• ArÅŸiv

  • Ocak 2009
  • Aralık 2008
  • Kasım 2008
  • Ekim 2008
  • Eylül 2008
  • AÄŸustos 2008
  • Temmuz 2008
  • Teknoloji

    « Sonraki Sayfa Önceki Sayfa »


    Facebook bu fotoğrafı yasakladı

    Dikkat! Bu sitede erotizm var!

    İngiltere, özellikle erotizm içerikli siteler için ilginç bir uyarı sistemini devreye sokmaya hazırlanıyor.

    İngiltere Kültür bakanı Andy Burnham’ın ortaya attığı fikir, İngiliz ve Amerikan hükümetlerinin birlikte çalışarak İnternet sitelerine içeriklerine (ÅŸiddet, erotizm, vs) derecelendirme sistemi getirmesini öngörüyor.

    İnternet üzerinde pornografik içerin sunan sitelerin giriş ekranlarında bulunan yasal uyarı ekranlarının yanı sıra, çocuk gelişimini negatif yönde etkileyebilecek şiddet, küfürlü dil ve bunun gibi içeriğe sahip sitelerin de içeriğini sınıflandırması anlamına gelen uygulama fikrine internet dünyasının ilk tepkisi tahmin edileceği gibi pek sıcak olmadı.

    “İçeriÄŸi sınıflandıracak yetkili mecra kim olacak, hangi internet sitelerinin sınıflandırılması gerekecek, çocuklara kötü örnek oluÅŸturabilecek davranışlar ve dil ile oluÅŸturmayacak dil ve davranışların arasındaki çizgi nedir” gibi sorulara verilecek cevabın ne kadar iyi olursa olsun yetersiz kalacağını düşünen internet dünyası, fikrin ölü doÄŸduÄŸu konusunda hemfikirler.

    Çalışmaların ifade özgürlüğünün sınırlandırılması anlamına gelmediÄŸini savunan Andy Burnham’ın internetteki içeriÄŸin denetimi ile ilgili ortaya attığı tek fikir içeriÄŸin sınıflandırılmasıyla ilgili deÄŸil. Burnham, ayrıca ISP’lerin (Internet Service Provider / İnternet Servis SaÄŸlayıcısı) çocuklarla dost internet paketleri satmalarının ÅŸart koÅŸulabileceÄŸini belirtiyor. Buna göre bir internet baÄŸlantı paketi almak isteyen ebeveyn, yalnızca çocuklarla dost internet sitelerine eriÅŸim saÄŸlayan internet paketleri satın alabilmeli.

    İnternet’i yaratan insanların, internetin ilk döneminde “Hükümetlerin eriÅŸemeyeceÄŸi bir alana sahip olmak” gayelerinin olduÄŸunu hatırlatan Burnham, bunun deÄŸiÅŸeceÄŸini ifade ediyor ancak, içeriÄŸi her saniye deÄŸiÅŸen ve geliÅŸen bir okyanusun bir balık ağıyla nasıl süzüleceÄŸi merak konusu.

    Teknoloji harikası bilgisayar

    Ericsson ve Intel, dizistü bilgisayarlar için özel bir teknoloji geliştiriyor. Bu teknolojiyle hırsızlıklar imkansız hale gelecek.

    Ericsson ve Intel, dizüstü bilgisayarların çalınması veya kaybolması halinde cihazı uzaktan kilitlemeyi mümkün hale getirebilen yeni bir teknoloji için anlaştığını duyurdu.

    Ericsson’dan yapılan açıklamaya göre, mobil geniÅŸbant modülleri ile “Intel® Anti-Theftö PC koruma teknolojisi,mobil geniÅŸbant kullanıcıları için önemli bir güvenlik çözümü sunuyor ve bu teknoloji ile bilgisayardaki deÄŸerli bilgilere baÅŸka kiÅŸilerin ulaÅŸması da engelleniyor.
    Ericsson Mobil GeniÅŸbant Modüllerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mats Norin, tüketicilere ve kurumlara, dizüstü bilgisayarları için güvenli mobil geniÅŸbant deneyimi sunmak üzere Intel ile ortak bir vizyonu paylaÅŸtıklarını belirterek, “Mobil geniÅŸbanta sahip olma oranını yükseltecek uçtan uca bir çözüm yaratmak üzere endüstri liderleriyle çalışmaya devam edeceÄŸiz.”dedi.

    Intel Strateji & Platform Planlama Grup Direktörü ve Anti-Theft Program Genel Müdürü George Thangadurai ise, konuyla ilgili, “İş dünyasına hareket halindeyken, güvenlik sunacak yeni bir döneme giriyoruz. Ericsson ile birlikte bu güvenlik teknolojisini mobil geniÅŸbant kullanıcılarına daha geniÅŸ özelliklerle sunmaktan mutluyuz.” ifadesini kullandı.

    Verilen bilgiye göre, Ericsson ile Intel arasındaki iÅŸbirliÄŸi çözümünde, hırsızlık yönetimi servisi SMS ile dizüstü bilgisayarın içindeki mobil geniÅŸbant modülüne bir mesaj gönderiyor. Mesaj, Intel’in Intel’s Anti-Theft özelliÄŸine ulaÅŸarak bilgisayarı tamamen kilitlemek ya da kullanılmaz hale getirmek gibi uygun bir iÅŸlemi gerçekleÅŸtiriyor. Bilgisayar, sahibine ulaÅŸması durumunda veriyi tekrar kullanılabilir hale getiren ikinci bir mesaj da gönderilebiliyor.

    Bilgisayarda yeni dönem

    İsrail`e şimdi de sanal tepki

    Kokainci arılar dağıttı

    Arıların beynine bir hafta kokain enjekte eden bilim adamları arıların uyuşturucuya nasıl tepki vediğini ölçtü.

    İstanbul İl Milli EÄŸitim Müdürü Ata Özer, geçen sene okullarda uyuÅŸturucu sorununu çözmek için “Narkotik arılar”ın kullanılmasını istemiÅŸti.

    Özer, “Çalışmalar kapsamında arılara çeÅŸitli uyuÅŸturucu maddeler veriliyor. Bu çalışmalarda baÅŸarı saÄŸlanırsa arılar bundan sonra insana konacak. Ben de o kiÅŸide uyuÅŸturucu olduÄŸunu anlayacağım” demiÅŸti.

    Basında bu teklif alaycı bir yaklaşımla ele alınırken; Avustralyalı bilim adamları Özer’i duymuÅŸ olacaklar ki konu hakkında bir deney yaptı. Sidney Macquarie Üniversitesi Beyin Bölümü Doktoru Andrew Barron ve ekibi, arıların beynine bir hafta boyunca kokain enjekte ederek onların uyuÅŸturucuya nasıl tepki verdiÄŸini ölçtü.

    Arıların beyin ve davranış durumları gözlemleyen Barron, kokain kullananların, bal veren çiçeklerin yerlerini arkadaşlarına tarif ederken yaptıkları içgüdesel dansı abartarak icra ettiğini; hareketlerinin anlamsızlaştığını tespit etti.

    Barron, “UyuÅŸturucuyu kestiÄŸimizde ise, arılar öğrenme testini geçemedi ve performansları dibe vurdu” dedi. Deneyinin sonuçlarını insanlar için kullanacak olan Barron, böylece madde bağımlılığının önlenebileceÄŸine inanıyor.

    En büyük dinazor fosili

    Facebook`u engelleyen ülke

    Kötülüklerin kaynağı ABD

    Spyware (casus yazılım) Malware (virüs, truva atı vb. yazılımlar) barındıran sitelerin %37’si Amerika’da bulunan sunucularda

    2008 yılında çevrimiçi güvenlik tehditlerinin kaynaklarını araştıran Sophos raporuna göre, Amerika Birleşik Devletleri, istenmeyen e-posta (spam) yayan siteler listesindeki birinciliğini en çok zararlı yazılım barındıran ve dağıtan ülkeler listesindeki birinciliği ile pekiştirdi.

    Sophos’un yayınladığı rapora göre, dünya genelinde zararlı yazılım (spyware, malware vb.) barındıran sunucuların %37’si ABD sınırlarında bulunuyor; geçtiÄŸimiz yıl yayınlanan rapora göre bu oran %23.4’tü. ABD’yi %27.7 ile Çin (Hong Kong’la birlikte) ve %9.1 ile Rusya takip ediyor.

    Spam’de Dünya ikincisiyiz

    Rapora göre, bu sunucuların büyük kısmının virüs saldırılarıyla ele geçirildiÄŸini ve sahiplerinden habersiz bir ÅŸekilde zararlı yazılımları dağıtılıyor. ABD’nin bu konudaki liderliÄŸi ise bu ülkede bulunan sunucuların kiralarının oldukça düşük olmasına baÄŸlanıyor.

    2008 yılının zararlı yazılım barındıran sunucu sıralamasının ilk 10’u ise ÅŸu ÅŸekilde:
    ABD %37
    Çin %27.6
    Rusya %9.1
    Almanya %2.13
    Güney Kore %2.1
    Ukrayna %1.8
    İngiltere %1.7
    Türkiye %1.5
    Çek Cumhuriyeti %1.3
    Tayland %1.2
    DiÄŸer %14.3

    3G uyumlu bileklik telefonu

    İnternet sitesi olmayan yandı

    Yeni yasayla birlikte artık her ÅŸirketin bir internet sitesi olması gerekiyor…

    Devlet, bürokrasiyi en aza indirmek için devlet kurumlarında e-Devlet uygulamasını başlatırken, şirketlere de daha şeffaf olmaları için web sitesi kurma mecburiyeti getiriliyor.

    Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden itibaren, her sermaye ÅŸirketi tüm iÅŸlemlerini internet ortamına taşıyacak. Düzenlemenin yürürlüğe girmesinden itibaren 3 ay içinde internet sitesini oluÅŸturmayan ÅŸirket yöneticileri, 6 aya kadar hapis ve 300 güne kadar adlî para cezasına çarptırılacak. İstanbul Ticaret Odası (İSO) Kalite Yöneticisi Cumhur Akbulut, web sitesinin ötesinde marka tescilinin de ÅŸart koÅŸulduÄŸuna dikkat çekerek, “Uluslararası çalışan firmaların ihracat yaptıkları ülkelerde, o ülkenin kullanmış olduÄŸu web diline ait markalarını tescil ettirmeleri gerekiyor. ÖrneÄŸin Türkiye’de, com.tr uzantısı alırken, Almanya’da ‘.de’, Fransa’da, ‘.fr’ gibi.” diyor.

    Yurtiçindeki ve yurtdışındaki pazarlara ulaÅŸmanın en kolay yolu artık internetten geçiyor. GeliÅŸen teknolojiye ayak uyduran ÅŸirketler bu imkanı en iyi ÅŸekilde deÄŸerlendirmeye çalışıyor. Ancak, ÅŸirket web sitesine sahip firma sayısı oldukça düşük. Türkiye Odalar ve Borsalar BirliÄŸi’nin (TOBB) verilerine göre Türkiye’deki ÅŸirket sayısı 1,3 milyonu aÅŸtı. Ancak, web adresine sahip ÅŸirket sayısı 130 bin civarında. Yani, ÅŸirketlerin sadece yüzde 10′u site sahibi. Web ihtiyacı ise özellikle küçük ve orta ölçekli (KOBİ) iÅŸletmelerde kendini gösteriyor. Çünkü Türkiye’deki büyük ÅŸirketlerin yüzde 90′ının kurumuna ait bir sitesi bulunurken, orta ölçeklilerde bu oran yüzde 50′de kalıyor. Küçük ÅŸirketlerin ise yüzde 90′ının web sitesine ihtiyacı var. Hükümet geçen ÅŸubatta önemli bir adım atarak, 1 Ocak 1957′den beri yürürlükte olan Türk Ticaret Kanunu’nu, yeni ihtiyaçları da dikkate alarak deÄŸiÅŸtirdi. Avrupa BirliÄŸi müktesebatına uyum da dikkate alınarak hazırlanan yeni kanun tasarısı her ÅŸirkete web sitesi kurma mecburiyeti getiriyor. Meclis komisyonunda kabul edilen düzenlemenin Resmî Gazete’de yayımlanıp yürürlüğe girmesiyle birlikte 1 milyon civarında ÅŸirketin web sitesi kurması gerekiyor.

    Site kurmanın kârı az, vergisi çok

    Adrespatent.com Genel Müdür Yardımcısı Cumhur Akbulut, site kurmada kâr marjının düşük, alınan vergilerin ve devlete ödenen çeÅŸitli harçların yüksek olduÄŸunu söylüyor. Firma sahiplerinin sosyal anlamda duyarlı olmalarına raÄŸmen fiiliyatta iÅŸlem yapmak veya harekete geçmek için son ana kadar beklediklerini vurgulayan Akbulut, düzenlemenin yasalaÅŸmasının ardından harekete geçileceÄŸini dile getiriyor. Atak Teknoloji Genel Müdürü Bahaddin Yazıcı, pazarda beklenen ölçüde bir hareketlilik yaÅŸanmadığını kaydediyor. Yazıcı’ya göre, alan adı tescili, web hosting ve web tasarım pazarı sürekli geliÅŸiyor. Ancak, özellikle kasım ve aralık aylarında yapılan analizler, site yaptırmak için baÅŸvuranların sayısında gerileme yaÅŸandığını gösteriyor. Firmaların kendi adlarına ‘.com.tr’ uzantılı web alanı alabilmeleri için markalarını tescil ettirmiÅŸ olmaları gerekiyor. Ekonomik krize raÄŸmen yıl genelinde marka baÅŸvurularında bir artış söz konusu. 2007 sonunda Türk Patent Enstitüsü’ne yapılan toplam marka baÅŸvurusu yaklaşık 60 bin iken, 2008′de bu rakam 70 binin üzerine çıktı. Marka baÅŸvurularındaki bu artışın alan adı tescillerini doÄŸru yönde etkilemesi bekleniyor.

    Beyin kelimeleri nasıl seçer?

    Bilim adamları, konuşma sırasında uygun kelimeyi seçen beynin anahtar bölgesini net olarak tanımladıklarını açıkladılar.

    Konuşurken kullanacağımız kelimeyi benzerlerinin bulunduğu bir dağarcıktan seçeriz.

    Bir hayvanı tanımlayabilmek için ‘köpek, kurt, kaplan, kedi, at…’ ya da birinin mizacını anlatmak istiyorsak ‘sevimli, ÅŸirin, mutlu, çekingen, üzgün…’ gibi kelime gruplarının içinden birini çekip çıkarırız.

    AraÅŸtırmayı gerçekleÅŸtiren Doç. Dr. Tatiana Schnur ABD Rice Üniversitesi’nde çalışan bir psikolog. Schnur, beyinin sol ön kıvrımlarının (LIFG, ‘Left Inferior Frontal Gyrus’) konuÅŸurken uygun kelimeyi seçmede etkili olup olmadığını görmek amacıyla araÅŸtırmalarını baÅŸlatmış.

    TÜBİTAK’ın internet sitesinde yayınlanan habere göre, LIFG’nin içerisinde konuÅŸma yeteneÄŸinin oluÅŸturulmasından, yürütülmesinden ve konuÅŸmaların anlaşılmasından sorumlu Broca adı verilen bir alan bulunuyor.

    Schnur ve çalışma arkadaşları, araştırmalarını 16 sağlıklı gönüllü ve 12 afazi (konuşma yitimi) hastası üzerinde yürütmüşler.

    Afazinin sebebi beyinde oluşan hasarlardır. Hasar sonucu dili anlama ya da üretme yetisi zarar görür.

    Damar tıkanıklıkları, tümörler, beyin kanamaları, bakteriyel enfeksiyonlar, viral enfeksiyonlar, beyin apseleri ve beyni etkileyen zehirlenmeler afaziye neden olabilir.

    AraÅŸtırmacılar, konuÅŸma sırasında birbirleriyle rekabet eden kelimeler arasından seçim yapılması iÅŸine LIFG ve sol temporal lobun (beynin yan tarafında solda yer alan lob) tepki verdiÄŸini, ancak bunlardan yalnızca LIFG’nin doÄŸru kelime seçiminde gerekli olduÄŸunu söylüyorlar.

    Sağlıklı gönüllüler ve afazi hastalarının katıldığı iki deneyde bu kişilere çeşitli resimler gösterilerek isimlendirmeleri istenmiş.

    İsimlendirme işlemi ilerledikçe kelimeler arasındaki rekabet arttırılmış. Sağlıklı gönüllülerin katıldığı ilk deneyde kişiler isimlendirmeleri yaparken beyin aktiviteleri fMRI (fonksiyonel Manyetik Rezonans Görüntüleme) ile ölçülmüş.

    İkinci deneyde, afazi hastalarının performanslarındaki eksikleri sağlıklı gönüllülere kıyaslamışlar. Bu eksiklikleri beyinlerindeki hasarlı bölgelerle karşılaştıran haritalamalar yapılmış.

    AraÅŸtırma sonucunda ‘KonuÅŸma yeteneÄŸinin yürütülmesi için gerekli olan uygun seçimi yapma iÅŸinin düzgün yapılması için LIFG’nin bir bütün olarak çalışıyor olması gerektiÄŸi’ sonucuna varılmış.

    Taşımacılıkta Örümcek Devri başlıyor

    Geleceğin aracı olarak tanıtılan örümcek gemi 12 kişiyi 8046 km boyunca taşıyabiliyor

    İNTERNETHABER

    Bond filmlerinden fırlamış gibi duran bu araç eğlence için değil, yolcu taşımacılığı için tasarlandı.

    Wave Adaptive Modular Vessel - WAM-V, 12 kiÅŸi taşıma ve 8046 km yol gidebilme özelliklerine sahip. İki dev ÅŸiÅŸirilebilir tüp üzerine kurulu sistem için, tasarımcıları “bu sistem aracın dalgalarla ‘dans’ etmesini saÄŸlıyor” dedi.

    Sadece iki insanın ekip olarak rahatlıkla idare edebileceği söylenen örümcek şekli tasarlanmış 30m 48 cm uzunluğundaki araç 5000 mil (8046 km) ve üzeri seyahatler için biçilmiş kaftan.

    Proteus adı verilen ve dizelle çalıştırılan bu sistemin en iyi yanının ise, benzin kapasitesinin kendi ölçülerindeki tüm benzerlerinden inanılmayacak derecede düşük olduğu söyleniyor.

    Amerikan Deniz Kuvvetleri Geliştirme Ekibi tarafından tasarlanan ve 12 kişi taşıma kapasiteli aracın gelecekte lüks geziler, dalma araçları ve yolcu taşımacılığı için kullanılacak en iyi sistem olduğu söyleniyor.

    Proteus gibi olan ama 50 kişi taşıma kapasitesi olacak olan araçların da üretimine başlanmış bile. WAM-V sisteminin, denizcilikte çığır açacak bir gelişme olduğunu vurgulayan araştırma ekibi, esnekliği ve ergonomisi nedeniyle son derece kullanışlı olan bu aracın açık denizlerde de rahatlıkla kullanıbileceğini söylüyorlar.

    ÅžiÅŸirilebilir tüpleri sayesinde su üzerinde içindekileri rahatsız etmeyecek bir sistemi var Proteus’un. Botun ana yapısı, titanyum ve alüminyumdan inÅŸa edilmiÅŸ ve eklemleri ikiz gövdelere yaylar ve amortisörlerle beraber baÄŸlanmış.

    2000 galon yakıt yüklü haliyle 12 ton çeken örümcek araç için tasarımcıları, tıpkı küçük bir deniz motoru kadar kullanışlıdır diyor.


    Samsung 2 adım önde

    Önde gelen cep telefonu markası Samsung, 2009 yılının GSM sektöründeki en önemli açılımına önde gidiyor.

    2009 yılının GSM dünyası için en önemli iki gelişmesi olan 3G ve Türkçe karakter uyumluluk standardına çok önceden hazır olarak bekliyor.

    Samsung; 3G ihalesinin sonuçlanması ve 2008’in 2. yarısında ilgili hizmetlerin devreye girmesine dayalı olarak sektörde beklenen dönüşüme bugünden katkı saÄŸlamak adına sektorun ilk 3G özellikli cihaz dönüşüm kampanyasını tüketicilere sunmakta.

    Türkiye’de bugüne kadar 3 milyonun üzerinde 3G özellikli cep telefonu satıldığını tahmin ettiklerini belirten Samsung Türkiye Cep Telefonları Direktörü Selim Erbay “Samsung olarak satışlarımızın yaklaşık yüzde 10’unu 3G telefonlardan elde etmekteyiz. Yakın geleceÄŸe baktığımızda bu oranın yüzde 20’lere taşınacağını tahmin etmekteyiz” dedi.

    Teknolojik tasarım, fonksiyonalite ve farklı kullanım alışkanlıkları doÄŸrultusunda 80’e yakın farklı modelle 2009 yılında 3G dönüşümünün öncülüğünü üstleneceklerini belirten Erbay “2008 yılında i900 OMNIA ve INNOV8 gibi mobil yaÅŸamın en geliÅŸmiÅŸ telefon örneklerinin de dahil olduÄŸu 30’a yakın 3G özellikli telefonumuzu Türk tüketicisinin beÄŸenisine sunduk. 2009 yılı içinde de yaklaşık 50 yeni modelimizle 2009 yılında 3G dönüşümü için farklı ekran ve teknik özellikleri içeren ürünü tüketicilerinin beÄŸenisine sunacağız” dedi.

    Aynı zamanda 3G kullanım alışkanlıkları doÄŸrultusunda tüketicilerin olası soruları ve 3G hizmetlerine yönelik olarak Samsung ve 3G adli bir e-learning internet sitesini de 2009 başı itibarı ile devreye almayı planlıyoruz” diye konuÅŸtu.

    Samsung Türkçe karakter uyumluluk standardına hazır
    2009 yılının önemli gelişmelerinden biri olan ve Türkiye pazarına girecek tum cihazlar icin ön şart haline getirilen Türkçe karakterli telefonlar ise Samsung tarafından Eylül 2008 tarihi ile Türk pazarına sunulmaya başlanmıştır.

    Samsung 2.8 ve 3.2 inçlik geniÅŸ ekran 3G ve HSDPA özellikli telefonlarıyla standard internet hızının 7 katına ulaÅŸacak eriÅŸim performansıyla mobilitenin ulaÅŸtığı en üst performansla tüketicilerini buluÅŸturacaktır. 3G ile teknolojisinin iletiÅŸim alanında birçok yenilik getireceÄŸini belirten Erbay, “ 3G’nin getireceÄŸi en önemli özellik görüntülü görüşme yapılmasına olanak saÄŸlaması ve ÅŸu anda cep telefonlarında kullandığımız internetten 72 kat daha hızlı mobil internet servisine olanak saÄŸlaması olacaktır. 3G teknolojisi ile hayatımıza multimedya alanında da birçok yenilik gelecek. 3G sayesinde popüler TV kanallarını izleyebilecek, 5-10 dakikalık MPEG/AVI uzantılı e-posta alıp gönderebilecek ve birden çok kiÅŸiyle eÅŸzamanlı görüntülü görüşme yapılabilecek. Kısaca mobil telefon ile yapabileceklerimiz daha da artacak ve hızlanacaktır” dedi.

    Bond`un telefonu Türkiye`de

    Sony Ericsson Cyber-shot ™ telefon C902 titanyum gümüşü (Bond serisi) ve siyah renkleriyle Türkiye’de satışa sunuldu.

     Dünyanın en ünlü ajanı James Bond’un son macerası Quantum Of Solace’de kullandığı titanyum gümüşü model, filme özel içeriÄŸiyle de Bond hayranlarının beÄŸenisine sunuluyor.

    Sony Ericsson, Cyber-shot™ telefon yelpazesine çok ince ve yüksek performanslı Cyber-shot™ telefon C902’yi ekledi. Şık ve kompakt tasarımlı telefon, en alışıldık durumlardan beklenmedik anlara kadar “her an”ı her zaman yakalamak üzere geliÅŸtirildi. Aralık ayının 3. haftasından itibaren Türkiye’de satışa sunulan modelle birlikte 2 GB kapasiteli hafıza kartı da hediye ediliyor.

    Fotoğraf çekmeyi günlük yaşamının bir parçası haline getirenler için ideal bir seçenek olan cihazın kamerası, gizli sürgülü lens kapağı ile fotoğraf çekmeye hazır hale geliyor. En son teknoloji ürünü özellikler taşıyan model, içindeki fotoğrafçıyı ortaya çıkarmak isteyenler için mükemmel bir cihaz.

    Sony Ericsson Cyber-shot TM telefon C902 – Tarzını ifade etmenin en iyi yolu

    • EÅŸsiz gizli sürgülü lens kapağı ile çok ince – kamera anında çekime hazır
    • Dayanıklı, dikkat çekici ve şık tasarım
    • Mümkün olan en iyi fotoÄŸrafı yakalamak için ‘Yüz Tanıma’ ve ‘Otomatik Odaklama’ özelliklerine sahip 5.0 megapiksellik kamera
    • Kolay eriÅŸim için kameraya özel mavi ışıklı dokunmatik tuÅŸlar

    Kapağı kaydır ve çek
    Sony Ericsson Cyber-shot™ telefon C902’ye özgü gizli sürgülü lens kapağı, cihazı anında telefondan kameraya dönüştürüyor. Yüz Tanıma ve Otomatik Odaklama fonksiyonları, amatör fotoÄŸrafçılar için dahi yüksek kaliteli resimler çekme imkanı yaratıyor.

    Gece çekimi
    Sony Ericsson Cyber-shot™ telefon C902 zayıf ışık koÅŸullarında bile daha iyi resim kalitesi saÄŸlamak için en yeni ışık teknolojisini (Photo Flash) kullanıyor. Seri halde dokuz fotoÄŸraf çekimine izin veren BestPic™ özelliÄŸine eklenen ışık çözümü de alternatifleri arasından en iyi fotoÄŸrafı seçme ÅŸansı veriyor.

    Otomatik Döndürme
    Cihazdaki akıllı Otomatik Resim Döndürme özelliği, bir el hareketiyle ekranı yeniden ayarlıyor ve böylece her an çekime hazır hale geliyor.

    Işıklar, müzik, hareket!
    Modelde bulunan x-Pict story™ fonksiyonu kiÅŸiye özel multimedya slayt ÅŸovu hazırlamak ve fotoÄŸraf galerisine müzik ve görsel efektler eklemek için geliÅŸtirilen bir diÄŸer özellik.

    Kaydet ve paylaÅŸ
    Sony Ericsson Cyber-shot™ telefon C902 üzerinde 160 MB’lık bellekle (100 tam çözünürlüklü resim için gerekli depolama alanı) geliyor. Ayrıca ürün kutusunda 2 GB’lık Memory Stick Micro™ (M2) kullanıcıya hediye ediliyor.

    Sony Ericsson Cyber-shot™ telefon C902, yaklaşık 347 Euro KDV dahil tavsiye edilen satış fiyatıyla tüketicinin beÄŸenisine sunuluyor.

    İşte 2008`in en gözde cihazları!

    Time Dergisi, hayatımıza renk katan binlerce ürün arasından 2008′in en iyi 10 elektronik cihazını seçti.

    Aday havuzu belirlendikten sonra, sonuçların tespitinde halk oylamasına baÅŸvurulan seçimlerde ilk sırayı cep projektörü olan Optoma Pico PK-101 alırken, ikinci sırada Mitsubishi LaserVue 65″ HDTV ve üçüncü sırada ise Apple iPhone 3G yer aldı.

    İşte Time Dergisi’nin listesindeki en iyi 10 elektronik cihaz:

    Optoma Pico PK101: 20 cm ile 2,5 metre uzaklıktaki imajları görüntüleyebilen cihazı, iPod ya da iPhone’a baÄŸlayarak filmlerinizi duvarda ve hatta uçakta önünüzdeki koltuÄŸun arkasında izleyebilirsiniz. 2 saate yakın pil ömrü, kendiliÄŸinden 0.5 watt speaker ve keskin ve parlak renkli video görüntüsü saÄŸlayan beyaz LED ışığı bulunan PK101, 480 x 320 piksel çözünürlüğe sahip. Yaklaşık 114 gram ağırlığıyla PK101 projektör birçok cep telefonundan daha küçük. Ses çıkışı küçük olduÄŸundan, cihazla birlikte kulaklık ya da harici mikrofon kullanmak gerekebilir. Amerika’daki satış fiyatı: 399 dolar.


    Mitsubishi LaserVue 65-in. HDTV: Televizyona harcayacak binlerce dolarınız varsa, eÄŸlenmek için her ÅŸeye sahipsiniz demektir. Gerçekten en iyisi olan bu televizyonda görüntü için ilk kez lazer kullanıldı. GeniÅŸ bir renk gamına sahip televizyon benzer büyüklükteki LCD ya da plazmaların yarısı kadar elektrik tüketiyor. Amerika’daki satış fiyatı: 6 bin 999 dolar.


    Apple iPhone 3G: Cep telefonu olarak çok özel olmayan cihaz, mobil hesaplama çağı olarak lanse edildi. Yüklemek için binlerce uygulama bulunan cihazda GPS de var. Yine cep telefonlarında ilk defa kullanılan bir özellik olan harekete duyarlı resim ve video izleme, internette gezinme kısacası her ÅŸeyi bulabileceÄŸiniz telefonu hemen yatay konuma aldığınızda görüntü de sizinle birlikte dönüyor ve ekrana tam sığıyor. Amerika’daki satış fiyatı: 199 dolar.


    Nikon D 90: Güçlü bir büyüklük için hazırsan, dünyanın video kayıt özellikli ilk dijital SLR modeli olma unvanına sahip olan yeni Nikon D90′ı göz önünde tutacaksın. Amerika’daki satış fiyatı: 1300 dolar.




    foxL Bluetooth Portable Speaker: MP3 çalarınız için cep büyüklüğündeki Bluetooth speaker, aynı zamanda hands-free özelliÄŸi olan iletiÅŸim sistemi. Gözlük kılıfından daha büyük olmayan cihaz, dinleyicileri memnun etmek için yeterli sesi saÄŸlıyor. Cep telefonunuza kablosuz baÄŸlayabilir, arabada yanınıza alabilir ve mikrofonu ile sürüş esnasında aramalarınızı yapabilirsiniz. Amerika’daki satış fiyatı: 249 dolar.


    Sennheiser MX W1 Wireless Headphones: Kulaklık için 500 dolar harcamak çok fazla. Fakat, harika bir ses için bu kulaklık buna deÄŸer. Amerika’daki satış fiyatı: 499 dolar.




    Flip Video MinoHD: iPod büyüklüğündeki camcorder (video alıcısı ve ses kayıt cihazı karışımı aygıt) yüksek çözünürlüklü video çekiyor, Mino’nun tek-tuÅŸ sadeliÄŸine razı oluyor. Cihaz kendi üzerindeki düzenleme yazılımıyla geliyor. Amerika’daki satış fiyatı: 230 dolar.


    Kindle: Amerikan Amazon.com tarafından piyasaya sürülen bir elektronik kitap (e-kitap) görüntüleyici olan kindle, kitap okumayı sevenler için müthiÅŸ bir cihaz. Seyahat edenler özellikle yolda giderken lüks bir kütüphanedeymiÅŸ gibi eÄŸlenecekler. Çok yüksek hücresel aÄŸla baÄŸlanabilen Kindle, istenilen kitaba ulaşılmasını saÄŸlıyor. Amerika’daki satış fiyatı: 359 dolar.


    Roku Netflix Box: HDMI, Component ve S-Video gibi birçok farklı port’dan televizyonunuza baÄŸlayabiliyorsunuz. Ses baÄŸlantısı için de analog ya da dijital optik baÄŸlantıları tercih edebiliyorsunuz. Roku box gibi cihazlar tamamen DVD’lerin yerini alacak gibi. Netflix aboneliÄŸiyle birlikte Amerika’daki satış fiyatı: 99 dolar.


    Sony PlayStation Home for PS3: Bu sanal dünya Sony’nin fazla pahalı video oyunu konsolunu satın almak için harika bir sebep. Üç boyutlu bir online sosyal arkadaÅŸlık servisinin satış fiyatı: Ücretsiz.

     

    VHS kasetler tarih oldu

    80’ler denince akla ilk gelen ev eÄŸlencesi olan VHS kasetler artık resmen tarihe karıştı…

    VHS ilk olarak Eylül 1976′da tanıtılmış, 80′lerde popüler olmuÅŸ ve 90′ların sonunda DVD’nin yaygınlaÅŸmasıyla pazar hakimiyetini kaybetmiÅŸti.

    90’ların sonunda DVD’lerin ev elektroniÄŸinde popülerleÅŸmesiyle pazardaki payını gün geçtikçe kaybeden VHS kasetlerin en son büyük tedarikçisi Amerikalı DVA firması, en son sipariÅŸ kamyonunu doldurup gönderdiÄŸini, elinde kalan son kasetleri pazarlamayacağını, bunun yerine dağıtacağını ya da imha edeceÄŸini açıkladı.

    GeçtiÄŸimiz Ekim ayında en son video kaset kaydedici/okuyucu (VCR) üreticisi JVC’nin bu ürünün üretimini durduracağını açıklamasının ardından gelen son açıklamayla, Toshiba tarafından geliÅŸtirilen ve Sony’nin Betamax formatını tarihe gömerek 32 yıl boyunca yaÅŸamını sürdüren teknoloji artık ikinci el dışında alıcı bulamayacak.

    VHS ilk olarak Eylül 1976’da tanıtılmış, 80’lerde popüler oldu. 80’lerin sonunda Sony’nin video kaset standardı Betamax ile büyük bir savaÅŸa giren Toshiba’nın VHS’si bu savaÅŸtan galip çıkmış ancak 90’ların sonunda DVD formatının yaygınlaÅŸmasıyla pazar hakimiyetini kaybetmeye baÅŸlamıştı.

    GeçtiÄŸimiz yılın ilk aylarında VHS-Betamax savaşının bir benzeri, Toshiba’nın geliÅŸtirdiÄŸi HD-DVD ve Sony’nin Blu-ray formatları arasaında yaÅŸanmıştı. Sony, doÄŸru strateji ve Blu-ray desteÄŸini beraberinde sunan PlayStation 3 oyun konsolu sayesinde 80’lerde yaÅŸadığı VHS hezimetinin rövanşını Blu-ray’in bu savaşı kazanmasıyla almıştı. Her ne kadar optik video format savaşını Blu-ray kazanmış olsa da, ÅŸimdilerde Blu-ray’in karşısında internet üzerinden dağıtılan dijital video bulunuyor.

    ADSL`in varsa çok şanslısın

    2009 yılını yepyeni bir kampanya ile karşılayan TTNET, tüm abonelerine benzersiz yılbaşı hediyeleri kazandırıyor.

    TTNET aboneleri, BMW 3.20, İspanya – Türkiye Futbol Maçı Seyahati ya da HP Pavillion dizüstü bilgisayar kazanma ÅŸansı elde ediyor

    20 Ocak 2009 tarihine kadar sürecek kampanya kapsamında çekiliÅŸe katılan tüm TTNET aboneleri ekstra 1 saat TTNET WiFi hizmetinden faydalanırken, ilk 1111 kiÅŸi 1 yıllık TTNET VİTAMİN veya TTNET MÜZİK Gold ÜyeliÄŸi kazanacak. Yapılacak çekiliÅŸ sonunda 1 TTNET abonesi BMW 3.20 D sahibi olurken, 11 abone İspanya – Türkiye Futbol Maçı Seyahati, 111 abone ise HP Pavillion DV5-1021ET dizüstü bilgisayara sahip olacak.

    Ayrıca Facebook sitesindeki http://apps.facebook.com/yeniyilkampanyasi/ adresinden en çok arkadaşını kampanyaya davet eden ilk 100 kişiye Milli Takım Forması hediye edilecek.

    TTNET abonelerinin çekiliÅŸe katılmak için aralarında bir boÅŸluk bırakarak ADSL Hizmet Numarası, Ad Soyad, TTNET ADSL’in baÄŸlı olduÄŸu Telefon Numarası ve Adres bilgilerini yazarak tüm operatörlerden 6686’ya kısa mesaj göndermesi veya www.yeniyil1numarakampanyasi.com  adresinden ya da Facebook sitesindeki http://apps.facebook.com/yeniyilkampanyasi/ adresinden ücretsiz olarak aynı bilgilerin kaydı ile katılım yapmaları yeterli.

    Detaylı kampanya koşulları www.yeniyil1numarakampanyasi.com ve www.ttnet.com.tr adreslerinden öğrenilebilir.

    Cepten kötü sürpriz gelebilir

    Bugülerde cep telefonunuza istemediğiniz bir mesaj gelebilir. Mesajı alan abone hemen operatöre koşsun.

    Klonlanmış cep telefonu kullanan abonelere cihazlarının durumu mesajla bildiriliyor. Mesajı alan abonenin operatörüne başvurarak, cep telefonunu kayıt altına aldırması gerekiyor. Aksi halde klonlanmış cihaz, kullanıma kapatılıyor.

    YÜZ BİNLERCE KAÇAK BULUNDU

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü, kısa süre önce cep telefonu kaçakçılığı yapan bir şebekeyi çökerterek, yüz binlerce klonlanmış cep telefonu IMEI numarasını ele geçirmişti.

    Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) yetkililerinden edinilen bilgiye göre, henüz İstanbul Emniyet Müdürlüğünden klonlanmış IMEI numaralarına ilişkin bilgi verilmedi.

    Bu IMEI numaralarının BTK’ya bildirilmesi halinde, kurum cihazları ilk etapta görüşmeye kapatmayacak.

    Bunları kullanan abonelere mesajla cep telefonlarının klonlanmış olduğu bildirilerek, cihazlarını kayıt altına almaları istenecek.

    KLONLANMIŞ, ORİJİNALİNDEN AYIRT EDİLEMİYOR

    Telefonun modeli, üretim yeri, üretim tarihi ve seri numarası bilgilerinden oluÅŸan IMEI numarasının birden fazla telefonda kullanılması “klonlama” olarak tanımlanıyor.

    Bu durum, BTK’nın merkezde kurduÄŸu ve GSM operatörlerinin sistemiyle entegre edilen CEIR sisteminde, GSM operatörlerinin aynı IMEI numarasının birden çok abone tarafından kullanıldığını fark etmesiyle de ortaya çıkıyor. Operatörler, sistemde klonlanmış cihaz bulunduÄŸunu BTK’ya bildiriyor.

    Ancak operatörler de dahil hiçbir sistem hangi telefonun klonlanmış, hangisinin orijinal olduğunu ayırt edemiyor.

    Daha sonra BTK aracılığıyla sistemde aynı IMEI numarasıyla çalışan tüm cep telefonlarına mesaj gönderilerek, cihazın klonlanmış olduğu ve belirlenen süre içinde kayıt altına alınması gerektiği belirtiliyor.

    Abone bu süre içinde operatörüne başvurarak cep telefonunu kayıt altına aldırmazsa cihazı kullanıma kapatılıyor.

    Kayıt altına alınan klonlanmış cep telefonu, abonenin belirlediği bir tek telefon numarasıyla kullanılabiliyor. Cihaz bu numaranın bulunduğu SIM kart dışında bir SIM kartla çalışmıyor.

    Klonlanan telefonlar çöpte çıktı

    İstanbul polisinin yürüttüğü operasyonda ele geçirilen IMEI’lerin sırrı çözüldü. Klonlanan numaraların çoÄŸu çöpte!

    İstanbul polisinin kaçak cep telefonu şebekesine yaptığı operasyonda ele geçirilen 100 binin üzerindeki elektronik kimlik (IMEI) numarasının çöpe atılan telefonlara ait olduğu tespit edildi.

    Cep abonelerinin yüreÄŸine su serpen bilgiyi veren Bilgi Teknolojileri ve İletiÅŸim Kurumu (BTK), kullanımda olan ve klonlanan telefonlarında hemen kapatılmadığını belirtti. Elektronik HaberleÅŸme Kanunu’na göre faturalı telefon alan ve daha sonra kaçakçılar tarafından kopyalanan telefonlardan abone sorumlu tutulmuyor.

    Medyada, ‘100 binin üzerinde cep iptal edilecek’ baÅŸlığıyla yer alan haberler, cep telefonu sahiplerini telaÅŸa düşürdü. Konuyla ilgili olarak Cihan’ın sorularını cevaplayan BTK yetkilileri, İstanbul Emniyeti’nin operasyonunda ele geçirilen cep telefonu kimlik bilgilerini Mobil Cihaz Kayıt Sistemi’nden sorguladıklarını aktardı. Beyaz ve kara listesindeki IMEI numaralarının tek tek incelendiÄŸini kaydeden yetkililer, “Åžebekede ele geçirilen numaralarla ÅŸu anda kullanımda olan beyaz listede yer alan telefonların numaralarını karşılaÅŸtırdık. Aynı deÄŸil. Dolayısıyla kapanacak telefon yok.” bilgisini verdi.

    Kaçak cep telefonlarının sisteme kaydedilmesi sürecinde önemli görevler üstlenen Mobil İletiÅŸim Sistemleri ve Araçları İşadamları DerneÄŸi (Mobisad) BaÅŸkanı Murat Dursun da, öne sürüldüğü gibi 100 bin telefonun kapanmayacağını söyledi. Dursun, “Polisin ele geçirdiÄŸi ÅŸebeke ve benzer kaçakçılar genellikle sahteciliÄŸi yaparken çok uzun yıllar önce ithalatı yapılmış cihazların IMEI numaralarını kullanıyor. Çöpte olan cep telefonlarının numaralarını kullanıyorlar. Dolayısıyla ÅŸu anda kullanımda olanlar kapanmayacak.” diye konuÅŸtu.

    Kopyalamada vatandaşın bir sorumluluÄŸu olmadığına dikkat çeken Murat Dursun, kopyalanan IMEI numaraları arasında ÅŸu anda ‘alo’ diyen abonelerin telefonlarının bulunması halinde izleyecekleri yöntem hakkında da ÅŸu bilgiyi verdi: “Elektronik HaberleÅŸme Kanunu’nda açık hüküm var. Cep telefonu klonlananlara uyarı mesajı gönderiliyor. VatandaÅŸ bu mesajı aldıktan sonra telefon ve faturasıyla bir bayiye giderek yanlışlığı düzeltiyor. Mobil Cihaz Kayıt Sistemi’nde telefon yeniden tek numara olarak gözüküyor.”

    Cep telefonu sahipleri, kullandıkları cihazın beyaz listede olup olmadığını kendileri de kontrol edebiliyor. Bunun için telefonda *#06# tuÅŸlarına basıp ekrana çıkan IMEI numarasını Bilgi Teknolojileri ve İletiÅŸim Kurumu internet sitesinden kaçak cep sorgulama bölümüne yazmaları yeterli. Sorgulamanın ardından, ‘telefon sisteme kayıtlı’ ifadesi çıkanlar konuÅŸmaya açık cihaz sahipleri olduÄŸu için herhangi bir tereddüt taşımaları gerekmiyor.

    Klonlama nedir?

    Bilgi Teknolojileri ve İletiÅŸim Kurumu’nun yaptığı tanıma göre klonlanan telefon; elektronik kimlik bilgisi (IMEI numarası) deÄŸiÅŸtirilmiÅŸ ya da kopyalanmış cihaz anlamına geliyor. Beyaz liste ise elektronik haberleÅŸme baÄŸlantısı açık cihazlara ait IMEI numaralarından oluÅŸuyor. Kara liste kaçak, kayıp veya çalıntı cihazlara ait olan ve elektronik kimlik bilgisi deÄŸiÅŸtirilen cihazlara ait IMEI numaralarından oluÅŸuyor. Gri liste ise beyaz ve kara liste dışında kalan ve elektronik haberleÅŸme baÄŸlantısı açık olan cihazların IMEI numaralarından oluÅŸuyor.

    Nano teknoloji vazgeçilmez olacak

    Nano teknolojisi, 10 yıl içerisinde 1 trilyon dolarlık ekonomiyi etkileyecek.

    Çankaya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ziya Güvenç, nano teknolojinin 10 yıl içerisinde 1 trilyon dolarlık ekonomiyi etkileyeceÄŸini belirterek, “Nano teknoloji, her 10 yılda ekonomik deÄŸer olarak yüzde 50 büyüyecek ve günlük yaÅŸam ve savunma sanayisinin vazgeçilmezi olacaktır.” dedi.

    Güvenç, Gaziantep Üniversitesi’nde (GAZÜ) “Nano Bilim, Nano Mühendislik, Nano Teknoloji” adlı konferans gerçekleÅŸtirdi. Nano bilim ve nano teknolojinin günlük hayatta sıkça kullanılan terimler haline geldiÄŸini ifade eden Güvenç, bilimin geliÅŸmesiyle beraber insanların çalışmalarını metrenin alt katları olan milimetre, mikrometre ile sürdürmeye baÅŸladıklarını, bugünlerde ise nanometrenin kullanıldığını söyledi.

    Nano metrenin de yerini yavaş yavaş alt katı olan pikometreye bırakacağını kaydeden Güvenç, nano teknolojinin bütün bilimlere etki yaptığını vurguladı.

    Güvenç, “Bu teknoloji, önümüzdeki 10 yıl içerisinde 1 trilyon dolarlık ekonomiyi etkileyecek ve her 10 yılda ekonomik deÄŸeri yüzde 50 büyüyecek. Günlük yaÅŸam ve savunma sanayisinin vazgeçilmezi olacaktır. ÖrneÄŸin, Osmanlı döneminde matbaanın bulunmasıyla el yazı yazanlar iÅŸsiz kalmıştır. Nano teknolojide tıpkı bu el yazı gibi önümüzdeki 30 yıl içerisinde büyük önem kazanacaktır. Bu teknolojiyi kullanmayan ülkeler ise, yerinde saymaya mahkûmdur.” diye konuÅŸtu.

    Güvenç, şöyle devam etti: “Yapı malzemelerinin, tekstil ürünlerinin, çok fonksiyonlu elektronik ürünlerin, güvenli ve verimli ulaşım araçlarının dayanıklılığını ve daha ekonomik üretilmelerini, günlük yaÅŸamımızda kullandığımız her türlü tüketim malzemelerin geliÅŸtirilmesi ve verimliliklerinin artırılması, israfın önlenmesi gibi yaÅŸamımızın her anını etkileyecektir. Bunun yanı sıra, elektronik, çevre, enerji, saÄŸlık, savunma sanayi gibi alanlarda da etkili olacaktır.”

    BiliÅŸim Kulübü olarak bu konferansı gerçekleÅŸtirmekten büyük memnuniyet duyduklarını ifade eden Kulüp BaÅŸkanı Yrd. Doç. Dr. Yunus Emre Tansu, Prof. Dr. Ziya B. Güvenç’in “Yılın Rektörü” seçildiÄŸini ve bugün ödül töreni olmasına raÄŸmen konferansa katılmasından dolayı büyük mutluluk duyduÄŸunu ifade etti.

    Konferans sonunda GAZÜ Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mehmet Özaslan tarafından Güvenç’e hediye takdim edildi.

    İki teknoloji devi evleniyor

    Uzaya gidecek prenses!

    Uzaya turist seferi çok yakında başlıyor. Bakın kimler şimdiden bilet aldı?

    Uzaya ticari sefer yapacak aracı taşıyacak özel tasarlanmış uçağın deneme uçuÅŸu baÅŸarıyla tamamlandı.  Atris Victoria Principal, fizikçi Stephen Hawking ve Hollanda Prensesi Beatrice ÅŸimdiden biletin kaporasını yatırdı bile…

    Maceracı İngiliz iÅŸadamı Charles Bronson’ın sahibi olduÄŸu Virgin Galactic ÅŸirketine ait ”WhiteKnightTwo” (Beyaz Şövalye 2) adlı iki gövdeli 4 turbofan motorlu uçak, Kaliforniya’daki Mojave Üssü’nden kalktıktan sonra 1 saat süreyle uçtu ve havalandığı yere güvenli bir biçimde indi.

    Yapımı sürmekte olan ”SpaceShipTwo” (Uzay Gemisi 2) adlı uzay aracını taşıyıcak uçağın baÅŸka deneme uçuÅŸlarının da yapılacağı bildirildi.

    Virgin Galactic şirketi, ilerde siparişler de vermek üzere 5 uzay aracı ve 2 taşıyıcı uçak siparişi verdi.

    2 pilot ile 6 biletli yolcu taşıyacak ve bir koltuÄŸun 200 bin dolara satılacağı yolculuklar için ÅŸimdiden aralarında aktris Victoria Principal, fizikçi Stephen Hawking ve Hollanda Prensesi Beatrice’in bulunduÄŸu 200 kadar potansiyel uzay turisti depozit yatırdı.

    XPrize ödüllü ”SpaceShipOne” tasarımı temelinde geliÅŸtirilen ”SpaceShipTwo” adlı yaklaşık 20 metre uzunluÄŸundaki uzay aracıyla yapılacak uçuÅŸlar 2 saat sürecek ve yolculara yaklaşık 5 dakika yerçekimsiz ortamda bulunma olanağı saÄŸlanacak.

    ”WhiteKnightTwo” ile Concorde’un sefer yüksekliÄŸi olan 50 bin feet’e çıktıktan sonra ana gemiden ayrılarak motorlarını ateÅŸleyecek uzay aracı, 110 kilometre yüksekliÄŸe ulaÅŸabilecek.

    Mısır`da 4300 yıllık mezar

    Biyonik `seks çipi` yapıldı

    Bilim insanları, inanılmaz bir icat ile gündemdeler. Beyindeki haz merkezini kontrol eden seks çipi yapıldı.

    İNTERNETHABER

    Beyindeki haz merkezini uyararak rahatlama saÄŸlayan ’seks çip’i yaratıldı.

    Beynin derinindeki bazı bölümlere küçük ÅŸok dalgaları göndererek çalışan bu elektronik sistem, Amerika’da Parkinson hastalarının tedavisinde de kullanılıyor.

    Oxford Üniversitesi’nde görev yapan bilim adamlarından Morten Kringelbach önderliÄŸinde yürütülen bu çalışma için, doktor “haz yitimi problemi yaÅŸayan kadın ve erkekler de uyarı ve tatmin amaçlı kullanılacak bu sistemin olumlu sonuçlar doÄŸuracağı kanısındayız” dedi.

    Bilim insanları ÅŸimdi özellikle yemek yemek ve seks yapmakla ilgili olan orbitofrontal korteksler üzerinde odaklanıyorlar. İnsanın en ilkel ve en geliÅŸmiÅŸ iki dürtüsü olan karnını doyurmak ve cinsel haz yaÅŸamak ihtiyaçları açısından çok önemli bir geliÅŸme olduÄŸunu vurgulayan Profesör Tipu Aziz, ‘bu çipin çalıştığına dair kanıtlarımız da var’ dedi.

    “Bundan bir kaç yıl önce, cinsel arzularını neredeyse tamamen yitirmiÅŸ bir kadının beynine bu çiplerden yerleÅŸtirildi. Kadın, çok da uzun olmayan bir sürenin ardından, cinsel çekiciliÄŸini yeniden kazandı.” diyen Prof. Aziz, bu çipi beyne yerleÅŸtirmenin zorlayıcı olduÄŸunu ve sürecin geliÅŸim evresinin on yıla kadar yayılabileceÄŸini de ekledi.

    Dr Stuart Meloy tarafından bundan bir kaç yıl önce Amerika’da geliÅŸtirilen bir sistem, kiÅŸide cinsel istekler yaratmaya yardımcı oluyordu. Ama bu sistem öncekinden farklı olarak, beyindeki haz merkezini uyararak rahatlamayı da saÄŸlıyor.

    Profesör Tipu Aziz, beyindeki dalgalar ve merkezler üzerinde uyarıcı olarak bu tür elektronik sistemlerin, gelecekte birçok hastalığın tedavisinde kullanılmasını umut ediyor ve bu gerçekleşirse, şu anda korkulan hastalıkların basit bir yöntemle üstesinden gelinebilir diye ekliyor.

    Binlerce cep çöpe gidecek!

    Polis, milyarlarca lira değerinde bir arşivi, çöpe attı! Bu arşiv aynı zamanda o numaraya ait cepleri de yakacak!

    İstanbul Mali Şube Müdürlüğü kaçak cep telefonu sattığı ileri sürülen bir şebekeye yaptığı operasyonda 9 bin 500 kaçak ve sahte cep telefonu ile aparatlarının ele geçirdi.

    Åžebekenin İMEİ arÅŸivi de ele geçirildi. 100 binin üzerinde İMEİ numarası bulunurken bu numaraların kopyalandığı kaçak ve sahte cep telefonları da iptal edilecek. Polis, Telekomünikasyon Kurumu’na ele geçirdiÄŸi İMEİ numaralarını gönderecek, kurum da bu numaraların klonlandığı cep telefonlarını kapatacak.

    Mali polis, kopya İMEİ numarası yükleyerek piyasaya kaçak ve sahte cep telefonu sürdüğü ileri sürülen bir şebekeyi takibe aldı. Yaklaşık 1 yıl süren takibin ardından polis operasyon düğmesine bastı. 10 ilde eş zamanlı yapılan baskınlarla 55 şüpheli gözaltına alınırken ev işeri aramalarında da yaklaşık 9 bin 500 cep telefonu ele geçirildi.

    ÖRGÜT YÖNETİCİSİ ÖZEL HASTANE ORTAĞI

    Polis ÅŸebekenin çalışma sistemini ve organizasyon ÅŸemasını da deÅŸifre etti. Polisin tespitlerine göre örgüt lideri Selahattin G. ve M.K. Fatih’te bulunan özel bir göz hastanesinin ortağı Burak Telli’nin de örgütün dağıtım ÅŸebekesinin başında olduÄŸu belirlendi. Telli’nin 2 kez cebren ırza geçme suçlamasıyla kaydı bulunduÄŸu da öğrenildi. Åžebeke lideri Selahattin G.’nin Çin yada Hong Kong’da kaçak cep telefonlarını ve Çin’de bazı üretim atölyelerinden de sahte cep telefonları temin ettiÄŸi belirlendi. Gündüz’ün Türkiye’den aldığı sipariÅŸ cep telefonlarını Türkiye’ye gönderdiÄŸi, toptancıların da bu cep teflonlarına kopya İMEİ numaralarını yükledikten sonra kuryeler aracılığıyla perakendecilere sattığı belirlendi.

    İMEİ ARŞİVİ ELE GEÇİRİLDİ

    AraÅŸtırmalarını derinleÅŸtiren polis el konulan bilgisayarlarda yaptığı aramalarda da 100 binlerce İMEİ numarası ele geçirdi. Åžebekenin bu İMEİ numaralarını kaçak ve sahte cep telefonlarına yüklemek için depoladıkları ortaya çıktı. Polis 100 binin üzerinde İMEİ numarasını Telekomünikasyon Kurumu’na bildirecek. Kurumda bu İMEİ numaralarının yüklü bulunduÄŸu cep telefonlarının iletiÅŸimini kesecek. Bu sürecin 1 ayı bulacağı ön görülüyor.

    İMEİ NASIL ELE GEÇİRİLİYOR

    Yetkililer İMEİ numaralarının ikinci el satılan cep telefonlarından taklit edilerek piyasa değeri yüksek kaçak telefonlara yüklendiği belirtti. Polis yetkilileri, IMEI numaraların 1 defadan fazla olamayacağını açıkladı.

    İNTERNETTE İMEİ TİCARETİ YAPILIYOR

    Yetkililer bu İMEİ numaralarına internette bazı sitelerden de illegal olarak ulaşılabileceğini belirtiyor. Bazı sitelerde çalıntı banka hesap bilgileri gibi İMEİ numaralarının da toplu olarak satıldığı öğrenildi.

    İstanbul’daki 41 ile diÄŸer illerde yakalanan 14 şüpheli adliye