizamiyeden içeri giren iki terörist daha etkisiz hala getirilirken karakol komutanı ÜsteÄŸmen, 1 Uzman ErbaÅŸ ve 2 Er yaralanmıştır. Daha sonra da kaçmaya çalışan 1 terörist etkisiz hale getirilmiÅŸtir.”

    TuÄŸgeneral Gürak, olayda kullanılan araç ve araçta bulunan 5 kg TNT’nin kontrol altına alındığını, atılmamış durumda blnan çok sayıda el bombası ve 7 adet RPG-7 roketinin bulunduÄŸunu, tahminen 8-9 kiÅŸi oldukları deÄŸerlendirilen teröristlerden 4′ünün etkisiz hale getirildiÄŸini ayrıca bölgede yapılan arama faaliyetlerinde çok miktarda kan izine rastlandığını söyledi. Saldırının intihar saldırısı giriÅŸimi olduÄŸunu belirten TuÄŸgeneral Gürak ancak bunun baÅŸarılı olmadığını ifade etti. Olayda kullanılan ve etkisiz hale getirilen kamyonetin görüntüleri de basın mensuplarına dağıtıldı. TuÄŸgeneral Gürak, konuyla ilgili sorulan bir soru üzerine de karakolda 60 personelin olduÄŸunu açıkladı.

    Tunuslu kıza tecavüz iddiası

    Atatürk Havalimanı’nda Tunuslu genç kızın, bazı havalimanı personelinçce tecavüze uÄŸradığı iddia edildi.

    Atatürk Havalimanı’nda Sander Ramdhani isimli 21 yaşındaki Tunuslu genç kızın, aralarında havalimanında çalışan personelin de bulunduÄŸu bazı kiÅŸilerce taciz ve tecavüzde bulunulduÄŸu iddia edildi. Tunuslu kız, ülkesine geri gönderildi.

    Alınan bilgiye göre genç kız, ABD’deki annesinin yanına gitmek için 10 gün önce Tunus’tan İstanbul’a geldi. Parası olmadığı ve vize sorunu yaÅŸadığı için uçamayan Tunuslu kız, havalimanında yatıp kalkmaya baÅŸladı. Bu sırada dış hatlar terminalindeki bir turizm ÅŸirketinde çalışan görevli, yardımcı olmak bahanesiyle kızı Avcılar’daki evine götürdüğü, alkol vererek evde 3 gün alıkoyduÄŸu, bu sırada taciz edip tecavüze yeltendiÄŸi ileri sürüldü. Tekrar havalimanına gelen Sander Ramdhani’ye bu kez de baÅŸka bir çalışanın sarkıntılık edip kötü niyet hisleriyle Sultanahmet’te bir otele götürdüğü iddia edildi. Ramdhani’nin havalimanında uçmayı bekleyen Türkmenistan uyruk iki gençle de birlikte olduÄŸu öne sürüldü.

    En son havalimanındaki bir kafede kızın baÅŸka bir çalışan tarafından taciz edildiÄŸini gören bir turizmcinin polislere haber vermesi üzerine olay ortaya çıktı. Polislerin yardımlarıyla korumaya alınan Ramdhani, yaÅŸadığı zor günleri gözyaÅŸları içinde anlattı. “Annemi görmek istiyorum” diyen Ramdhani, “Annem ÅŸu anda New York’ta, ne olur ona ulaÅŸmam iÅŸ yardım edin.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

    Tunuslu kıza yardımcı olan Olgun Türkmen isimli turizmci, genç kızın 10 gündür periÅŸan halde mahsur kaldığını belirterek, ”Bizler yardımcı olmaya çalıştık. Ama 24 saat başında bekleyemediÄŸimiz için birileri alıp götürüyor. Biz kendi aramızda para toplayıp Tunus’a göndermek için bilet aldık. Ben ailesini telefonla aradım. Durumları iyi deÄŸilmiÅŸ.” dedi.

    Doğan Kurtoğlu isimli başka bir vatandaş da, kızı yalnız gören bazıları yanına yaklaşıp ilgilendiğin gördüğünü ifade ederek, birilerinin kızı havalimanı dışa götürürken gördüğünü söyledi.

    Tunus’ta yaÅŸayan babası ile arası iyi olmadığı için kaçak yollardan Fransa’ya giden annesi Maria’nın yanına gitmek isteyen kız, polisler nezaretinde uçakla ülkesine geri gönderildi.

    19 bin YTL yere saçıldı

    16 yıllık rüyayı Toptan gerçekleştirdi

    Türkçe konuÅŸan ülkeler asamblesi kurulması için sürdürülen 16 yıllık çalışmada sona gelindi. İstanbul’daki toplantıda ‘birliktelik’ kararı çıkacak…



    ZÜBEYİR KINDIRA
    İNTERNETHABER

    ANKARA- Türk dili konuÅŸan ülkelerin ortak bir platformda buluÅŸması için 1992 yılında Turgut Özal döneminde atılan adım,meyvelerini verdi. Türk Dili KonuÅŸan Ülkeler Parası Parlamentolar arası Asamblesi kuruluÅŸu, 16 yıl sonra TBMM BaÅŸkanı Köksal Toptan’ın ev sahipliÄŸinde İstanbul’da Dolmabahçe Sarayı’nda yapılan toplantıda gerçekleÅŸiyor.

    Türkçe konuÅŸan ülkelerin parlamentoları arsında oluÅŸturulacak bir birlik ile ülkeler arası ortak bir platformda buluÅŸmak, parlamentolar arasında iletiÅŸim ve dayanışmanın ötesinde; Türk dili konuÅŸan ülkeler arası bir ortaklık kurulmasına da hizmet edecek giriÅŸim; 1992 yılında Türkçe konuÅŸan ülkelerin devlet baÅŸkanlarının Ankara’da bir araya gelmesiyle baÅŸlamıştı. Parlamentolar arası Konsey ve ardından TÜRKPA adıyla asamblenin kuruluÅŸu için giriÅŸimler TBMM BaÅŸkanı Köksal Toptan tarafından somutlaÅŸtırıldı.

    Azarbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye’nin oluÅŸturduÄŸu ve Özbekistan ve Türkmenistan’ın da katılımı ile geniÅŸletilecek bu asamble ile ; geniÅŸ bir Türk coÄŸrafyası oluÅŸturulması, bu ülkeler arasında her türlü iliÅŸkinin geliÅŸtirilmesi, ülkeler arasında baÅŸta dil olmak üzere kültür ve siyasi birlikteliklere kadar uzanacak ortaklığın kurulmasını saÄŸlayabilecek.

    İran bir de bu ağaçları görse!

    İran’ın müstechen bulduÄŸu iki zeytin aÄŸacını kesmesi en çok Datça’da yankı buldu. Nedeni ise resimdeki aÄŸaçlar.

    İran’da cinsel iliÅŸki halindeki kadın ve erkek figürlerine benzediÄŸi gerekçesiyle 2 zeytin aÄŸacının kesilmesi kararı, MuÄŸla’nın Datça İlçesi’nde yankı buldu. Datça’da çevreci iÅŸadamı Timur Kabaklarlı’nın kesilmekten kurtardığı, bazıları müstehcen figürler içeren zeytin aÄŸaçları ‘İran bunları görse orman katliamı yapardı’ dedirtti.

    Marmaris Müftü Yardımcısı İsmail Zurna ise bu gerekçeyle ağaç kesmenin günah olduğunu söyledi.

    İran’da aÄŸaçların kesilmesi kararına MuÄŸla’da binlerce zeytin aÄŸacını kesilmekten kurtaran çevreci iÅŸadamı Timur Kabaklarlı’dan tepki geldi.

    İran’da yayımlanan İtimat Gazetesi’nde geçen hafta yer alan habere göre, RezvanÅŸahr bölgesinde erkek ve kadın cinsel organına benzetilen 200 yıllık 2 zeytin aÄŸacının ‘İslam’a aykırı’ olduÄŸu gerekçesiyle kesilmesinin kararlaÅŸtırıldığını hatırlatan Kabaklarlı şöyle dedi:

    “Biz zeytin aÄŸaçları kurtulsun diye maddi manevi büyük uÄŸraÅŸ veriyoruz, Avrupalılar önemli yasalar çıkarıyor, İranlılar ise cinsel objelere benzettikleri güzelim aÄŸaçları kesme kararı alıyor. Böyle bir mantık karşısında söyleyecek söz bulamıyorum. Gerçekten çok üzücü bir durum. Asırlık aÄŸaçlar yok yere kesilecek. Buna ‘dur’ denilmesi gerekiyor” dedi.

    YA BUDASIN YA ÖRTSÜNLER

    Kabaklarlı, ağaçları kesmeyi kafasına koyan İranlı yöneticilere de şu öneriyi getirdi:

    “Kesmek çözüm deÄŸil. Önemli olan tüm canlıları yaÅŸatmak. AÄŸaç sevgisi, hem insanın insan olması, hem de tüm dinler açısından çok önemli. O aÄŸacı da yetiÅŸtiren Allah deÄŸil mi? O zaman Allah’ın yetiÅŸtirip büyüttüğü aÄŸaçların, erkek ve kadın cinsel organına benzetilmesi nedeniyle kesilmesi günah olmaz mı? Madem bu kadar rahatsız edici bir görüntü çiziyor, aÄŸaçlar ya budanmalı ya da o bölge herhangi bir ÅŸeyle kapatılmalı. Bu sayede mahrem olduÄŸu iddia edilen görüntü de ortadan kalkmış olur.”

    Bir süre önce kesilmekten kurtarıp Datça’daki evinin önünde yer alan araziye diktiÄŸi bin 500 zeytin aÄŸacını gösteren iÅŸadamı Kabaklarlı, “Dünyaya nasıl bir gözle baktığınız önemli. İstenirse bu aÄŸaçlarda da bir sürü cinsel figür bulunabilir. İranlı yöneticiler, arazimdeki aÄŸaçları görse her halde orman katliamı yapardı” diye espri yaptı.

    Haftasonu kar geliyor

    Bu havaları da arayacağız. Öyle bir soğuk hava dalgası geliyor ki iliklerimize kadar donacağız. Kar yağışı ise pazar günü etkili olacak.

    Bugün yurdun batısından giriÅŸ yapacak yağışlı hava ve fırtına, cumartesi gecesi Trakya, Bursa, Zonguldak, Çanakkale, Balıkesir ve Bolu’da kar ve karla karışık yaÄŸmura dönüşecek. Hava sıcaklığı 10 derece düşecek, İstanbul 4 dereceyi görecek.

    Türkiye’nin batısı bugün öğle saatlerinden itibaren Balkanlar ve Orta Akdeniz üzerinden gelen yeni bir yağışlı havanın etkisine girecek. Kıyı Ege ve Batı Akdeniz’de baÅŸlayacak saÄŸanak yağışlar, gece ve Cumartesi günü Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu’nun kuzeybatısı, GüneydoÄŸu Anadolu, DoÄŸu Anadolu’nun güneyi ile Bolu, Zonguldak ve Düzce çevrelerinde devam edecek.

    TRAKYA’YA KAR YAÄžACAK

    Yağışlar Cumartesi günü, Marmara’nın batısı, Ege, Akdeniz ile DoÄŸu ve GüneydoÄŸu Anadolu’nun doÄŸu kesimlerinde kuvvetli olmak üzere genellikle yaÄŸmur ve saÄŸanak, gece Trakya’da karla karışık yaÄŸmur ve kar ÅŸeklinde olacak.

    Rüzgar, yarın saatleri ve Cumartesi günü, Marmara, Ege ve Batı Akdeniz’de güneybatı yönlerden saatte 80-90 kilometre hızla kısa süreli fırtına ÅŸeklinde esecek.

    PAZAR GÜNÜ 10 DERECE DÜŞÜŞ

    Pazar günü ise Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Batı ve Orta Karadeniz, GüneydoÄŸu Anadolu ile DoÄŸu Anadolu’nun güneyinde etkili olacak yağışlar, Marmara’nın güney ve doÄŸusu, Batı Karadeniz’in iç kesimleri ile sabah ilk saatlerde Trakya’da karla karışık yaÄŸmur ve kar ÅŸeklinde düşecek. Hava sıcaklığındaki düşüş 10 dereceyi bulacak, pazarı pazartesiye baÄŸlayan gece çok soÄŸuk geçecek.

    Uzmanlar, vatandaşları kuvvetli yağış, lodos ve karayel fırtınası ile kar yağışlarının oluşturacağı soba zehirlenmeleri, sel ve su baskınlarına karşı uyardı.

    Polisi kandırıp hırsızlık yaptılar

    İZMİR’de Denizli Belediyespor ile Altınordu futbol takımları arasındaki maçın ardından konuk takım futbolcuları hırsızlık ÅŸoku yaÅŸadı.

    İzmir’de Denizli Belediyespor ile Altınordu futbol takımları arasındaki maçın ardından konuk takım futbolcuları hırsızlık ÅŸoku yaÅŸadı. KimliÄŸi belirsiz hırsızın, nöbet tutan polisleri “insülin iÄŸnemi unuttum” diye kandırıp otobüsün bagajından içeri girerek futbolculara ait dizüstü bilgisayar, cep telefonu, fotoÄŸraf makinesi ve paraları çaldıktan sonra kayıplara karıştı.
    Olay, dün saat 22.00 sıralarında Atatürk Stadı yanında meydana geldi. 2′nci Lig 2′nci Grup’da Altınordu futbol takımıyla yaptıkları maçın ardından otoparkta bulunan otobüslerine binen Denizli Belediyesporlu futbolcular, koltukların üzerlerine bıraktıkları eÅŸyalarının yerinde olmadığını görünce büyük ÅŸok yaÅŸadı.

    İNSÜLİN YALANIYLA KALDIRMIŞ

    Futbolcular ve yöneticiler olayı hemen polise bildirdi. Ekiplerin yaptıkları incelemede, yaklaşık 500 polisin güvenlik önlemi aldığı maç sırasında kimliÄŸi belirsiz bir hırsızın otobüsün yakınında bekleyen polis ekiplerinin yanına, ÅŸoförle telefonla konuÅŸuyormuÅŸ gibi yaparak geldiÄŸi, “İnsülin iÄŸnemi unuttum” diyerek kandırıp atlattığı belirlendi.
    Polis engelini aşıp 20 ZT 529 plakalı otobüsün bagaj kapağını açtıktan sonra içeri giren hırsız, masör UÄŸur Aydın’ın dizüstü bilgisayarıyla futbolculardan İsmail Konuk’a ait 350 YTL para, kulübe ait olan dijital fotoÄŸraf makinesi ve futbolcuların cep telefonlarını çaldıktan sonra kayıplara karıştı. Olayın ardından polis ekipleri, otobüste parmak izi araÅŸtırması yapıp, soruÅŸturma baÅŸlattı.

    FUTBOLCULAR TEPKİLİ

    Altınordu karşısında aldıkları 1-0′lık galibiyetin ardından sevinçle geldikleri otobüste hırsızlık ÅŸokunu yaÅŸayan futbolcular ve takım yöneticileri olaya büyük tepki gösterdi. Polis kordonuna alınmış bir otoparkta yaÅŸanan hırsızlığa inanamadıklarını söyledi.

    DAHA ÖNCE DE OLMUŞTU

    İzmir Alsancak Stadı’nda geçen yıl İzmirspor ile Fethiyespor arasında oynanan maç sırasında da kimliÄŸi belirsiz hırsız ya da hırsızlar, otoparktaki 48 HP 403 plakalı otobüse aynı yöntemle girdikten sonra teknik direktör Mustafa Ceviz’e ait dizüstü bilgisayar, yöneticilerden İsmail Öztürk’ün çantasındaki 2 bin 500 euro ile futbolcuların cep telefonları ve paraları çalınmıştı.

    Çölaşan`dan çarşaf desteği

    ÇölaÅŸan, Deniz Baykal’ın bazı türbanlı ve çarÅŸaflı kadınlara rozet takmasını yadırgamadığını söyledi ve ekledi;

    Gazeteci Emin ÇölaÅŸan, Deniz Baykal’ın bazı türbanlı ve çarÅŸaflı kadınlara rozet takmasını yadırgamadığını söyleyerek, “Ancak aynı hoÅŸgörüyü, seçimden önce partiden ihraç ettiÄŸi insanlara da göstermeli” dedi.

    Show TV’de Ali Kırca’nın sunduÄŸu ‘Siyaset Meydanı’ programına Ankara stüdyolarından konuk olan gazeteci-yazar Emin ÇölaÅŸan, bir süredir tartışmaları süren çarÅŸaflı, türbanlı kadınların CHP’ye katılımlarını deÄŸerlendirdi.

    ‘CHP bir kitle partisidir’ diyen Emin ÇölaÅŸan, “Baykal’ın yaptığı bir olayı bir taraftan baktığınız zaman ÅŸiddetle eleÅŸtirebilirsiniz, ama bir taraftan baktığınızda da belli kapıları açık bırakmak koÅŸuluyla bundan yana tavır koyabilirsiniz. Bir kitle partisinin kapısını başı örtülülere, bazılarının deyimiyle sıkma baÅŸlılara, türbanlılara ya da çarÅŸaflılara açması bana çok yadırgatıcı gelmedi” diye konuÅŸtu.

    CHP, AKP’DEN OY ÇALMAK ZORUNDA

    Gerçek müslümanlarla din tüccarları, din üzerinden rant, özellikle siyasi ve kiÅŸisel çıkar elde eden kiÅŸileri ayırmak gerektiÄŸini vurgulayan ÇölaÅŸan, “Oraya gelen hanımların, çarÅŸaflılar biraz fazla kaçmış ama başörtülü, türbanlı hanımların din tüccarı olduÄŸunu hiç düşünmüyorum. Bu kiÅŸilerin hiç biri parti yönetiminde görev alacak kiÅŸiler bence deÄŸil. O türbanlılar, sıkma baÅŸlılar, çarÅŸaflılar CHP’ye belki üye kaydedildi. Belki sadece Baykal, bir jest yaparak onlara rozet taktı. Önümüz seçim. Seçimde CHP’nin AKP’nin oylarından mutlaka çalması gerekiyor. Belki binde bir, belki milyonda bir çalacaktır ama o kesime CHP’nin bir açılım göstermesi gerekir” dedi.

    AYNI HOŞGÖRÜYÜ KENDİNE YAKIN İNSANLARA DA GÖSTERMELİ

    Emin ÇölaÅŸan, Baykal’ın türbanlılara, çarÅŸaflılara gösterdiÄŸi hoÅŸgörüyü, kendisine çok yakın bir duruÅŸ sergilemiÅŸ olan insanlara da açması gerektiÄŸini belirtti. ÇölaÅŸan, şöyle konuÅŸtu:

    “Mesela Mümtaz Soysal. Gel ey CHP, ey Baykal, Mümtaz Soysal’la veya baÅŸka bir takım insanlarla baÄŸlantı kur. Gel seçim öncesinde partiden ihraç ettiÄŸin insanlarla bir baÄŸlandı kur. Yani başörtülülere gösterdiÄŸin hoÅŸgörüyü onlara da göster. Onlar da sana yakın insanlar, aynı ideolojiyi paylaÅŸtığınız insanlar. Baykal’ın yaptığı özünde doÄŸrudur, ama Baykal’ın kendisine, CHP’nin ilkelerine yakın olan kiÅŸilere de kapısını açması gerekiyor. Türkiye’nin maalesef acı gerçeÄŸidir, delege oyunlarıyla, laikliÄŸi benimsemiÅŸ, Cumhuriyet rejimine baÄŸlı kiÅŸilerin CHP’den uzaklaÅŸtırılması Baykal’ın hatasıdır.” (Televizyongazetesi)

    Apo delirmesin diye arkadaÅŸ

    Avrupa bastırdı, Ankara’nın da aklı yattı. Komite inceleme yaptı, “Öcalan’ın ruh” saÄŸlığında bozulma belirledi. Karar arkadaÅŸ gönderilmesi yönünde oldu.

    İmralı’da tutulan Abdullah Öcalan’a kötü muamele yapıldığı iddialarını yalanlayan hükümet, Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi’nin PKK liderinin akıl saÄŸlığının bozulduÄŸu ve önlem alınması gerektiÄŸi yönündeki uyarısı üzerine harekete geçmeye karar verdi.

    Öcalan’ın baÅŸka bir cezaevine geçme fikrine karşı olan hükümet, az sayıda hükümlüyü İmralı’ya nakletmeye hazırlanıyor. Bu amaçla İmralı’da inÅŸaat çalışmaları baÅŸlatıldı. 

    İmralı’ya çok sayıda inÅŸaat malzemesi gönderildiÄŸini bildirirken Adalet Bakanı Mehmet Ali Åžahin, İmralı’daki inÅŸaat çalışmaları ve cezaevine hükümlü transferi konusundaki soruya, “İlgili makamlar gerekli açıklamayı yapar. Ben ÅŸimdilik bu konuda bir ÅŸey söyleyemem” dedi.

    KOMİTE İNCELEMESİ

    Öcalan’ın cezaevinde tutulma ÅŸartları Türkiye’nin de üye olduÄŸu Avrupa Konseyi’ne baÄŸlı faaliyet gösteren Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi’nce takip ediliyor. Komite Öcalan’ı dört kez İmralı’da ziyaret etti. Sonuncu ziyaret, PKK’nın Öcalan’ın zehirlendiÄŸi iddiası üzerine Mayıs 2007′de gerçekleÅŸti. Komite sonuncu ziyaretin ardından hükümetin de izniyle yayımladığı raporunda, Öcalan’ın zehirlendiÄŸine dair bir bulguya ulaşılmadığını belirtti.

    AKIL SAÄžLIÄžINDA BOZULMA

    Bununla birlikte Komite, Öcalan’ın tabi olduÄŸu tecrit ÅŸartları nedeniyle psikolojik durumunun kötüye gittiÄŸi, akıl saÄŸlığının bozulmaya baÅŸladığı tespitinde bulundu. Komitenin raporuna göre “bu bozulma, kronik stres, uzun süreli sosyal ve duygusal tecritle birlikte terk edilmiÅŸlik duygusu ve hayal kırıklığından kaynaklanıyor.”

    KOMİTE TELEVİZYON DA İSTİYOR

    Aslında Komite 1999′dan bu yana Öcalan’a uygulanan tecrit ÅŸartlarının çok ağır olduÄŸunu vurgulayarak bazı iyileÅŸtirmeler yapılması tavsiyesinde bulunuyor. Televizyon seyretme, ailesi ile zaman zaman telefonda konuÅŸma, kaldığı oda ile sadece avukatları geldiÄŸinde geçebildiÄŸi yan oda arasında gün içinde yürüme, spor aletleriyle spor yapabilme gibi imkânların tanınabileceÄŸi belirtiliyor.

    Ancak Komite’nin asıl tavsiyesi Öcalan’ın baÅŸka hükümlülerle temasını saÄŸlayacağı ortamın yaratılması. Hükümet ise bazı gerekçelerle buna karşı çıktı.

    Komite’nin raporundan, Türkiye’nin bu yöndeki endiÅŸelerinin anlayışla karşılandığı anlaşılıyor. Komite raporunda, “Öcalan’ı baÅŸka bir cezaevine nakledemiyorsanız, temasta olabileceÄŸi mahkûmları İmralı’ya nakledin” mesajı veriyor.

    (Kaynak: Referans)

    Geçici tazminat tartışması

    Dünyada örneği görülmeyen bir uygulama Türk hukukuna girdi: Geçici Tazminat. Büyük tartışma çıkacak..



    ZÜBEYİR KINDIRA
    İNTERNETHABER

    ANKARA- TBMM Adalet Komisyonu’nda Borçlar Kanunu’na ek bir madde konuldu. Geçici tazminata imkan veren düzenleme, büyük tartışma çıkartacak. Komisyon BaÅŸkanı Ahmet İyimaya bile düzenlemeye itiraz etti. Peki nedin geçici tazminat?

    NAFAKADAN KOPYA
    Nafaka davalarında bu tür bir uygulama var. Boşanma davası açıldığında hakim eşin mağdur olmaması için; dava sonuçlanıncaya ve kesin nafaka miktarı saptanıncaya kadar geçen sürede; kocanın geçici bir nafaka ödemesine karar verebiliyor.

    PEŞİN ÖDEME
    Tıpkı nafaka davalarında olduğu gibi, tazminat davalarında da tarafların mağduriyetini önleme gerekçesiyle, hakimin geçici bir tazminat belirlemesine imkan sağlanıyor. Bu durumda, tazminat davası açıldığı zaman dava sonuçlanıncaya kadar geçecek süreyi göz önüne alarak, peşin bir tazminat bedeli belirleyip, davalıdan tahsil edilmesine karar verebilecek.

    GERİ ÖDEME
    Dava sonuçlandığında tazminata hükmedilmez ise geçici tazminat bedeli davacıdan alınıp, davalıya geri verilecek. Ya da belirlenen yeni tazminat miktarına göre aradaki fark hesaplanıp, yeni bir ödeme ya da geri ödeme yapılması hükme bağlanacak.

    Ancak bu durumda ciddi bir karışıklık çıkabilir. Örneğin; başbakan hakkında bir karikatür çizen ya da haber yapan bir muhabire tazminat davası açarsa, davanın sonuçlanmasına kadar beklemeyip, daha ilk günde hakimin belirleyeceği geçici tazminat bedelini tahsil edecek. Dava sonunda belirlenen miktar üzerinde yeniden mahsuplaşma yapılacak.

    YA GERİ VERMEZSE
    Bu yargı sonucu belli olmadan, tazminata hükmedilip edilmeyeceği netleşmeden ödeme yapılmasını öngördüğü için tartışmalara yol açtı. Geçici tazminat kararı veren yargının duruşmada tazminata hükmedilmemesi yolunda bir karar veremeyeceği, bunun da yargılamayı etkileyeceği ileri sürülüyor.

    Ayrıca; dava bitmeden geçici tazminatı alan davacının, yargı tazminata hükmetmediği zaman aldığı geçici tazminatı geri ödemede imtina edebileceği ve bunun sonucunda yeni davaların ortaya çıkacağı da tartışmaların bir başka boyutu.


    İYİMAYA’DAN İTİRAZ
    TBMM Adalet Komisyon BaÅŸkanı Ahmet İyimaya da, komisyonun oybirliÄŸiyle kabul ettiÄŸi maddeye muhalefet ÅŸerhi koydu. İyimaya, dünyada bir örneÄŸi bulunmayan uygulamanın karışıklığa yol açacağını belirterek, “Borçlu olmayanın sırtından meÅŸru temele dayanmayan bir mal ve hak aktarmak mümkün mü” diye sordu.

    2025`te İslamcı ve milliyetçiyiz

    2025′te Türkiye nasıl olacak? Ekonomik ve sosyal yapıya iliÅŸkin ilginç tespitler var. ABD’liler 17 yıl sonrasının fotoÄŸrafını çekti.

    Amerikan Ulusal İstihbarat Konseyi’nin 2025 beklentilerini içeren raporda, Türkiye’nin güçleneceÄŸi öngörüsü yapıldı. Aynı raporda “Gelecek 15 yılda Türkiye, en güçlü ihtimalle, İslami ve milliyetçi eÄŸilimlerin bileÅŸimi bir yol izleyebilir” dendi.

    Amerikan istihbarat kuruluÅŸlarının 2025 yılına ait küresel beklentilerini içeren raporda, Amerika’nın dünyadakı öneminin azalacağı, Çin ve Hindistan’ın ise giderek önem kazanacağı anlatıldı. Küresel eÄŸilimler raporunda gelecek 15-20 yılda Türkiye ve İran’ın da siyasi ve ekonomik gücünün artacağı beklentisi dile getirildi.

    Raporda, Türkiye’nin, jeostratejik konumu, güçlenen orta sınıfı ve artan büyümesiyle dünyada ve OrtadoÄŸu’da 2025’te daha büyük bir rol oynayacağı belirtildi.

    Batı modelinin ayrılmaz parçası olarak nitelendirilen laikliÄŸin OrtadoÄŸu’da güç kaybedebileceÄŸini vurgulayan raporda, örneÄŸin Türkiye’de İslamileÅŸme’nin arttığı ve ekonomik büyümeye daha fazla vurgu yapıldığı anlatıldı.

    “Gelecek 15 yılda Türkiye’nin izleyeceÄŸi yol, en güçlü ihtimalle, İslami ve milliyetçi eÄŸilimlerin bileÅŸimi olabilir ve bu, OrtadoÄŸu’daki hızla geliÅŸen ülkelere model teÅŸkil edebilir” denilen beklentiler raporunda, Türkiye’nin AB üyeliÄŸine iliÅŸkin kuÅŸkular artarken, siyaset ve insan hakları reformlarının muhtemelen yavaÅŸlayacağı dile getirildi.

    Özal müslüman değil miydi?

    Canlı yayında içki tartışması döndü dolaÅŸtı Turgut Özal’a geldi. “İçki içen müslüman olamaz” sözü polemiÄŸi ateÅŸledi ve…

    İNTERNETHABER/
    Nur AKMAN


    Cumhuriyet Gazetesi yazarı Ali Sirmen Ak Parti’li Vecdi Gönül’ün “Turgut Özal içki içerdi. O yüzden Müslüman sayılmaz” sözlerini yeniden gündeme getirdi. Bu sözler yeni bir polemiÄŸin fiÅŸeÄŸini ateÅŸledi: İçki içen Müslüman olamaz mı?

    ÖZAL MÜSLAMAN DEĞİL MİYDİ?

    Ali Kırca’nın sunduÄŸu Siyaset Meydanı’nda “Ne olacak bu memleketin hali?” konusu tartışılırken Ali Sirmen din ticareti yapanlara karşı olduÄŸunu söyledi. CumhurbaÅŸkanlığı seçiminde böyle olaylar yaÅŸadık dedi ve şöyle konuÅŸtu: “CumhurbaÅŸkanlığı seçimi sırasında Bakanlar Kurulu’nda “Müslüman CumhurbaÅŸkanı seçecektik seçtirmediler” diye konuÅŸuluyor. ‘Daha önce de Müslüman bir cumhurbaÅŸkanımız vardı’ diyen bir bakana Vecdi Gönül “Yoo o da içki içiyordu, Müslüman sayılmaz’ diyor. Yani kimin Müslüman sayılıp kimin sayılmadığı kabine toplantılarında tespit ediliyorsa, burada ciddi bir durum vardır.”

    İÇKİ İÇMEK MÜSLÜMANLIĞA ENGEL Mİ?

    Ali Sirmen’in bu sözlerine Zaman Gazetesi yazarı Ali Bulaç “Birinin içki içmesi onu dinden çıkarmaz” diyerek cevap verdi.


    AĞABEYİM AĞZINA İÇKİ KOYMADI

    Kırca son olarak sözü Özal’ın kardeÅŸi Korkut Özal’a bıraktı. Ona Turgut Özal’ın içki içip içmediÄŸini sordu. Korkut Özal “Vecdi Gönül Turgut Bey’in yakınında çok görevler aldı. Onu böylesine itham edeceÄŸini zannetmiyorum.” Diyerek konuÅŸmaya baÅŸladı ve “Ben aÄŸabeyimi hepsinden iyi biliyorum. O iyi bir müslümandı. Namazını da kılardı. Orucunu da tutardı. Uygulayan bir müslümandı. Kesinlikle içki içmezdi. 64 yıl boyunca içki içtiÄŸini görmedim.” Diyerek son noktayı koydu.

    KORKUT ÖZAL YANLIŞ BİLİYOR

    Peki Turgut Özal içki içer miydi? Bu sorunun cevabını Semra Özal zamanında şöyle vermiÅŸti: Çok seyrek içki içerdi. Arada bir, o da biz zorlayınca, bir kadehe konyak koyar içerdi. Ama 1987′deki kalp ameliyatından sonra aÄŸzına hiç içki koymadı.”

    Peki Özal dini vecibelerini yerine getiriyor muydu? Kamuoyu Özal’ın içki içtiÄŸini hiç tanık olmadı ama onu sık sık Cuma namazına giderken gördü.

    Şehit askere namaz cezası

    Evladını yitiren Sultan Uygun, önce torunu Beyza’ya sarılıp ağıtlar yaktı sonra yüreÄŸindeki acıyı kelimelere döktü…

    Çatışmada ÅŸehit düşen er İsmail Uygun’un annesinin acısı isyana dönüştü.
    Diyarbakır’ın Kayacık beldesi kırsalında teröristlerle çıkan çatışmada ÅŸehit düşen Jandarma er İsmail Uygun’un Kayseri’nin Turgut Reis mahallesinde oturan baba evinde büyük üzüntü yaÅŸanıyor.

    ‘7 saat nöbet olur mu?’

    Askerlik görevini kısa dönem olarak yapan er Uygun’un annesi Sultan Uygun’un ağıtları yürekleri daÄŸladı. Åžehit erin 1.5 yaşındaki kızı Beyza’yı kucağına alarak gözyaÅŸları döken anne Uygun, “Åžunun babasına nasıl kıydınız” diyerek PKK’ya lanet yaÄŸdırdı. “Vatan saÄŸ olsun demeyeceÄŸim” diyen acılı anne, şöyle feryat etti:

    “OÄŸlumun komutanı, namaz kıldığı için tepki gösteriyormuÅŸ. Onun gibi diÄŸer kısa dönem askerler masa başında otururken 3 aylık er olan İsmail’im günde 7 saat nöbet tutuyormuÅŸ. OÄŸlum komutanına söyleyemiyordu ama bunları telefonda bize söylüyordu.

    ‘Çocuklarımız ölüyor’

    Komutanı oÄŸluma gıcık kapmış. Hep bizim gibi insanların çocukları ÅŸehit düşüyor. Hiç gördünüz mü ‘oÄŸlum ÅŸehit oldu’ diye aÄŸlayan eli yüzü boyalı bir anne. Göremezsiniz. Ahmet Türk kameralar önünde zafer iÅŸareti yapıyor kimse bir ÅŸey diyemiyor. O yüzden vatan saÄŸ olsun demeyeceÄŸim.” Åžehir er Uygun dün memleketinde düzenlenen hüzünlü bir törenin ardından topraÄŸa verildi.

    Terhisine 1.5 ay vardı

    3 yıl önce AyÅŸe Uygun’la hayatını birleÅŸtiren ÅŸehit er İsmail Uygun’un bu evlilikten 1.5 yaşında Beyza isimli bir çocuk sahibi olduÄŸu öğrenildi. Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nden mezun olan ÅŸehit erin 1.5 ay sonra terhis olacağı öğrenildi.

    Yatak odası zengini tutuklandı

    Şehid askere namaz cezası

    Evladını yitiren Sultan Uygun, önce torunu Beyza’ya sarılıp ağıtlar yaktı sonra yüreÄŸindeki acıyı kelimelere döktü…

    Çatışmada ÅŸehit düşen er İsmail Uygun’un annesinin acısı isyana dönüştü.
    Diyarbakır’ın Kayacık beldesi kırsalında teröristlerle çıkan çatışmada ÅŸehit düşen Jandarma er İsmail Uygun’un Kayseri’nin Turgut Reis mahallesinde oturan baba evinde büyük üzüntü yaÅŸanıyor.

    ‘7 saat nöbet olur mu?’

    Askerlik görevini kısa dönem olarak yapan er Uygun’un annesi Sultan Uygun’un ağıtları yürekleri daÄŸladı. Åžehit erin 1.5 yaşındaki kızı Beyza’yı kucağına alarak gözyaÅŸları döken anne Uygun, “Åžunun babasına nasıl kıydınız” diyerek PKK’ya lanet yaÄŸdırdı. “Vatan saÄŸ olsun demeyeceÄŸim” diyen acılı anne, şöyle feryat etti:

    “OÄŸlumun komutanı, namaz kıldığı için tepki gösteriyormuÅŸ. Onun gibi diÄŸer kısa dönem askerler masa başında otururken 3 aylık er olan İsmail’im günde 7 saat nöbet tutuyormuÅŸ. OÄŸlum komutanına söyleyemiyordu ama bunları telefonda bize söylüyordu.

    ‘Çocuklarımız ölüyor’

    Komutanı oÄŸluma gıcık kapmış. Hep bizim gibi insanların çocukları ÅŸehit düşüyor. Hiç gördünüz mü ‘oÄŸlum ÅŸehit oldu’ diye aÄŸlayan eli yüzü boyalı bir anne. Göremezsiniz. Ahmet Türk kameralar önünde zafer iÅŸareti yapıyor kimse bir ÅŸey diyemiyor. O yüzden vatan saÄŸ olsun demeyeceÄŸim.” Åžehir er Uygun dün memleketinde düzenlenen hüzünlü bir törenin ardından topraÄŸa verildi.

    Terhisine 1.5 ay vardı

    3 yıl önce AyÅŸe Uygun’la hayatını birleÅŸtiren ÅŸehit er İsmail Uygun’un bu evlilikten 1.5 yaşında Beyza isimli bir çocuk sahibi olduÄŸu öğrenildi. Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nden mezun olan ÅŸehit erin 1.5 ay sonra terhis olacağı öğrenildi.

    Göbek atarken canından oldu