• ArÅŸiv

  • Kasım 2008
  • Ekim 2008
  • Eylül 2008
  • AÄŸustos 2008
  • Temmuz 2008
  • Teknoloji

    « Sonraki Sayfa


    Vodafone`dan Türkçe iPhone

    Mars`ta yaşamın ikinci delili

    Bilim dünyası heyecanla ayaÄŸa kalktı. Mars’ın güney yarı küresinde çok büyük bir buzul bulundu. Los Angeles’ın üç katı büyüklüğündeki buzul 3 km kalınlığında.

    Amerikalı bilim adamları, Mars’ta kaya parçaları örtüsünün altında çok geniÅŸ buz tabakaları keÅŸfettiklerini açıkladı. Muazzam büyüklükteki buzul kütlesi Los Angeles’in üç katı büyüklüğünde ve 5 km kalınlığında.

    Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesinin (NASA) California eyaletindeki Pasadena’da kurulu Jet Motorları Laboratuvarından yüzey radar cihazı ekibi üyesi Ali Safaeinili, elde ettikleri sonuçların buzun varlığına kanıt olduÄŸunu belirtti.

    Austin’deki Texas Üniversitesi Yer Bilimleri Fakültesinden John Holt da elde edilen bulgularla ilgili olarak Science dergisinde yazdığı makalede, geniÅŸ buzul kitlelerinin Mars’ın kutup bölgelerinde olmadığını belirterek, “İncelediÄŸimiz tek bir buzul tabakası, Los Angeles kentinin üç katı geniÅŸliÄŸinde ve 3 km kalınlığında, belki daha fazla” diye konuÅŸtu.

    Holt, buzul tabakalarının bilimsel deÄŸerinin dışında, Mars’ın gelecekteki keÅŸfinde önemli bir su kaynağı olabileceÄŸine iÅŸaret etti.

    KALINLIÄžI 5 KM

    Amerikalı uzmanlar, Mars’ın güney yarıküresindeki Hellas havzasındaki muazzam buzul kitlesinin 2250 km geniÅŸliÄŸinde ve 5 km kalınlığında olduÄŸunu belirterek, yaklaşık 4 milyar yıl önce büyük göktaşının gezegenin yüzeyine çarpmasıyla oluÅŸtuÄŸunu düşündüklerini kaydetti.

    Makaleyi yazan Holt ve ekibin 11 diğer üyesi, Mars Odyssey uzay aracıyla yapılan yüzey radar incelemelerinde kuzey yarıkürede de benzer oluşumlar belirlediklerini ifade etti.

    Ulaştırma sitesine yeniledi

    Cebiniz her an kapanabilir

    Kullanımda olan 100 milyon telefonun kaydı yenileniyor. Bilgi güncellemeyi yaptırmayanların hatlarını sistem kesecek.

    Türkiye’de halen kullanımda olan yaklaşık 100 milyon cep telefonunun kaydı yenileniyor. Bir kereye mahsus olacak bilgi güncellemeyi yaptırmayanların hatlarını sistem kesecek…

    CumhurbaÅŸkanı Abdullah Gül’ün onayının ardından yürürlüğe giren Elektronik HaberleÅŸme Yasası uyarınca GSM operatörlerinde tutulan abonelik kayıtlarının güncellenmesi amacıyla, 100 milyon cep telefonuna ait abonelik kayıtları 1 yıl içinde yenilenecek. 

    ÜCRETSİZ YAPILACAK 

    Herkes, kullandığı cep telefonunu hiçbir ücret ödemeden kendi üzerine kaydettirebilecek. Bu kapsamda bilgi ve belgelerinde eksiklik ya da yanlışlıkları bulunan tüm aboneler, 1 yıl içerisinde kimliklerini ispatlayıcı belgelerle birlikte ilgili işletmeciye başvuracak.

    BaÅŸvuru esnasında abonelerden kimliklerini ispata yarar belgelerin birer örneÄŸi ile birlikte, bireysel abonelerden TC kimlik numaraları, kurumsal abonelerden ise vergi numaraları alınacak. Bu ÅŸekilde bilgileri güncellenemeyen hatların elektronik haberleÅŸme ÅŸebekesi ile baÄŸlantısı kesilecek. 

    ÜZERİNİZE ALIN 

    Cep telefonunun son kullanıcıları, kullanmakta oldukları hatları, bir kereye mahsus olmak üzere verilen süre içerisinde, hiçbir vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüğe tabi olmaksızın kendi üzerlerine kaydettirmek için ilgili işletmeciyle abonelik sözleşmesi yapabilecek. Söz konusu hatların eski abonelerinin de, yapılan işleme 1 yıllık zaman aşımı süresi içinde itiraz hakları bulunacak. (Takvim)

    Taş devri mamutları hayata dönüyor

    Donmuş tüy yumakları sayesinde yünlü mamutlar yeniden hatyata döndürülecek

    İNTERNETHABER

    Sadece bir parça tüy yumağından mamutların DNA’sı çözülüyor ve mamutlar modern çaÄŸda yeniden hayat bulacak.


    Sibirya’da buzulların biraz erimesi sonucu yapılan çalışmalarda, buzların altında donmuÅŸ olan 40 tane mamut cesedi ortaya çıkarılmıştı. Son olarak ise ÅŸimdi, mamut tüyleri olduÄŸu kesinleÅŸen tüy yumağı bulundu. Bu tüyler sayesinde yünlü mamutların DNA’sı üzerinde çalışmalar baÅŸladı.

    Günümüz fillerinin atası olan mamutları hayata döndürmek için çalışmalar hız kazandı. Jurassic Park’ı aratmayan araÅŸtırma yöntemleri sonucu elde edilen bulgular, mamutların genetik yapısının çözülmek üzere olduÄŸu yönünde. Genler üzerinde yapılan yoÄŸun incelemeler tüylü mamutlar ile günümüz fillerinin genetik kodlarının %99.4 oranında aynı olduÄŸunu gösterdi. Böylece mamut ve fil DNA’ları üzerinde yapılacak oynamalar sonucu mamutlara yeniden hayat verilebilecek.


    Mamutların varolma süreçlerinde ilk evrenin 2 milyon yıl önce baÅŸlayıp bundan 45 bin yıl önce bittiÄŸini; ikinci evrenin ise buz devriyle baÅŸlayıp bundan 10 bin yıl önce yok oldukları biliniyordu.  Ä°kinci evreden kalmış oldukları düşünülen Sibirya’da bulunan mamut cesetlerinin ve DNA’ları en az bozulmuÅŸ olan tüy yumaklarının binlerce yıl önce yok olmuÅŸ bu yaratıkları yeniden hayata döndüreceÄŸine inanlıyor.

    Google Earth`e rakip geliyor

    Youtube yasak rekoru kıracak

    Microsoft`tan bedava antivirüs

    Bu maile sakın inanmayın!

    Son zamanlarda korkutan bir mail herkesin bilgisayarına düşmeye baÅŸladı. Emniyet “sakın inanmayın” dedi. Bakın o mail ne?

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü, internette yer alan terör saldırısı konusundaki asılsız ve art niyetli söylentilere itibar edilmemesini istedi. O maile göre “‘CIA ve MİT İstanbul çapında büyük bir terörist saldırı öncesi halkı uyarıyor…”

    İŞTE İNTERNETTE DOLAÅžAN O MAIL  ArkadaÅŸlar,

    Ciddi bir güvenlik uyarısı var. İstanbul çapında. Büyük bir terörist eylem yapılacağı yönünde CIA, MIT gibi büyük istihbarat birimlerinden İstanbul’daki tüm 5 yıldızlı oteller ve büyük alışveriÅŸ merkezleri uyarılıyor. Mecbur olmadıkça özellikle Avrupa yakasında dışarı çıkmamanızı tavsiye ediyorum. Konsolosluklar dahi bizi aradılar ve bugün konsoloslukta acil toplantıya çağırıldık. Tüm güvenlik önlemleri en üst seviyede. Özel gözlüklü (lazer gözlüğü mü nedir?) güvenlik görevlileri baÅŸlıyor bizde yarın itibarı ile. Tüm misafir listesi MIT ile gözden geçiriliyor. Umarım birÅŸey olmaz ama çok büyük bir terörist atak olacagi bilgisi var.

    Bu aralar çok fazla alışveriş merkezlerine filan gitmemek lazım, Avrupa yakasında pek dolaşmamak lazım hatta.

    Bilginize ASILSIZ VE ARTNİYETLİ MAIL

    İstanbul Emniyet Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, son günlerde internette, oteller ve alışveriÅŸ merkezlerine karşı terör saldırısında bulunulacağı yönünde kaynağı belli olmayan, asılsız ve art niyetli elektronik postaların dolaÅŸtığının görüldüğü” belirtildi.

    İTİBAR ETMEYİN

    Açıklamada, ”VatandaÅŸlarımız gündelik hayatlarını etkilemeyi amaçlayan bu tür söylentilere itibar etmeyip, gündelik yaÅŸantılarını huzur ve güven içerisinde sürdürmelidir” denildi.

    İstanbul Emniyet Müdürlüğünce, terör ve asayiÅŸ olaylarına karşı her türlü güvenlik önlemlerinin en üst seviyede ve her zaman alındığı vurgulanan açıklamada, ”Polisimiz 24 saat canı pahasına görev başındadır” ifadesine yer verildi.



    Rüzgarla pili şarj edin

    Bu da son penguen

    Cep telefonu televizyon olacak

    UlaÅŸtırma Bakanı Binali Yıldırım, “yakınsama”yı anlattı. Artık bir cep telefonu televizyon olacak. Dahası da var.

    Türkiye BiliÅŸim DerneÄŸi tarafından Sheraton Otel’de düzenlenen BiliÅŸim’08 Kurultayı’na CumhurbaÅŸkanı Abdullah Gül baÅŸta olmak üzere UlaÅŸtırma Bakanı Binali Yıldırım ve GSM ÅŸirketlerinin üst düzey yöneticileri katıldı.

    CEP TELEFONU TELEVİZYON

    Kurultayın açılış konuÅŸmasını Bakan Binali Yıldırım yaptı. EtkinliÄŸin ana teması ise “yakınsama”ydı. Yıldırım, bunu şöyle açıkladı;

    ”Diyelim ki fiberoptik bir alt yapıdan televizyon yayını, ses nakli, görüntü veri gönderme iÅŸini yapabileceksiniz. Aynı ÅŸekilde bir cihazı altyapısı fark etmeden çok amaçlı olarak kullanabileceksiniz. Bir cep telefonunu, yerine göre televizyon olarak, ses iletiÅŸimi yapan bir araç olarak kullanacaksınız veya bilgi ulaÅŸtırmak için kullanabileceksiniz. Böylece teknolojinin geliÅŸmesiyle birlikte herÅŸey birbiriyle iç içe giriyor.”

    30 MİLYAR DOLARLIK CİRO

    GeliÅŸen teknolojiyle birlikte mevzuatların yeniden düzenlemesi gereÄŸine iÅŸaret eden Bakan Yıldırım, ”Artık geliÅŸmiÅŸ ülkelerin bir çoÄŸunda RTÜK ve Telekomünikasyon Kurumu birleÅŸtiriliyor. Çünkü artık yaptığı iÅŸler, fonksiyonları iç içe girmeye baÅŸladı” dedi.

    Bilgi iletiÅŸim teknolojilerinin 2003′ten bu yana hızla ilerlediÄŸini dile getiren Yıldırım, sektörün 2002′de 8 milyar dolar olan cirosunun bugün 30 milyar doların üzerine çıktığını kaydetti.

    YÜZDE 20 HIZLA UÇUŞ

    Yıldırım, Türkiye’nin yüzde 6.5 kalkınma hızı ortalamasına sahip olduÄŸunu, bilgi iletiÅŸim teknolojilerinde ise yüzde 20′nin üzerinde bir ilerlemenin gerçekleÅŸtiÄŸini belirterek, ”Bu da gösteriyor ki bu sektör artık bir yaÅŸam alanı haline geldi” diye konuÅŸtu.

    SEKTÖRE AR-GE DESTEĞİ

    Ylıdırım, bilgi iletiÅŸim teknolojilerindeki geliÅŸmelere ayak uyduracak yasal düzenlemeler hakkında bilgi verirken, geçen hafta CumhurbaÅŸkanı Abdullah Gül tarafından onaylanan Elektronik HaberleÅŸme Kanunu’na deÄŸindi.

    Kanunla birlikte bilgi iletiÅŸim alanındaki AR-GE faaliyetlerinin destekleneceÄŸini ifade eden Yıldırım, BTK’nın bireysel ve kurumsal giriÅŸimcilere AR-GE desteÄŸi vereceÄŸini bildirdi.

    4 MİLYON BİLGİSAYAR

    Bakan Yıldırım, 2003′te geniÅŸbant internetin olmadığını ancak ÅŸu anda 6 milyon abone bulunduÄŸunu bildirdi.

    Türkiye’deki toplam bilgisayar sayısının 4 milyona ulaÅŸtığını ve internet hızının 4-5 kat yükseldiÄŸini kaydeden Yıldırım, ”İnternet yaygınlaÅŸtıkça aynen ilaç gibi yan etkileri oluyor. Bunlardan toplumumuzu, özellikle çocuklarımızı ve gençleri korumamız lazım” dedi.

    E-DEVLET ARALIKTA

    Yıldırım, TÜRKSAT’ın e-devlet çalışmalarını bitirdiÄŸini ve Aralıkta bu hizmetin baÅŸlatılacağını anlatarak, hizmetlerin 20 kalemde verileceÄŸini belirtti.

    Bu sayede bürokratik devletten elektronik devlete geçiÅŸin gerçekleÅŸeceÄŸini bildiren Yıldırım, ”Tek kapıdan bütün adreslere ulaÅŸma imkanına sahip olacağız. Böylece vatandaÅŸ bürokrasi ile yüzyüze gelmeden iÅŸini görebilecek hale gelecek. Bugüne kadar herÅŸeyi eleÅŸtirdik, artık e-leÅŸtiriyoruz” dedi.

    Soyu tükenen penguen varmış

    Gezegenler arası internet

    NASA ile Google işbirliği yaptı. Derin uzay iletişim ağı ile gezegenler arası internet iletişiminin temeli atıldı.

    Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), internet örnek alınarak Google ile birlikte geliştirilen derin uzay iletişim ağını başarıyla denediğini açıkladı.

    NASA’nın proje sorumlusu Adrian Hooke, yaptığı açıklamada, bunun uzayda tamamen yeni bir iletiÅŸim sisteminin, gezegenler arası internet ağının oluÅŸturulmasına yönelik ilk adım olduÄŸunu belirterek, sistemin baÅŸarıyla denenmesinden büyük sevinç duyduklarını kaydetti.

    İnternet devi Google’ın BaÅŸkan Yardımcısı Vince Cerf ile iÅŸbirliÄŸi yapılarak geliÅŸtirilen sistemde, mühendisler, 32,4 milyon km ötedeki bir NASA uzay aracıyla 10 kadar görüntünün alışveriÅŸi için Disruption-Tolerant Networking (DTN) adı verilen bir yazılım kullandı.

    Uzaydaki derin iletiÅŸim sırasında meydana gelebilecek kesinti, gecikme ve bozulmaları destekleme özelliÄŸine sahip DTN sisteminin internet sisteminden (IP protokolü) farklı olduÄŸunun altını çizen NASA, yazılımın hazırlanmasına Cerf’in katkıda bulunduÄŸuna ve daimi bir baÄŸlantı ilkesi temelinde oluÅŸturulmadığına iÅŸaret etti.

    Mars’tan gönderilen verinin Dünya’ya ışık hızıyla iletilmesi sırasında 3,5 dakika ile 20 dakika arasında bir gecikme olabiliyor. Bu sistemle gecikmeler önlenebilecek.

    NASA’ya göre, “gezegenler arası internet” birkaç uzay aracıyla birlikte yapılacak karmaşık uzay seyahatleri ile Ay’daki astronotlar için zayıf iletiÅŸim sorununu halletmek için de kullanılabilecek.

    DTN yazılımını, yaza Uluslararası Uzay İstasyonunun (UUİ) cihazlarına da yüklenecek.

    Sakar astronotun yaptığına bak

    Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki (UUİ) çalışmalar için uzay yürüyüşüne çıkan astronotlardan biri, alet çantasını düşürdü.

    ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesinin (NASA) açıklamasında, Endeavour uzay mekiği astronotlarından ikisinin, istasyonun dışına çıkarak güneş paneli mekanizmasını yıkama-yağlama işlemini başlattıkları belirtildi.

    Çalışma sırasında kadın astronot Heidemarie Stefanyshyn-Piper’ın çantasının elinden kaydığı ve uzayda kaybolduÄŸu kaydedildi.

    Astronotun çantasının ve eldivenlerinin, yağ tabancasından sızan yağ nedeniyle kayganlaştığı ve çantanın bu nedenle elinden kaydığı belirtildi.

    NASA’nın görüntülerine göre astronot Heidemarie Stefanyshyn-Piper, çantasının elinden kayıp gitmesinden sonra ”oh, süper” dedi.

    Uzay yürüyüşüne çıkan diÄŸer astronot Steve Bowen’da da aynı çantadan bulunması sayesinde 2 astronot çalışmalarına devam etti.

    Endeavour uzay mekiği astronotlarının bugünkü çalışmayı tamamladıkları ve ana güneş paneli kolu yuvasındaki tıkanıklığı giderecek yıkama-yağlama işlemi için 3 kez daha uzaya çıkacakları bildirildi.

    Houston’daki kontrol merkezindeki yetkililer, astronotların UUİ’nin ana güneÅŸ panelinin onarımı için yeterli teçhizata sahip olduÄŸunu söyledi.

    UUİ ve mekiklerin yakınlarında nesnelerin uzayda kaybolmasının, gelecekte mekiklere çarpma ihtimalleri nedeniyle çok tehlikeli olabileceÄŸi, bu nedenle NASA’nın bu nesnelerin yerini tespit etmeye çalıştığı belirtiliyor.

    Bilgisayarlar için kara pazartesi

    Bilgisayar kullanıcılarına çok önemli uyarı! Pazartesi günü virüs saldırıları doruÄŸa ulaÅŸacak! Bu haberi es geçmeyin…

    Güvenlik uzmanları, yediden yetmişe tüm bilgisayar kullanıcılarını gelecek Pazartesi için uyardı: Virüs salgını tarihinin doruk noktasına 24 Kasım günü ulaşacak!!

     

    Dünya çapında 500.000 bilgisayardan alınan virüs ve trojan bilgilerinin sonuçlarını dikkate alan PC Tools’un güvenlik uzmanları, 24 Kasım tarihinde trojan ve virüs salgınının gelmiÅŸ geçmiÅŸ en büyük rakamlara ulaÅŸacağını bildirdiler.

     

    2007 yılında Amerika’da 3 gün bayram olarak ilan edilen Şükran gününde müthiÅŸ bir trojan salgını yaÅŸanmış ve bir çok kullanıcının kredi kartından kiÅŸisel bilgilerine özel dosyalarına kadar bir çok belge hackerların eline geçmiÅŸti.

     

    Uzmanlar yaklaşan Noel ve gelecek hafta yaşanacak olan şükran günü öncesi internetten alışveriş istatistiklerinin hızla arttığının görüldüğünü ve tahminlerin bunun üzerine yapıldığını belirttiler.

     

    Hackerlar özellikle kredi kartı ve kişisel bilgilerin çalınması amacıyla siteyi ve site üzerinden bilgisayarı yoğun bir trojan saldırısına maruz tutuyorlar. Bu saldırı sonucunda meşgul olan sunuculardan faydalanarak istediklerini alıp gidebiliyorlar.

     

    Uzmanlar bu yıl internet üzerinden Noel alışverişi yapacak olan kullanıcıları uyarırken bu rakamın geçtiğimiz yılın %15 üzerine çıkacağı düşüncesindeler.

    150 milyon yıl önce insan

    Kangurularla kuzenmiÅŸiz

    Tarihteki ilk çekirdek aile

    DNA incelemeleri sonucu yeryüzünün bilinen ilk çekirdek ailesi olduÄŸu anlaşılan aile öldürülmüş….

    İNTERNETHABER

    Almanya’da bulunan, 4600 yıl öncesinden kalan mezarlarda taÅŸ devri insanlarına ait olduÄŸu anlaşılan kemiklerin üzerindeki yoÄŸun darbe izleri, bu kiÅŸilerin öldürüldüğünü gösteriyor.

    Ayrıca yapılan DNA testleri sonucunda bulunan mezarlardan birindeki kişilerin anne, baba ve iki çocuk olduğu kesinleşti. Mezardaki erkek ve kız çocuğuna ait cesetler, ebeveynlerinin kucağında yanarak can vermişler.



    Avustralyalı bilim adamı ve DNA araştırmaları uzmanı Dr. Wolfgang Haak, elde edilen bulguların birer tahmin değil kanıtlar ve testler sonucunda bulunmuş gerçekler olduğunu söylüyor. Toplamda dört mezar ve bu mezarlarda 13 cesedin bulunduğu belirtiliyor. Yaşları 6 ay ile 9 yıl arasında değişen sekiz çocuk ve yaşları 25 ile 60 arasında değişen beş yetişkinin bulunduğu mezarlar, çekirdek aile anlayışının taş devrine kadar dayandığını gösteriyor.

    DNA araştırmalarının iskeletlerin dişleri üzerinde yapıldığı çalışmada , dönemsel olarak kültürel çalışmalara katkı sunacak veriler de elde eden araştırmacılar, kemikler üzerinde yaptıkları çalışmalarda da şiddetli darbe izleri bulduklarını, bunun da ölüm nedeni olarak cinayeti işaret ettiğini belirtiyor.

    Mezarlardaki cesetlerin çoğunun çocuk ve kadınlar olduğunu söyleyen Dr. Hakk, saldırı sırasında diğer yetişkin erkeklerin dışarıda olduğunu düşündüklerini söylüyor. Dr. Hakk ve Dr. Alistair Pike bu çalışma sonuçlandığında sadece bilimsel açıdan değil, sosyo-kültürel açıdan da taş devri insanlarına ait daha somut veriler oluşacağını belirtiyorlar.

    Bilinen ilk çekirdek aile öldürülmüş

    DNA incelemeleri sonucu yeryüzünün bilinen ilk çekirdek ailesi olduÄŸu anlaşılan aile öldürülmüş….

    İNTERNETHABER

    Almanya’da bulunan, 4600 yıl öncesinden kalan mezarlarda taÅŸ devri insanlarına ait olduÄŸu anlaşılan kemiklerin üzerindeki yoÄŸun darbe izleri, bu kiÅŸilerin öldürüldüğünü gösteriyor.

    Ayrıca yapılan DNA testleri sonucunda bulunan mezarlardan birindeki kişilerin anne, baba ve iki çocuk olduğu kesinleşti. Mezardaki erkek ve kız çocuğuna ait cesetler, ebeveynlerinin kucağında yanarak can vermişler.



    Avustralyalı bilim adamı ve DNA araştırmaları uzmanı Dr. Wolfgang Haak, elde edilen bulguların birer tahmin değil kanıtlar ve testler sonucunda bulunmuş gerçekler olduğunu söylüyor. Toplamda dört mezar ve bu mezarlarda 13 cesedin bulunduğu belirtiliyor. Yaşları 6 ay ile 9 yıl arasında değişen sekiz çocuk ve yaşları 25 ile 60 arasında değişen beş yetişkinin bulunduğu mezarlar, çekirdek aile anlayışının taş devrine kadar dayandığını gösteriyor.

    DNA araştırmalarının iskeletlerin dişleri üzerinde yapıldığı çalışmada , dönemsel olarak kültürel çalışmalara katkı sunacak veriler de elde eden araştırmacılar, kemikler üzerinde yaptıkları çalışmalarda da şiddetli darbe izleri bulduklarını, bunun da ölüm nedeni olarak cinayeti işaret ettiğini belirtiyor.

    Mezarlardaki cesetlerin çoğunun çocuk ve kadınlar olduğunu söyleyen Dr. Hakk, saldırı sırasında diğer yetişkin erkeklerin dışarıda olduğunu düşündüklerini söylüyor. Dr. Hakk ve Dr. Alistair Pike bu çalışma sonuçlandığında sadece bilimsel açıdan değil, sosyo-kültürel açıdan da taş devri insanlarına ait daha somut veriler oluşacağını belirtiyorlar.

    100 dolarlık laptop Türkiye`de

    Yoksul ülke çocukları için geliÅŸtirilen “100 dolarlık laptop”un satışları Türkiye’de de baÅŸladı.

    Amerikan “Her ÇocuÄŸa Bir Dizüstü” (OLPC) organizasyonunun Üçüncü Dünya ülkelerinde yaÅŸayan çocukları hedef alacak ÅŸekilde geliÅŸtirdiÄŸi XO dizüstü bilgisayarlar, dünden itibaren Amazon.com aracılığıyla Türkiye’den de müşterilere satılmaya baÅŸlandı.

    Nicholas Negroponte’nin kurduÄŸu OLPC’nin projeyi geliÅŸtirirken amacı, 100 dolara satılabilecek bir dizüstü bilgisayarı Üçüncü Dünya ülkelerindeki yoksul çocuklara hükümetlerin yapacağı yardımlarla dağıtmaktı. Ancak hesaplar umulanın çok üzerinde çıktı. Bilgisayar dün 27 AB ülkesinin yanı sıra İsviçre, Rusya ve Türkiye için 399 dolardan satışa sunuldu.

    Bu rakam tek bir bilgisayarın fiyatı deÄŸil. Bilgisayarı satın alan kiÅŸi, aslında diÄŸeri yoksul bir çocuÄŸa verilmek üzere iki bilgisayar alıyor. Bu programın adı da “Bir Vermek İçin, Bir Al.”

    Geçen yıl kasım ayında ABD’de satışa çıkarılan XO’dan bugüne dek bu ülkede 170 bin adet satıldı.

    100 dolara maledilmesi planlanan XO’nun maliyeti 188 dolar olmuÅŸtu. Aslında satış rakamları bugüne dek beklenenin altında kaldı. Dünyada 600 bin XO satılabildi ki, bunun nedeni olarak projede yer alacaklarını söyleyip vazgeçen ülkelerin tutumu gösteriliyor. XO’nun AB ülkelerine ve Türkiye’ye geç gelmesinin nedeniyse teslimat konusunda yaÅŸanan sıkıntılardı.

    Üçüncü Dünya hedeflenerek üretilen XO’lar en zorlu doÄŸa koÅŸullarında kullanılmak üzere tasarlandı.

    Dikkat! Bu maille dolandırılmayın

    İngilizce “ödül kazanacaksınız” içeriÄŸiyle gönderilen maillerle Türkiye’de hergün yüzlerce kiÅŸi dolandırılıyor.

    İngilizce elektronik posta gönderilen kişiler, kuradan kendilerine para ödülü çıktığı, birkaç 100 dolarlık havale ücreti ödemeleri halinde ödülün banka hesabına yatırılacağı belirtilerek dolandırılıyor.

    Barkom Bilgi Sistemleri Limited Åžirketi Genel Müdürü, Devlet Planlama TeÅŸkilatı e-Dönüşüm Danışma Kurulu Üyesi Kemal Özer, yaptığı açıklamada, Türkiye’de pek çok kiÅŸinin okumadan sildiÄŸi İngilizce elektronik postalarının bazılarının uluslararası dolandırıcılık ÅŸebekeleri tarafından gönderildiÄŸini söyledi.

    Elektronik posta sahibinin ismine hitaben özel olarak yazıldığı izlenimi verilen bu İngilizce metinlere tüm dünyada olduÄŸu gibi Türkiye’de de itibar edenler çıktığını ifade eden Özer, bu yöntem kullanılarak yapılan dolandırıcılığın özellikle son 5-6 yıldır giderek arttığını belirtti. “Bu elektronik postalar gönderilerek bir tür avcılık yapılıyor” diyen Özer, internet üzerinden çalışan bu suç ÅŸebekelerinin, gönderdikleri elektronik postalara kiÅŸinin ev adresi, anne ve baba adı gibi çok özel bilgileri de ekleyebildiÄŸini, böylece bunu okuyan kiÅŸileri daha kolay kandırılabildiÄŸini söyledi.

    Söz konusu elektronik postalarda “Kurada size ödül çıktı, ÅŸu kadar parayı havale ücreti olarak yatırırsanız ödülünüz banka hesabına yatırılacak veya sıfır faizli kredi almaya hak kazandınız” gibi vaatlerde bulunulduÄŸunu ifade eden Özer, ÅŸunları kaydetti:

    “Bir kiÅŸiye, örneÄŸin 1-2 milyon dolarlık para ödülü kazandığı, bu parayı alabilmesi için belirtilen banka hesabına, ’havale masrafı veya katılım bedeli’ adı altında birkaç 100 dolar yatırması durumunda çıkan ödülün kendisine verileceÄŸi söyleniyor. Adına hitaben yazılmış bu elektronik posta kendisine ulaÅŸan ve buna inanan kiÅŸi ’kaz gelecek yerden tavuÄŸu esirgemem’ diye düşünerek sözde havale masrafını gönderiyor ancak böyle bir ödül eline ulaÅŸmadığı için dolandırıldığını biraz geç de olsa anlıyor.”

    Türkiye’de bu ÅŸekilde ellerine ulaÅŸan elektronik postalara inanarak dolandırılan çok sayıda kiÅŸi olduÄŸunu bildiren Özer, “Bu iÅŸi yapan uluslararası suç ÅŸebekeleri, ada ülkeleri gibi uluslararası hukukun geçerli olmadığı ülkeler üzerinden faaliyet gösteriyor. Ayrıca, genellikle hukuk sisteminde açıklar olan ülkelerde yaÅŸayan kiÅŸileri hedef seçiyor. Böylelikle dolandırılan kiÅŸi, hakkını aramakta geliÅŸmiÅŸ ülkelere göre daha zayıf kalıyor” dedi. Böyle ÅŸebekelerin ağına düşen kiÅŸilerin çoÄŸu zaman, kendisinden alınan birkaç 100 doların arkasını aramadığını, böylece dolandırıcıların faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Özer, şöyle konuÅŸtu:

    “Türkiye’de yaÅŸayan on binlerce kiÅŸiye her gün bu elektronik postalardan gelmeye devam ediyor. Bu tür uluslararası dolandırıcılık faaliyetlerinden etkilenmemek için isme de olsa gelen bu tür elektronik postalar hemen silinmelidir. Bu tür ÅŸebekelere parasını kaptıran veya kendisine bu yönde posta ulaÅŸan kiÅŸiler, güvenlik güçlerine veya savcılığa baÅŸvurmalıdır. Çünkü her elektronik postanın nereden gönderildiÄŸi kolayca bulunabilir. EÄŸer uluslararası anlaÅŸmaların geçerli olduÄŸu bir ülkeden geliyorsa DışiÅŸleri Bakanlığı kanalıyla müdahale edilebilir.”

    Deniz suyundan elektrik

    Astronotlar idrar içecek

    Japonlar bunu da yaptı

    N96 iPhone`a hava bastı

    Nokia’nın N96 modeli iPhone’un tahtını sallıyor. İki ürün karşılaÅŸtırıldı ve bazı özellikleriyle iPhone’dan çok daha ileri..

    Nokia’nın N96 modeli, iPhone’un en önemli rakibi oldu. Nokia fanlarını büyük beÄŸenisini toplayan N96, dijital televizyonları izleyebilme olanağı sunuyor.

    Son zamanların yükselen trendi hiç şüphesiz ki dokunmatik ekran üzerinden kontrol edilen cep telefonları. Apple iPhone ile popülerliği zirve yapan bu kategori, kullanıcıları, durmadan tuşlara basma zahmetinden kurtarıyor.

    Tuşlar üzerinde bir oraya bir buraya gitmek yerine, ekrana hafifçe dokunmak kullanıcıları cezbeden bir etken. Ancak sektörün dev firmalarından Nokia, dokunmatik ekran olmadan kullanılabilen N96 modeliyle Nokia fanlarının gönlünü fethetmeyi başardı. Piyasanın en iyi telefonunu olarak gösterilen Nokia N96, büyük beğeni topluyor.

    İPHONE’DAN DAHA KÜÇÜK

    Nokia N96, 2.8 inçlik ekranıyla boyut olarak 3.5 inç ekranlı iPhone’dan daha küçük. N96 da 5 mp çözünürlüklü kamera varken iPhone’da 2 mp’lik kamera var.

    İnceliÄŸi ile dikkat çeken ve 133 gram olan iPhone, 128 gramlık N 96′dan daha ağır. Aslında bu fark çok önemli gözükmese de N96 psikolojik olarak daha ağır hissi veriyor. Nokia N96, ekran kalitesi olarak 16 milyon renk destekliyor.

    GPRS desteÄŸi ve televizyon çıkışı var. iPhone’da olduÄŸu gibi 3,5 mm’lik jak kullanıyor. N96′nın jak çıkışı üstte olduÄŸu için cepte taşınan telefonlar açısından oldukça pratik. iPhone, 300 saatlik bekleme süresiyle öne çıkıyor.

    Nokia N95′te bekleme süresi 280 saat, N96′da ise 220 saat. KonuÅŸma süresi sıralamasında 10 saat ile iPhone birinci sırayı alırken, 6 saat ile Nokia N95 ikinci ve 3 saat 40 dakika ile N96 son sırada. N95 ile N96 arasındaki en büyük fark kızılötesi portu. N96′da kızılötesi yok.

    Dolayısıyla N96′da bluetooth özelliÄŸini kullanılıyor. En önemli ayrıntılardan biri de 16 GB’lik belleÄŸe verilen 8 GB micro SD kart desteÄŸi. Bir cep telefonu için 16 GB’lik bellek oldukça iyi.

    N95 modeli 994 ile 1.250 TL, N 96 modeli 1267 - 1640 TL ve İphone 3G ise 1.346 - 1.599 TL arasında değişen fiyatlarla satılıyor. Bir telefona ayrılacak en fazla bütçeyi bu anlamda N 96 istiyor. Fiyatı biraz yüksek olsa da, N96 piyasanın en iyi telefonu olarak gösteriliyor.

    TELEVİZYON CEPE GİRDİ

    İphone, N95 ve N96′da da bilgisayara USB 2.0 ile baÄŸlanılabiliyor. N96′da dokunmatik ekran özelliÄŸi yok, ancak bu çok önemli bir eksiklik deÄŸil.

    Bunun yerine Nokia fanları mobil TV için yerleÅŸtirilmiÅŸ DVB-H alıcısına, internet radyosuna ve 16 GB dâhili belleÄŸe sevinebilir. N96′da Video HD özelliÄŸi var ancak Türkiye’de 3G desteklenmediÄŸi için bu özelliÄŸi henüz kullanılamıyor.

    N96′nın en büyük farkı dahili anteniyle dijital televizyon yayınlarını izlemenize olanak saÄŸlayan DVB-H desteÄŸi. Türkiye’de test yayınında olan dijital karasal yayınların bir türevi olan DVB-H’i bu sebeple henüz kullanmak mümkün deÄŸil.

    Ancak operatöre bağlı olmadan, hiçbir ek ücret ödemeden kullanılabilen DVBH hizmetinin cep telefonlarının en çok ilgi gören hizmeti olacağına kesin gözüyle bakılıyor.

    Satürn`de gizemli ışıklar

    Yeni gezegenlerin ilk resimleri

    Bizim güneş sistemimizin dışında keşfedilen gezegenlerin ilk resimleri çekildi

    İNTERNETHABER

    NASA ve Ulusal Lawrence Liverman Laboratuvarı son teknolojiyle, yeni gezegenlerin resimlerini çekti.

    Bilinen güneş sisteminin dışında keşfedilen yeni bir sistemin dört gezegenine ait fotoğraflar astronotlar tarafından başarıyla görüntülendi. Uzay bilimcileri ve fizikçilerin beraber yaptığı çalışmalarda, bilim dünyası için çok önem taşıyan üç gezegen ve yörüngeleri net olarak resimlendi.

    Bizim güneş sistemimiz içinde Dünya dışında hayat olan hiç bir gezegen belirlenememişti. Ancak bu yeni keşif sayesinde böyle bir olasılık yeniden gündeme geldi.

    HR8799 olarak adlandırılan bu yeni güneş, bizim güneşimizden 1.5 kat daha büyük, dünyadan ise 130 ışık yılı uzakta. Sistemin içindeki gezegenlerin, Jüpiterden yaklaşık olarak yedi ile on kat daha büyük olduğu sanılıyor.

    Atronomlar bu gezegenlerin insan gözüyle görülemeyecek kadar donuk olduğunu ancak teleskoplarla rahatlıkla görülebileceğini söylüyor.


    Bu üç gezegen dışında daha farklı bir teleskopla görülebilen bir dördüncü gezegen daha keşfedildi. Adına Fomalhaut b denilen bu yeni gezegen, Jüpiterden üç kat büyük ve kendi güneş sistemine 17.220 milyar km uzaklıkta.

    2001 yılından beri yürütülen çalışmalar sonucu elde edilen bu veriler ve çekilen fotoğraflar ile bunların sadece birer yıldız ya da gök cismi değil, birer gezegen olduğu kanıtlanmıştır diyen bilim insanları, şimdi bulunan yeni gezegenlerde hayat olup olmadığı yönünde araştırmalara başlayacak.

    Mucizevi benzerliğe bir bakın